ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının bölgeye sıçraması, Körfez ülkelerinin Washington’a taahhüt ettiği 3 trilyon dolarlık yatırım takvimini riske attı. Dubai merkezli Al Habtoor Group’un kurucusu Khalaf Al Habtoor, Trump yönetimini bölgeyi seçmedikleri bir tehlikeye sürüklemekle suçladı.
..
3 trilyon doları aşan yatırım taahhüdü
Savaş başlamadan önce Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar ABD’ye yönelik yatırım akışının önemli bölümünü oluşturuyordu. Üç ülke de mali güçlerini kullanarak Trump yönetimine son yılların en güçlü siyasi ve ekonomik desteklerinden birini vermişti.
Bu üç ülkenin toplamda 3 trilyon doları aşan yatırım taahhüdü, Trump tarafından ABD’ye yönelen dev yatırım dalgasının göstergesi olarak sık sık dile getirilmişti. Körfez ülkeleri aynı zamanda yapay zeka projelerinden Gazze’nin yeniden inşasına kadar birçok Trump yönetimi önceliği için önemli finansman kaynakları haline gelmişti.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Center for a New American Security’de kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Rachel Ziemba, çatışmanın Körfez ülkelerinin ABD’ye yatırım kapasitesi ve isteği konusunda yeni soru işaretleri yarattığını söyledi.
Ziemba’ya göre çatışmanın uzaması halinde Körfez ekonomileri de baskı altına girebilir. Petrol ve doğalgaz gelirlerinin düşmesi ve savunma harcamalarının artması, bu ülkelerin yurt dışına ayırdığı yatırım kaynaklarının azalmasına neden olabilir.
Emirlik elitinden nadir bir çıkış
Dubai merkezli milyarder iş insanı Khalaf Al Habtoor’un açıklaması, Birleşik Arap Emirlikleri iş dünyasında nadir görülen açık eleştirilerden biri olarak dikkat çekti.
1970 yılında küçük bir mühendislik şirketi kuran Al Habtoor, yıllar içinde şirketini lüks otellerden otomobil bayiliklerine ve yayıncılığa kadar uzanan büyük bir holding haline getirdi. Al Habtoor Group bugün bölgenin en büyük özel şirketlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Körfez ülkeleri İran’ı suçluyor
Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar yönetimleri ise eleştirilerini doğrudan İran’a yöneltiyor. Üç ülke de İran’ın havaalanları ve limanlara yönelik saldırılarını egemenlik ihlali olarak nitelendirerek sivillerin hayatını tehdit ettiğini savundu.
ABD’nin hava saldırılarından önce Körfez yönetimlerinin Washington’a askeri operasyon konusunda temkinli yaklaşılması yönünde uyarılarda bulunduğu biliniyor.
Bölge liderleri, ABD’nin saldırılarının daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmayı tetikleyebileceğinden endişe ediyordu.
Beyaz Saray’dan bir sözcü ise İran’ın “devlet destekli terör faaliyetlerinin yalnızca ABD’ye değil Körfez ülkeleri dahil müttefiklere de zarar verdiğini” belirterek operasyonun “bölgesel istikrarı ve ticareti korumayı amaçladığını” söyledi.
Trump döneminde Körfez ile ilişkiler hızla büyüdü
Donald Trump, geçen yıl yeniden Beyaz Saray’a döndükten kısa süre sonra Körfez monarşileriyle yakın ilişkiler kurdu. 2025 baharında Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’a yaptığı ziyaret, ikinci başkanlık döneminin ilk büyük yurtdışı gezisi oldu.
Bu ziyaret sırasında kırmızı ve mor tonlarında halılarla yapılan görkemli karşılamalar ve resmi davetler eşliğinde çok sayıda yatırım anlaşması gündeme geldi.
O tarihten bu yana finansal ilişkiler hızla genişledi. Abu Dabi’de planlanan bir Disneyland tema parkı ve Katar’ın ABD’ye jumbo jet bağışı gibi projeler bu işbirliğinin sembollerinden bazıları olarak öne çıktı.
Kasım ayında Washington’da düzenlenen ABD-Suudi Yatırım Forumu’nda da çok sayıda yeni anlaşma gündeme geldi. Forumda konuşan Trump, Suudi Arabistan ile güçlü ekonomik ortaklığı vurguladı.
Şirketler ve fonlardan dev satın almalar
Körfez ülkelerinin egemen varlık fonları son dönemde birçok büyük şirket satın alımının arkasındaki finansman kaynağı oldu. Suudi Arabistan destekli fonların video oyunu şirketi Electronic Arts için yaklaşık 55 milyar dolarlık satın alma anlaşmasına destek verdiği bildirildi.
Abu Dabi merkezli bir fon ise reklam şirketi Clear Channel Outdoor Holdings’i satın almak için anlaşmaya vardı. Ayrıca üç Körfez ülkesinden fonların, geçen yıl Paramount Skydance’in Warner Bros. Discovery’yi satın alma girişimine de destek verdiği belirtildi.
Öte yandan ABD merkezli özel sermaye şirketi Blackstone ve teknoloji şirketi Cisco Systems gibi firmalar da Körfez ülkelerinde veri merkezi yatırımlarına yönelik planlarını açıklamıştı.
Trump ailesine ait şirketler ve yakın çevresindeki yatırımcılar da bölgede çeşitli anlaşmalar yaptı. Katar, Cidde, Riyad ve Dubai’de Trump markalı konut kuleleri ile lüks golf sahaları projeleri gündeme geldi.

