1. Haberler
  2. Anket
  3. Washington Post | ABD ara seçimlerinde bilinmesi gerekenler: Kim önde, hangi eyaletler kritik ve Trump’ı ne bekliyor?

Washington Post | ABD ara seçimlerinde bilinmesi gerekenler: Kim önde, hangi eyaletler kritik ve Trump’ı ne bekliyor?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

ABD ara seçimlerinde hangi parti üstün çıkarsa çıksın, sonuçlar yalnızca Kongre’deki sandalye dağılımını değil, Trump’ın başkanlığının kalan iki yılını ve ABD siyasetinin 2028’e kadar izleyeceği yolu da etkileyecek

ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimlere iki haftadan az süre kaldı.

Cumhuriyetçiler Kongre’deki çoğunluklarını korumaya çalışırken Demokratlar, Trump yönetiminin ekonomi ve göç politikalarına yönelik memnuniyetsizliği sandığa taşımayı hedefliyor. Kamuoyu araştırmaları Demokratların önde olduğunu gösteriyor.

Peki seçmenler hangi konulara öncelik veriyor, kritik yarışlar nerelerde yaşanıyor ve sonuçlar Trump’ın başkanlığını nasıl etkileyebilir?

ABD’de milyonlarca seçmen, 3 Kasım’da Kongre’nin yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gidecek. Başkan Donald Trump’ın ikinci döneminin ortasında düzenlenen seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı, Senato’daki 35 sandalye ve 36 eyaletin valiliği için oy kullanılacak.

Trump’ın adı oy pusulasında yer almayacak. Ancak seçimlerin sonucu, görev süresinin kalan iki yılında politikalarını ne ölçüde hayata geçirebileceği üzerinde belirleyici olacak. Cumhuriyetçiler Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu elinde bulunduruyor. Demokratlar ise özellikle hayat pahalılığı, göç politikaları ve İran savaşı nedeniyle Trump yönetimine yönelik artan hoşnutsuzluğun kendilerine avantaj sağlayabileceğini düşünüyor.

Seçimler aynı zamanda yüksek kampanya harcamalarıyla dikkat çekiyor. Reuters’ın aktardığı verilere göre siyasi reklamlara 12 Ekim itibarıyla 3,8 milyar dolar harcandı. Milyarder Elon Musk’ın Cumhuriyetçilere destek için yaptığı harcamalar ise yaklaşık 366 milyon dolara ulaştı. Son ara seçimlerin düzenlendiği 2022’ye benzer bir katılım gerçekleşmesi halinde bu yıl da 100 milyondan fazla Amerikalının oy kullanması bekleniyor.

Ara seçimler neden önemli?

ABD’de başkanlık seçimleri dört yılda bir, Kongre seçimleri ise iki yılda bir yapılıyor. Başkanın görev süresinin ortasında düzenlenen Kongre seçimlerine ara seçim adı veriliyor.

Kongre iki kanattan oluşuyor: Temsilciler Meclisi ve Senato. Yasa tekliflerinin kabul edilmesi, federal bütçe ve hükümet harcamalarının belirlenmesi, üst düzey atamaların onaylanması gibi önemli yetkiler bu iki kanat arasında paylaşılıyor.

Cumhuriyetçiler halen Temsilciler Meclisi’nde 218, Demokratlar ise 214 sandalyeye sahip. İki sandalye boş bulunurken bir bağımsız üye Cumhuriyetçilerle birlikte hareket ediyor.

Senato’da ise Cumhuriyetçilerin 53’e karşı 47 üstünlüğü var. Demokratların Senato’nun kontrolünü ele geçirmesi için net dört sandalye kazanması gerekiyor. Çünkü Senato’da 50-50 eşitlik oluşması halinde belirleyici oyu Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı JD Vance kullanabilecek.

Dolayısıyla birkaç seçim bölgesindeki sonuç bile Washington’daki güç dengesini değiştirebilir. Demokratların Kongre’nin en az bir kanadında çoğunluğu elde etmesi, Trump yönetiminin bazı yasa tekliflerini geçirmesini zorlaştırabilir.

Reklam Alanı

Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması ise Beyaz Saray’ın mevcut yasama programını sürdürmesini kolaylaştırabilir.

Seçmenlerin en önemli gündemi ne?

Ekonomi, seçim kampanyasının başlıca gündem maddesi olmaya devam ediyor. Trump, ülke genelinde düzenlediği mitinglerde düşük işsizlik oranını, yoksulluktaki azalmayı ve borsadaki yükselişi ekonomik başarısının göstergeleri olarak sunuyor.

Ancak birçok seçmen açısından ekonominin durumu, günlük yaşamda karşılaşılan fiyatlarla ölçülüyor.

Özellikle benzin, gıda, konut ve sağlık harcamalarındaki artış dikkat çekiyor. Reuters’ın 24 Ekim tarihli haberine göre ABD’de benzinin ortalama galon fiyatı 4,27 dolara yükseldi. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 40’lık artış anlamına geliyor.

Şubatta ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın enerji fiyatlarına etkisi de ekonomik tartışmaların merkezinde. Trump, savaş sona erdiğinde benzin fiyatlarının düşeceğini söylüyor.

Demokratlar ise İran savaşının yanı sıra yönetimin uyguladığı gümrük vergilerinin de tüketicilerin maliyetlerini artırdığını savunuyor.

10-12 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen Economist/YouGov araştırmasında Amerikalıların yüzde 48’i, on yıl öncesine kıyasla gelecek hakkında daha kötümser olduğunu belirtti. Yüzde 70’i ülkedeki gelişmelerin kontrol dışında olduğunu, yüzde 66’sı ise ülkenin yanlış yönde ilerlediğini düşündüğünü söyledi. Aynı dönemde yapılan bir başka Economist/YouGov araştırmasında katılımcıların yüzde 49’u ekonominin durumunu kötü olarak tanımladı. Bu oran Temmuz 2022’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

Ekonominin yanı sıra göç politikaları, sağlık hizmetleri, vergiler ve yapay zekanın düzenlenmesi de seçimlerin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Cumhuriyetçiler Trump’ın sınır güvenliğini artırmasını ve düzensiz göçle mücadele adımlarını öne çıkarırken Demokratlar, özellikle Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) uygulamalarını eleştiriyor.

Anketler ne söylüyor?

Seçime kısa süre kala yayımlanan kamuoyu araştırmaları, Trump’ın onay oranının düştüğünü ve Demokratların Kongre seçimlerinde ulusal düzeyde önde bulunduğunu gösteriyor.

Washington Post-ABC News-Ipsos‘un 9-13 Ekim tarihlerinde 2 bin 545 yetişkinle gerçekleştirdiği araştırmada Trump’ın görev performansını onaylayanların oranı yüzde 33, onaylamayanların oranı ise yüzde 66 olarak ölçüldü. Bu, Trump’ın iki başkanlık dönemi boyunca kaydedilen en düşük onay oranlarından biri oldu.
Aynı ankette oy kullanması muhtemel seçmenlerin yüzde 52’si Demokrat, yüzde 44’ü Cumhuriyetçi adayları destekleyeceğini belirtti.

Economist/YouGov’un 10-12 Ekim araştırmasında ise Temsilciler Meclisi seçimlerinde Demokratlar yüzde 46, Cumhuriyetçiler yüzde 39 destek aldı. Senato seçimlerinde Demokratların oy oranı yüzde 45, Cumhuriyetçilerin yüzde 40 olarak ölçüldü.

Ancak anketler arasındaki farklılıklar ve son haftalardaki değişimler de dikkat çekiyor. Economist/YouGov’un 19-20 Ekim araştırmasında Demokratların kayıtlı seçmenler arasındaki avantajı beş puana geriledi. Oy kullanması muhtemel seçmenler arasında ise Demokratların üstünlüğü kullanılan hesaplama yöntemine göre yedi ila dokuz puan arasında değişti.

YouGov araştırmacıları, bu değişimin Cumhuriyetçilerin kesin olarak güçlendiği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Haftalık anketlerde benzer dalgalanmalar yaşanabiliyor.

Bir başka önemli unsur da seçime katılım isteği. Demokrat seçmenler son aylarda oy kullanma konusunda Cumhuriyetçilerden daha istekli görünüyordu. Ancak ekim ayındaki araştırmalar, Cumhuriyetçilerin de sandığa gitme eğiliminde artış olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle ulusal anketlerdeki üstünlük, Demokratların Kongre’de çoğunluğu elde edeceği anlamına gelmiyor. ABD’de seçimlerin sonuçları ülke genelindeki toplam oy oranına göre değil, eyaletlerde ve seçim bölgelerinde kazanılan sandalyelere göre belirleniyor.

Trump neden Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde miting yapıyor?

Trump, seçim kampanyasının son haftalarında Teksas, Kansas, Ohio, Iowa ve Güney Carolina gibi geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde mitingler düzenliyor.

Bu eyaletlerin bazıları geçmiş seçimlerde Cumhuriyetçiler açısından görece rahat yarışlara sahne olmuştu. Ancak bu yıl çeşitli kamuoyu araştırmaları, Demokrat adayların bazı bölgelerde Cumhuriyetçilerle yakın oranlarda destek aldığını gösteriyor.

Örneğin Teksas’ta Cumhuriyetçi Ken Paxton ile Demokrat James Talarico arasındaki Senato yarışı yakından izleniyor. Ohio’da Cumhuriyetçi Jon Husted, eski Demokrat Senatör Sherrod Brown ile karşı karşıya. Kansas’ta ise Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall’ın rakibi Adam Hamilton. Kansas seçmenleri 1932’den bu yana Senato’ya Demokrat bir aday göndermedi.

Iowa’da Cumhuriyetçi Ashley Hinson ile Demokrat Josh Turek arasındaki yarış da dikkat çekiyor. Maine, Kuzey Carolina, Alaska, Michigan ve Georgia ise Senato’daki çoğunluk mücadelesi açısından önemli eyaletler arasında bulunuyor.

Trump’ın bu eyaletlerdeki mitingleri, kendi seçmenlerinin Cumhuriyetçi Kongre adaylarını desteklemesini sağlamayı amaçlıyor. Ancak seçimlerde yalnızca Trump’a duyulan destek değil, adayların yerel düzeydeki performansları ve seçmenlerin eyaletlere özgü sorunları da etkili olacak.

Trump’ın seçim kampanyasında hangi söylemler öne çıkıyor?

Trump, yaklaşık 90 dakika süren mitinglerinde ekonomik politikalarını savunuyor, Demokratları eleştiriyor ve kendisine yönelik desteğin büyüklüğüne dikkat çekiyor. Konuşmalarında sık sık mitinglerine katılan kalabalıklarla övünüyor. Reuters ise bazı mitinglerin tamamen dolduğunu, bazılarında ise boş koltukların bulunduğunu aktarıyor.

Son haftalarda Trump’ın gündeme taşıdığı konulardan biri de Fransa’daki protestolar oldu. Fransa’da öğrencilerin eğitim koşullarına ve hayat pahalılığına yönelik tepkileriyle başlayan gösteriler ülke geneline yayılmış, bazı kentlerde polisle protestocular arasında çatışmalar yaşanmıştı. Trump, bu olayları göçmenler ve Müslümanlarla ilişkilendirerek Demokratların kazanması halinde ABD’de de benzer gelişmeler yaşanabileceğini iddia etti.

Ancak Amerikalı seçmenlerin öncelikleri birbirinden farklı. Bazıları için ekonomi en önemli mesele olurken bazıları göç politikalarını, sağlık hizmetlerini veya dış politikayı öncelikli görüyor. Bu durum, iki partinin de farklı seçmen gruplarına ulaşmasını önemli hale getiriyor.

Temsilciler Meclisi: Hangi adaylar öne çıkıyor?

Temsilciler Meclisi’nde bütün 435 sandalye için seçim yapılacak. Ancak çoğunluk mücadelesi, özellikle iki parti arasında el değiştirme ihtimali bulunan sınırlı sayıdaki seçim bölgesinde yoğunlaşıyor.

New York’un 17. seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Mike Lawler, Demokrat Cait Conley’e karşı koltuğunu korumaya çalışıyor. Lawler kendisini iki partiyle de çalışabilen ılımlı bir siyasetçi olarak konumlandırırken Conley, eski bir asker ve ulusal güvenlik uzmanı. Bölgenin 2024 başkanlık seçiminde Kamala Harris’i desteklemiş olması, buradaki yarışı önemli kılıyor.

Nebraska’nın 2. seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Don Bacon’ın yeniden aday olmamasıyla açılan koltuk için Brinker Harding ile Demokrat Denise Powell karşı karşıya. Omaha kentini de kapsayan bölge, son beş başkanlık seçiminin üçünde Demokrat adayı destekledi. Bu nedenle iki parti de burada yürütülen kampanyaya önem veriyor.

Pensilvanya’nın 8. seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Rob Bresnahan’ın rakibi Demokrat Scranton Belediye Başkanı Paige Cognetti. Bresnahan, 2024’te Demokrat Matt Cartwright’ı iki puandan az farkla yenerek Kongre’ye girmişti. Eyaletin 10. seçim bölgesinde ise Cumhuriyetçi Scott Perry ile eski televizyon sunucusu Demokrat Janelle Stelson yeniden karşı karşıya geliyor. İki aday arasındaki 2024 yarışını Perry yaklaşık 5 bin oy farkla kazanmıştı.

Iowa’nın 1. seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Mariannette Miller-Meeks, Demokrat Christina Bohannan ile üçüncü kez yarışıyor. Miller-Meeks’in 2024’te çok az farkla kazandığı bölgede tarım maliyetleri ve Trump’ın gümrük vergileri seçim tartışmalarının merkezinde bulunuyor.

New Jersey’nin 7. seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Tom Kean Jr., Demokrat Rebecca Bennett ile karşı karşıya gelirken Virginia’nın 2. seçim bölgesinde Cumhuriyetçi Jen Kiggans, daha önce aynı bölgeyi temsil eden Demokrat Elaine Luria ile yarışıyor. Washington eyaletinde ise Demokrat Marie Gluesenkamp Perez, Cumhuriyetçi John Braun’a karşı koltuğunu korumaya çalışıyor.

Temsilciler Meclisi yarışlarını bu yıl farklılaştıran unsurlardan biri de seçim bölgelerinin sınırlarının yeniden çizilmesi. Özellikle Teksas, Ohio, Florida ve Kaliforniya’daki değişiklikler, bazı bölgelerin siyasi yapısını etkiledi. Bu nedenle ülke genelinde bir partinin daha fazla oy alması, Temsilciler Meclisi’nde mutlaka çoğunluğu sağlayacağı anlamına gelmiyor.

Demokratlar Kongre’yi kazanırsa ne değişecek?

Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması halinde parti lideri Hakeem Jeffries’in Meclis Başkanı olması gündeme gelecek. Jeffries, göreve gelmesi durumunda sağlık hizmetleri, gıda, konut ve enerji maliyetlerinin düşürülmesine öncelik vereceklerini açıkladı.

Demokratların kontrolündeki bir Temsilciler Meclisi, Trump yönetiminin faaliyetlerine ilişkin yeni soruşturmalar da başlatabilir. Göçmenlik politikaları, hükümet harcamaları, yolsuzluk iddiaları ve Beyaz Saray’ın bazı uygulamaları Kongre komisyonlarının incelemesine konu olabilir.

Ancak Demokratların yalnızca Temsilciler Meclisi’ni kazanması, kendi yasa tekliflerini kolayca kabul ettirebilecekleri anlamına gelmiyor.

Cumhuriyetçilerin Senato’daki çoğunluğu koruması durumunda yasama sürecinde iki parti arasında uzlaşma gerekecek.

Demokratların Senato’yu da kazanması halinde Trump’ın üst düzey yargı ve yönetim kadrolarına yapacağı atamalarda daha fazla engelle karşılaşması mümkün. Bununla birlikte Trump, başkanlık vetosu ve yürütme yetkilerini kullanmayı sürdürebilecek.

Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki kanadında çoğunluğu koruması halinde ise Trump’ın vergi indirimleri, savunma harcamalarının artırılması ve sosyal yardım programlarına yönelik düzenlemeleri için Kongre’den destek alması daha kolay olabilir.

Geçmiş ara seçimlerde neler yaşandı?

ABD’de ara seçimler genellikle görevdeki başkanın partisi için zor geçiyor.

Seçmenler, başkanlık seçimlerinde destekledikleri partinin politikalarını iki yıl sonra yeniden değerlendirme fırsatı buluyor.

Barack Obama’nın başkanlığı sırasında düzenlenen 2010 ara seçimlerinde Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’nde 63 sandalye kazanarak çoğunluğu Demokratlardan aldı. Demokratlar ise Senato’daki çoğunluklarını korudu.

Trump’ın ilk başkanlık dönemindeki 2018 ara seçimlerinde bu kez Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde net 40 sandalye kazanarak kontrolü ele geçirdi. Cumhuriyetçiler ise Senato’da iki sandalye artırdı.

Seçim bölgelerinin sınırlarında yapılan değişiklikler, adayların yerel desteği ve sandığa katılım oranı 2026 seçimlerinin sonucunu etkileyebilecek diğer unsurlar arasında.

Sonuçlar 2028 başkanlık seçimlerini de etkileyecek mi?

Trump’ın 3 Kasım’da seçilmek için yarışmamasına rağmen seçim sonuçları, ikinci döneminin siyasi açıdan önemli bir değerlendirmesi olacak.

Demokratların Kongre’nin en az bir kanadında çoğunluğu kazanması, Trump’ın iç politika programını uygulamasını zorlaştırabilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması ise başkanın Kongre’deki desteğinin devamını sağlayabilir.

Bununla birlikte dış politikada farklı bir tablo ortaya çıkabilir. Başkanın yürütme yetkileri nedeniyle Kongre’deki çoğunluğun değişmesi, İran ve Ukrayna gibi konularda Trump’ın karar alma gücünü aynı ölçüde sınırlamayabilir.

Seçimler aynı zamanda 2028’de yapılacak başkanlık yarışının da ilk önemli göstergelerinden biri olacak. ABD Anayasası gereği üçüncü kez başkan seçilemeyecek olan Trump’ın ardından Cumhuriyetçi Parti’nin hangi siyasi çizgiyi sürdüreceği, ara seçimlerin sonuçlarına bağlı olarak daha fazla tartışılabilir.

Demokratlar açısından ise 3 Kasım, farklı toplumsal kesimlerin desteğini kazanabilecek bir siyasi program oluşturup oluşturamadıklarının sınanacağı bir seçim olacak.

Seçimlerden hangi parti üstün çıkarsa çıksın, sonuçlar yalnızca Kongre’deki sandalye dağılımını değil, Trump’ın başkanlığının kalan iki yılını ve ABD siyasetinin 2028’e kadar izleyeceği yolu da etkileyecek.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.