Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki güvenlik endişeleri ve İtalya’nın cazip sabit vergi rejimi, ultra zenginleri Milano’ya yönlendiriyor. Şehir, lüks gayrimenkul ve yatırımcı ilgisiyle Avrupa’nın finansal merkezi olarak öne çıkıyor
Son dönemde Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) İran kaynaklı füze tehditleri, Dubai’nin küresel elit için cazibe merkezi olma özelliğini sarsıyor.
Önceden vergisiz kazanç ve sınırsız lüks harcama imkanı nedeniyle tercih edilen şehir, artık güvenlik kaygıları nedeniyle yatırımcılar için eskisi kadar çekici değil. Bu durum, İngiltere’den ve Körfez’den gelen ultra zenginleri Milano’ya yönlendiriyor.
The Guardian’ın aktardığına göre İtalya’nın finans ve moda merkezi Milano, yabancı yatırımcılar için cazip bir vergi rejimi sunuyor.
Armand Arton, multimilyoner ve milyarder ailelerin yer değiştirmesine aracılık eden bir danışman olarak, “İtalya en iyi avantajları sunuyor: sabit vergi ve yüksek yaşam kalitesi. Dubai’den ayrılanlar kendilerini kolayca Milano veya Roma’da görebilir” diyor.
Sotheby’s İtalya ofisi yöneticisi Diletta Giorgolo, “Şehir her zaman uluslararası bir merkezdi ama şimdi değişiyor. 2017’den beri özel vergi rejimimiz var; İngiltere’nin non-dom statüsünü kaldırmasıyla Milano’ya yeni alıcı dalgası geldi” diyor.
Vergilerin azlığı cazibenin sebebi
İngiltere’deki sıkı kurallara karşılık, yeni İtalyan sakinleri son on yılda dokuz yıl boyunca İtalya’da vergi ödememişse, yabancı gelirleri üzerinden vergi ödemiyor. Sadece İtalyan gelirleri ve yatırımlardan elde edilen kazançlar, sabit vergi rejimini seçtikten sonraki beş yıl içinde vergilendiriliyor. Bu durum, İtalya’yı Avrupa’daki ultra zenginler için stratejik bir merkez haline getiriyor.
Finans planlamacısı Marc Acheson, Milano’da bu uygulamanın “svuota Londra” yani “Londra’yı boşalt” olarak anıldığını aktarıyor. 2017’de sabit vergi uygulaması başlamasına rağmen, İngiltere’de non-dom statüsünün sona ermesi ve Portekiz’in kuralları sıkılaştırması, Milano’ya ilginin artmasını sağladı.
Zenginler geldikçe şehirde fiyatlar yükseliyor
Milano’ya taşınan ultra zenginler, şehirde fiyatları da yükseltiyor. Knight Frank’in araştırmasına göre, son beş yılda Milano’daki gayrimenkul fiyatları yüzde 38 arttı.
2025 Kasım itibarıyla Milano, metrekare başına ortalama 5.171 euro ile İtalya’nın en pahalı şehri oldu. Sant’Ambrogio, Brera, San Marco ve Cinque Vie gibi popüler semtlerde artışlar daha da belirgin. Giorgolo, uluslararası alıcı sayısının son iki yılda yüzde 30-40 arttığını belirtiyor.
Beyin göçü de teşvik ediliyor
İtalya ayrıca “Il rientro dei cervelli” (Beyinlerin dönüşü) gibi teşvikler de sunuyor. Bu program, belirli kriterleri karşılayan yeni veya geri dönen sakinlere beş yıl boyunca gelirlerinin yalnızca yüzde 50’si üzerinden vergi uygulanmasını sağlıyor. Sabit vergi limiti, 2017’de 100 bin euroyken 2024’te 200 bin euroya, bu yıl ise 300 bin euroya yükseltildi.
Milano’da lüks yaşam da hızla şekilleniyor. Hükümet, sanat eserlerinde KDV’yi yüzde 22’den yüzde 5’e düşürdü; bu, Avrupa’nın en düşük oranlarından biri. Galeriler ve özel kulüpler, bu değişime hızlı uyum sağlıyor.
Roma da benzer şekilde değişiyor
Roma da benzer değişimlerden nasibini alıyor. 2026 ve 2027’de açılacak olan Rosewood ve Four Seasons otelleri, şehre yeni bir lüks segment kazandıracak.
Giorgolo, “Artık expat topluluğu Milano ve Roma’yı yıl boyu yeniden şekillendiriyor. Moda haftaları sırasında uluslararası şehir olmanın ötesine geçtik; artık kalıcı bir etkisi var” diyor.
Ancak Milano’nun Dubai’yi tamamen ikame edip edemeyeceği hala soru işareti. Arton, “Dubai güvenlik kaygılarını aşacak. Herkese uygun olmayabilir, ama hala birçok kişi için eşsiz fırsatlar ve yaşam kalitesi sunuyor” diyor.
Milan, sunduğu vergi avantajları ve yaşam kalitesi ile Avrupa’nın yeni ultra zengin cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor, ancak küresel elitin tercihlerindeki dinamizm, şehir için hem fırsat hem de belirsizlik yaratıyor.

