1. Haberler
  2. Dünya
  3. YouTube | ABD Büyükelçisi Barrack: İsrail Türkleri kışkırtıyor, hatırlarsanız Rus uçağını vurmuşlardı

YouTube | ABD Büyükelçisi Barrack: İsrail Türkleri kışkırtıyor, hatırlarsanız Rus uçağını vurmuşlardı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye sınırında yaşanan Türkiye-İsrail gerilimine ilişkin konuştu. Barrack “Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyun” ifadesini kullandı

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Mario Nawfal’a bir röportaj verdi. Nawfal, yaptığı canlı yayınlar, röportajlar ve küresel gündemi ele alan tartışma programlarıyla tanınıyor ve X’de 3 milyonun üzerinde takipçisi olan bir isim.

Barrack söz konusu röportajında geride kalan günlerde başlayan Suriye üzerinden yaşanan Türkiye-İsrail gerilimine değindi.
Barrack’ın açıklamaları şöyle:

“Size öne sürülen teorileri sunayım. Birincisi, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Hatırlarsanız, Türkler benzer şartlar altında bir Rus savaş uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyun.

Ciddi ve endişe verici olan kısım buydu. Çünkü Türklerin istihbarat teşkilatlarının, üst düzey yönetimlerinin, dışişleri bakanlarının, cumhurbaşkanlarının, istihbarat başkanının, hepsinin itidale odaklandığını biliyorum.

Gerçekten öyle. Bu bir gerçek. Saldırgan değiller.

İsrail’e saldırmakla, hatta herhangi bir i kinetik veya düşmanca ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar. Bu bölge için iyi değil. Kendileri için de iyi değil.

Herkes bir yerlerde bir çıkış yolu arıyor. Türkiye’nin zihnindeki çıkış yolu, İran’dan ziyade Filistin meselelerinin çözülmesidir. Türk halkı ve İslam coğrafyası için asıl mesele budur.

Yani bir teori, Türkleri sadece kışkırttıkları yönünde. bunun çok agresif ama belki de seçim öncesinde iyi karşılanan bir konsept olduğu düşünülüyor. Birinci teori bu.”

‘İsrail’in elinde istihbaratlar vardı’

İsrail’in elinde bazı istihbaratlar vardı. Üç şeyden birinin gerçekleştiğine dair bazı istihbaratlar. Bunlardan biri, sahada Türk askeri veya askeri unsurlarının bulunmasıydı. Durumun böyle olmadığını biliyoruz.

Konu muhtemelen altı gün önce bize ulaştı; ‘Bu sahaya bir Türk intikali olabileceğine dair bazı istihbaratlar var ve bu durumdan son derece endişe duyarız’ deniliyordu.
Hepimiz gerekli incelemeleri (ödevimizi) yaptık. Kendi istihbarat teşkilatlarımıza geri döndük. Aldığımız yanıtlar, ‘Hayır, böyle bir şey yaşanmıyor’ şeklinde oldu.

“Türk ordusu güçlüdür, cesurdur, çok iyi donanımlıdır ve ne yaptığını bilir.
Bu durum Üçüncü Dünya Savaşı’na yol açabilir mi? İkinci Dünya Savaşı’na bakarsanız, kasıtsız tek bir eylemin bile Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatabileceğini düşünürsünüz.

Reklam Alanı

Bizim inancımız, bu tür şeyleri yapmaya yönelik hiçbir niyetin bulunmadığı yönündedir.

Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, ‘Suriye’yi neden doğrudan almadınız? Onlara yardım etmekte bu kadar kilit bir rol oynamışken neden doğrudan kontrolünüze geçirmediniz?’ diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şu yanıtı verdi: ‘Çünkü bunu istemiyoruz. Suriye’nin, bu son derece zor coğrafyanın tam ortasında koruyucu bir örtü ve bağımsız, egemen bir ülke olarak kalmasını istiyoruz.’

‘Erdoğan tansiyonu düşürmeye çalışıyor’

Türkiye, herkesi tedirgin eden ama kendisi için harika olan yeni ve güçlü bir döneme giriyor.

Bilirsiniz; sekiz komşu ülkesi, dört tarafında denizleri olan, bir yanında Orta Asya, diğer yanında Hazar ve Akdeniz bulunan, Arap olmayan ancak gerçekten iş birliği yapılabilir, sıcak ve sevecen bir İslam ülkesi olarak bir merkez konumundalar. Bu coğrafi konumları ve duruşları sebebiyle tehditkâr algılanıyorlar.

Bu nedenle sağduyunun hakim olacağını umuyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iş çıkarıyor.

Bu arada, güç boşluğu devam ettikçe DEAŞ kendisini yeniden toparlamak için büyük bir baskı kurduğundan; Türkiye, İsrail ve Suriye arasında her akşam DEAŞ teröristlerini avlamak için yürütülen bir koordinasyon mekanizması bulunuyor.

2000’lerin başında İsrail ile Türkiye arasında bir balayı dönemi yaşanmıştı. Zamanda ileri sardığımızda, benim inancım ve umudum bu dönemin yeniden yaşanacağı yönündedir.

Bu ülkelerin üst düzey liderlerinin söylemlerinde duyduğunuz şeyler; herkesin içinde bulunduğu siyasi kampanya süreçlerinde yürütmek zorunda oldukları söylemlerden ibarettir.

‘Tüm hayatım film şeridi gibi geçti’

Başbakan Netanyahu Ekim ayına doğru ilerliyor ve kendi seçmen kitlesinin ne istediğini biliyor.

Türk ordusu son derece iyi. Çok güçlü, aynı şekilde istihbaratları da böyledir.
Bu yüzden jetlerin sınıra doğru geldiğini gördüklerinde ve bunun amacını, yönünü ya da niyetini bilmediklerinde, ‘Kendi uçaklarımızı havalandırmak zorunda kalacağız’ demeye başlarlar.
Çok şükür ki tam o anda sağduyu galip geldi ve bu krizi çözdük.

O an, çoğumuzun gözünün önünden tüm hayatının film şeridi gibi geçtiği ve ‘Dostum, bunun daha iyi bir yolu olmalı’ dediğim anlardan biriydi.”

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.