Yeni bir araştırma, Akdeniz ve ketojenik diyetin birleşiminin beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu beslenme biçiminin Alzheimer riskini azaltabilecek potansiyele sahip olabileceğini bildirdi.
Wake Forest Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, özel bir diyetin Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etki gösterebileceğine ilişkin umut verici bulgular elde etti. Alzheimer, çoğunlukla hafıza ve düşünme becerilerini etkileyen bir hastalık olarak biliniyor.
Alzheimer, zaman zaman anahtarları kaybetmek veya isimleri unutmak gibi basit unutkanlıkların ötesinde, hafıza ve bilişsel işlevleri giderek bozarak günlük yaşamı zorlaştıran ilerleyici bir rahatsızlık. Alzheimer Derneği’nin verilerine göre, ABD’de şu anda 6,5 milyondan fazla kişi bu hastalıkla yaşıyor.
Knowridge‘in haberine göre; dikkat çeken yaklaşımlardan biri, “ketojenik” ya da “keto” olarak bilinen diyet. Bu beslenme biçimi yüksek yağ, orta düzeyde protein ve çok düşük karbonhidrat içeriyor. Karbonhidrat alımı kısıtlandığında vücut, enerji kaynağı olarak yağdan üretilen ketonları kullanmaya başlıyor.
Söz konusu araştırmada, ketojenik diyet Akdeniz diyeti unsurlarıyla birleştirildi. Bu hibrit yaklaşım; meyve, sebze, balık ve zeytinyağı gibi gıdaları vurguluyor.
Beyin sağlığı açısından etkili
Araştırma kapsamında 20 yetişkin çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların bir kısmında Alzheimer tanısı olmadan hafif hafıza sorunları bulunurken, diğerleri bilişsel açıdan sağlıklıydı. Katılımcılar iki gruba ayrıldı.
Bir grup Akdeniz tarzı ketojenik diyet uygularken, diğer grup düşük yağlı ve yüksek karbonhidratlı bir diyet izledi. Her diyet altı hafta boyunca uygulandı ve arada bir “yıkama dönemi” verildi.
Ardından katılımcılar diğer diyete geçti.
Araştırmacılar, diyetin beyin sağlığını nasıl etkileyebileceğini incelemek amacıyla katılımcılardan alınan dışkı örnekleri üzerinden bağırsak bakterilerindeki değişimleri analiz etti.
Sonuçlara göre, Akdeniz tarzı ketojenik diyet, hafıza sorunu yaşayan katılımcıların bağırsak bakterilerinde değişimlere yol açtı. Bu değişimlerin beyin sağlığı açısından etkili olabileceği belirtildi.
Örneğin, bu diyeti uygulayan katılımcılarda, beyin sinyalleşmesinde rol oynayan gama-aminobütirik asit üreten bağırsak bakterilerinin seviyeleri azaldı. Düşük GABA aktivitesi Alzheimer hastalığıyla ilişkilendiriliyor. Aynı zamanda diyetin, GABA dengesini düzenleyen bakterilerin artmasına katkı sağladığı gözlemlendi.
Araştırma ayrıca, katılımcılar zerdeçalın etken maddesi olan kurkumin tükettiklerinde, safra asidi metabolizmasında görevli bakterilerin azaldığını gösterdi. Safra asitleri, vücudun yağ sindirimine yardımcı olan maddeler arasında yer alıyor.
Genel bulgular, Akdeniz tarzı ketojenik diyetin ve kurkumin gibi bazı besin bileşiklerinin bağırsak bakterilerini, beyin sağlığını destekleyecek şekilde etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Ancak araştırmacılar, bu etkilerin doğrulanması için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Wake Forest Üniversitesi’ndeki uzmanlar, bu bulguların Alzheimer’ın önlenmesi veya tedavisinde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. Ekip, diyet, bağırsak mikrobiyotası ve beyin fonksiyonu arasındaki karmaşık ilişkiyi incelemeyi sürdürecek.
Uzmanlara göre, sağlıklı bir beslenme düzeni, bilişsel sağlığın korunmasında önemli bir unsur olabilir. Diğer araştırmalar, yüksek tansiyon ve B12 vitamini eksikliğinin bilişsel gerileme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Ayrıca kızılcık gibi bazı besinlerin ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının Alzheimer hastalığına karşı koruyucu etkileri olabileceği belirtiliyor.

