Fransa’da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aşırı sağcı Marine Le Pen ile sol görüşlü Jean-Luc Melenchon’un NATO’ya yönelik eleştirileri ittifak içinde ciddi endişeye yol açıyor. Her iki tarafın da NATO’ya bakış açıları olumsuz
NATO, gelecek yıl Fransa’nın yeni cumhurbaşkanının ittifak içinde büyük bir gerilim yapabileceği ihtimaline hazırlanıyor.
Politico‘nun haberine göre NATO, Washington’ın Avrupa’nın savunmasına yönelik bağlılığı konusunda artan şüphelerle mücadele ederken ve Rusya’nın olası bir saldırısına karşı yeniden silahlanırken, Fransa’da yapılan son kamuoyu yoklamaları gelecek yılki seçimlerde seçmenlerin yaklaşık yarısının NATO’ya itirazları bulunan sertlik yanlısı adayları desteklediğini gösteriyor.
Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin lideri Marine Le Pen, Paris’in NATO’nun entegre komuta yapısından çekilmesini isterken, aşırı soldaki Jean-Luc Melenchon ise ittifaktan tamamen ayrılmak istediğini açıkladı.
Fransa’nın çekilmesi NATO’yu sarsabilir
Avrupa Birliği’nin nükleer güce sahip tek ülkesi olan Fransa’nın NATO’dan geri adım atması, ittifak genelinde ciddi yankı uyandırabilir.
Böyle bir adım, Fransa’nın Romanya ve Estonya’daki askeri konuşlandırmalarının geleceğini belirsiz hale getirirken, savaş alanında kullanılan kritik ekipmanlara erişimi sınırlayabilir ve NATO’nun 32 üyesi arasındaki askeri koordinasyonu zayıflatabilir.
Üstelik bunun gerçekleşmesi için zamanlama son derece kötü olabilir. Donald Trump yönetimindeki ABD, Avrupa’daki askeri varlığını azaltmaya başladı. Bu durum, Rusya’nın bu on yıl içinde ittifaka saldırabileceğine ilişkin uyarılar karşısında diğer müttefikleri savunmalarını güçlendirmek için harekete geçmeye zorluyor.
Friends of Europe düşünce kuruluşunda kıdemli savunma uzmanı olan ve eski NATO sözcüsü Jamie Shea, “ABD’nin varlığının azalmasıyla birlikte, özellikle Avrupalıların, elbette Fransa’nın da dahil olduğu şekilde, daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedeflediğimiz bir dönemde, büyük bir Avrupa ülkesinin ittifaktan uzaklaşmasını istemezsiniz.” dedi.
NATO’nun ortak komuta yapısından ayrılmanın sonuçları yalnızca ittifak açısından değil, Paris açısından da sorun yaratabilir.
Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Fransa’nın güçlü bir NATO’nun uzun vadeli faydalarını anladığını ve bunun Fransa’nın NATO yapılarıyla da tam anlamıyla bütünleşmesini gerektirdiğini umuyoruz. Bu nedenle savunma politikasında siyasi çizgilerini güçlü bir konumda tutmalarını umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine henüz sekiz ay bulunması nedeniyle sonuç kesin değil.
Ayrıca adayların seçildikten sonra ittifaka yönelik tutumlarını yumuşatma ihtimali de bulunuyor. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin 2022’de yaptığı gibi, iktidara geldikten sonra NATO’ya yönelik daha ılımlı bir politika benimsemeleri mümkün.
Fransa’nın ittifakla tarihsel olarak sorunlu ilişkisi dikkate alındığında, NATO açısından tehdit ciddi görülüyor.
Adının açıklanmaması koşuluyla konuşan bir NATO diplomatı, “Bu seçimlerden korkuyorum. Fransa’yı kaybetmek korkunç olur.” dedi.
Fransa daha önce de NATO’nun askeri komutasından ayrılmıştı
Eğer Fransa birlikten ayrılırsa söz konusu durum Paris’in NATO’nun entegre komuta yapısından ilk ayrılışı olmayacak.
Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, 1966 yılında daha fazla egemenlik ihtiyacını gerekçe göstererek ülkesinin NATO’nun askeri yapılarındaki katılımına son verdi.
De Gaulle yaklaşık 26 bin askeri NATO yapısından çekti ve NATO’nun merkezini Belçika’ya taşınmaya zorladı. Paris bu kararını ancak eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminde, 2009 yılında geri aldı.
Rasmussen Global siyasi danışmanlık şirketinin CEO’su ve NATO’nun eski politika planlama direktörü Fabrice Pothier’e göre, benzer bir durumun yeniden yaşanması halinde Paris’in ittifakla tüm bağlarını koparması beklenmiyor.
Pothier, yeni ve sertlik yanlısı bir cumhurbaşkanı yönetiminde “süreklilik olacağını düşünmenin aptallık” olacağını söyledi.
Pothier, “Fransızlar hiçbir zaman NATO yanlısı üyelerin en önde gelenleri olmadı.” diyerek konunun popülistler açısından “kolay hedef” haline geldiğini belirtti.
Politico‘nun gördüğü, bu ilkbaharda yapılan ittifak içi kamuoyu araştırmasına göre, Fransız seçmenlerin yaklaşık yüzde 54’ü NATO’da kalma yönünde oy kullanacağını söyledi. Bu oran, NATO’nun 32 üyesi arasında Karadağ’ın ardından en düşük ikinci oran oldu.
Fransa’nın iki turlu cumhurbaşkanlığı seçim sistemi geçmişte seçmenlerin daha ılımlı adaylar etrafında birleşmesini sağlayarak sertlik yanlısı adayların kazanmasını engelledi. Ancak gelecek yıl aynı durumun yaşanacağının garantisi bulunmuyor.
Le Pen ve Melenchon NATO’dan çıkışı savunuyor
Le Pen, mayıs ayının sonunda, “NATO’nun entegre komuta yapısından ayrılmalıyız.” dedi.
Bu açıklama yalnızca seçim kampanyasına yönelik bir söylem de değil. Konuya doğrudan vakıf bir yetkiliye göre Le Pen, bu yılın başlarında üst düzey bir Fransız askeri komutanıyla yaptığı kapalı toplantıda da aynı görüşü dile getirdi. Yetkiliye göre Le Pen ayrıca Fransa’nın uzun vadede Rusya ile yeniden iletişim kurması gerektiğini savundu.
Hükümete yakın bir Fransız milletvekili, “Bugün Ulusal Birlik içinde yeniden güç kazanan kesim Rusya yanlısı kanat.” dedi.
Uzun süredir NATO’yu eleştiren Melenchon, geçen ayın sonunda Fransa’nın dış politika önceliklerinden bazılarını açıkladı. Bu öncelikler arasında, ABD’nin “açıkça düşmanca” tutumu nedeniyle NATO’dan tamamen ayrılmak da yer aldı.
Melenchon, haziran ayında düzenlenen bir konferansta, “NATO üyesi olarak kalmak söz konusu olamaz.” ifadesini kullandı.
Fransa’nın ayrılması ittifakın askeri kapasitesini zayıflatabilir
Fransa’nın bu tehdidi hayata geçirmesi NATO açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Avrupa Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı Marie-Agnes Strack Zimmermann, “Fransa yalnızca ittifakın kurucu üyelerinden biri değil, aynı zamanda bu ittifakın kilit aktörlerinden biri. Bunun en önemli nedenlerinden biri de nükleer silah kapasitesi. Bundan fayda sağlayacak tek grup özgürlüğümüzün düşmanlarıdır.” dedi.
Fransa’nın NATO’nun komuta yapısından ayrılma kararı teorik olarak hemen alınabilir. İttifakın eski Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanlığı Genelkurmay Başkan Yardımcısı Fransız Korgeneral Michel Yakovleff’e göre, Fransa Cumhurbaşkanı’nın bu konuda parlamentoya danışması gerekmiyor.
NATO anlaşmasında yer alan bir yıllık çekilme süresi ise yalnızca ülkelerin ittifakın siyasi yapısından ayrılması durumunda geçerli. Le Pen’in politikası kapsamında böyle bir ayrılığın gerçekleşmesi zorunlu değil.
Yakovleff, uygulamada sürecin yaklaşık bir yıl sürebileceğini düşünüyor. Bunun nedeni, NATO’ya kalıcı olarak atanmış yaklaşık 1.000 Fransız subayın geri çekilmesi ve Fransa’nın ittifakla gelecekte koordinasyonunu sağlamak için bir irtibat mekanizması oluşturması gerekecek olması.
De Gaulle’ün Fransa’yı NATO’nun komuta yapısından çıkarmasının ardından Paris, ittifakla yakın ilişkilerini sürdürmüş ve birçok ortak askeri operasyona katılmıştı. Ancak gelecek yıl sertlik yanlısı bir cumhurbaşkanının seçilmesi halinde sürecin farklı ilerlemesi mümkün.
Üç NATO diplomatına göre bu senaryoda en büyük endişeler, Romanya’da Fransa öncülüğündeki yaklaşık 1.200 kişilik muharebe grubunun geleceği, Fransa’nın NATO ile nükleer silahlar konusunda yürüttüğü gayriresmi işbirliği ve uydular ile istihbarat gibi özel yeteneklerinin ittifak tarafından kullanılmaya devam edilip edilemeyeceği konusunda yoğunlaşıyor.
NATO Avrupa’nın önemli askeri kabiliyetlerinden birini kaybedebilir
Yakovleff’e göre Fransa’nın desteği olmadan NATO’nun askeri planlamacıları Avrupa’nın nükleer enerjiyle çalışan tek uçak gemisine, Mistral sınıfı gemileri de içeren amfibi filosuna, CERES istihbarat uydularına ve filosunun yaklaşık yüzde 65’ini aynı anda konuşlandırabilen güçlü Fransız donanmasına erişimini kaybedebilir.
Yakovleff, bu oranın ABD’nin oranından bile yüksek olduğunu belirtti. Yakovleff, “Gerçek şu ki, bizde her şeyden biraz var.” dedi.
Fransa’nın NATO’nun komuta yapısından ayrılmasının ittifak açısından “bütçesel sonuçları” da olacağını belirten Yakovleff, Fransa’nın NATO’nun yıllık 5,3 milyar avroluk operasyon bütçesine yaklaşık yüzde 10 katkı sağladığını söyledi.
Yakovleff, “Bu, ittifakı zayıflatır çünkü Amerika’dan sonra hala en önemli gücüz.” ifadelerini kullandı.
NATO’dan uzaklaşmak Fransa’yı da zayıflatabilir
NATO’nun komuta yapısından ayrılmak Fransa açısından da ciddi kayıplara yol açabilir.
Fransa, NATO’nun siyasi organlarındaki koltuğunu ve ittifakın karşılıklı savunma maddesinin işletilmesine ilişkin söz hakkını koruyacak. Ancak Yakovleff’e göre askeri öneriler konusunda Paris’in etkisi büyük ölçüde azalacak. Bunun nedeni, birçok önerinin NATO’nun askeri personeli tarafından önceden müzakere edilmesi.
Bu durumda Paris, önüne gelen nihai önerileri yalnızca “kabul etmek veya reddetmek” durumunda kalabilir.
Yakovleff, Fransa’nın ittifak içindeki üst düzey görevlerini de kaybedeceğini belirtti. Bunlar arasında Müttefik Kuvvetler Dönüşüm Yüksek Komutanlığı görevi, NATO’nun hava kuvvetleri karargahındaki komutan yardımcılığı ve Almanya’nın Brunssum kentindeki NATO üssünün genelkurmay başkanlığı bulunuyor.
Fransa’nın bilgi paylaşımını da durdurması halinde, ittifakın geri kalanında yaşanan gelişmelere ilişkin bilgilere kendi erişiminin de zarar görebileceği belirtiliyor.
Yakovleff, NATO’nun komuta yapısından ayrılmanın “kesinlikle nüfuz kaybı” anlamına geleceğini söyledi. Bunun Fransa’ya “siyasi, teknik, operasyonel ve yapısal açıdan çok pahalıya mal olacağını” belirtti.
Almanya’nın Avrupa’daki ağırlığı artabilir
Siyasi açıdan da Fransa’nın NATO’dan uzaklaşması, Almanya’nın Avrupa’nın önde gelen NATO ülkesi haline gelmesine yol açabilir.
NATO diplomatı, “Fransa dışarıda ve Amerikalılar çekiliyor olursa Almanya’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekir. İttifaktan çıkarsanız her şeyi kaybedersiniz.” dedi.
Eski NATO sözcüsü Shea ise, “Ekonomik ve siyasi açıdan Almanya ile Polonya’ya doğru zaten büyük bir kayma yaşandı. Bu ülkeler artık gayrisafi yurt içi hasıla açısından en fazla savunma harcaması yapan ülkeler. Bu durum yalnızca halihazırda yaşanan süreci hızlandırır.” değerlendirmesinde bulundu.
En kötü senaryonun önüne geçmek için Shea, NATO yetkililerinin Ulusal Birlik ve Boyun Eğmeyen Fransa’dan milletvekilleriyle perde arkasında görüşmelere başlaması gerektiğini savundu.
Shea, bu görüşmelerde Fransa’nın ittifaktan uzaklaşmasının yaratacağı olumsuz sonuçların anlatılması ve Paris’in NATO açısından önemini göstermek amacıyla daha fazla komuta görevi teklif edilmesi gerektiğini söyledi.
Seçim yaklaştıkça, NATO’ya şüpheyle yaklaşan bir adayın Paris’te iktidara gelmesi ihtimali ittifak içinde giderek daha fazla endişe yaratıyor.
Aynı NATO diplomatı, “Hayatta kalacağız. Bu çok, çok tehlikeli olacak.” dedi.

