1. Haberler
  2. Dünya
  3. Reuters | Almanya’daki eyalet seçimlerinden çıkan 5 önemli sonuç

Reuters | Almanya’daki eyalet seçimlerinden çıkan 5 önemli sonuç

featured
ALMAN MEDYASI, BAŞBAKAN VE HRİSTİYAN DEMOKRAT BİRLİK PARTİSİ (CDU) GENEL BAŞKANI FRİEDRİCH MERZ’İN, PARTİSİNİN SAKSONYA-ANHALT SEÇİMLERİNDE YÜZDE 20 OY KAYBETMESİNİN ARDINDAN, HAFTA SONU BERLİN VE MECKLENBURG-VORPOMMERN SEÇİM SONUÇLARI SONRASI GÜVENOYU TALEP EDEREK SİYASİ GELECEĞİNİ BELİRLEMEK İSTEDİĞİNİ İDDİA ETTİ. (/BERLİN-EPA)
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Almanya’da Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’de yapılan seçimler, Başbakan Friedrich Merz’in CDU’suna ağır kayıplar getirirken, seçmen siyasi merkezden uzaklaştığını bir kez daha gösterdi

Almanya’da pazar günü iki eyalette yapılan seçimler, ülkenin önde gelen siyasi gücü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) için ağır kayıplarla sonuçlandı. Başbakan Friedrich Merz ise aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) yükselişini durdurma baskısıyla karşı karşıya.

Almanya’nın kuzeydoğusundaki Mecklenburg-Vorpommern ile başkent Berlin’de yapılan bölgesel seçimlerin ülke siyasetine etkisi Reuters‘ın derlemesiyle beş maddede şöyle:

Merz sarsıldı ama yıkılmadı

Sonuçlar, Friedrich Merz ve liderliğindeki CDU için büyük bir gerilemeye işaret ediyor. CDU seçmenlerinin bir bölümü AfD’ye yönelirken, 70 yaşındaki Merz’in Almanya ekonomisini yeniden canlandırıp hayat pahalılığını düşürüp düşüremeyeceğine ilişkin şüpheler de artıyor.

Kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en düşük onay oranına sahip başbakan konumundaki Merz, seçim sonucunu kendisi de “felaket” olarak nitelendirdi. Görevde henüz 17 ayı doldurmamışken istifa çağrıları artarken, vaat ettiği reformları hayata geçirmesi yönündeki baskı da büyüyor.

Merz görevde kalacağını ve reform programını sürdüreceğini belirtse de pazar günkü kayıplar, CDU içindeki konumuna ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Partinin Mecklenburg-Vorpommern’de aldığı sonuç, CDU’nun 1949’dan bu yana herhangi bir eyalet seçimindeki en kötü performansı oldu.

Avrupa Birliği’nin en büyük ve en güçlü ülkesinin lideri olarak Merz’in zayıflayan siyasi konumu, aşırı sağ partilerin yükselişini sürdürdüğü, ABD ile ilişkilerin belirgin biçimde soğuduğu ve ekonomik baskıların arttığı bir dönemde blok içindeki birlik açısından da yeni soru işaretleri yaratabilir.

AfD lider konumunu güçlendirdi

AfD her iki eyalette de oylarını belirgin biçimde artırdı. Mecklenburg-Vorpommern’de 2021’deki sonucunu iki kattan fazla yükselten parti, seçimden birinci çıktı.

Bu sonuç, AfD’nin iki hafta içinde bir Alman eyalet seçiminde ikinci kez en yüksek oy oranına ulaşması anlamına geliyor. Parti, bu ayın başında Saksonya-Anhalt seçimlerini de birinci sırada tamamlamıştı. Sonuçlar, 2029’da yapılması planlanan federal seçimler öncesinde AfD’nin yükselişini sürdürdüğünü gösteriyor.

Ülke genelindeki anketlerde de yüzde 29 ile en yüksek desteğe sahip parti konumunda bulunan AfD; Almanya’da kalma hakkı olmayan yabancıların sınır dışı edilmesine yönelik daha sert önlemler alınması, ucuz Rus enerjisine geri dönülmesi ve geleneksel aile modelini merkeze alan daha muhafazakâr değerlerin desteklenmesi yönündeki vaatleriyle seçmenlerden destek topluyor.

Reklam Alanı

Ancak diğer büyük partiler, “güvenlik duvarı” olarak adlandırılan strateji kapsamında AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor. Bu nedenle AfD’nin birinci olduğu Mecklenburg-Vorpommern’de ya da üçüncü sırada yer aldığı Berlin’de hükümete girme olasılığı düşük görünüyor.

Koalisyon kurmak giderek zorlaşıyor

AfD’nin yükselişini sürdürmesi ve oyların daha fazla partiye dağılması, istikrarlı çoğunlukların kurulmasını zorlaştırıyor. İlk sonuçlara göre Mecklenburg-Vorpommern’de kurulacak yeni hükümetin işleyebilmesi için üç partinin bir araya gelmesi gerekecek.

Bu parçalı tablo, geleneksel olarak iki partili hükümetlere alışkın olan Almanya’da siyasi partilerin daha fazla uzlaşmasını zorunlu kılıyor. Federal düzeyde 2021’de kurulan ilk üç partili “trafik ışığı” koalisyonu ise üç yıl dolmadan dağılmıştı.

AfD ile işbirliğini dışlayan “güvenlik duvarı” stratejisi bugüne kadar partiyi iktidarın dışında tuttu. Ancak AfD’nin seçmen tabanını genişletmesi, bu yaklaşımın ne kadar sürdürülebilir olduğuna ilişkin tartışmaları da artırıyor.

Değişen siyasi dengeler, diğer partileri alternatif koalisyon seçeneklerini değerlendirmeye zorluyor. Mecklenburg-Vorpommern’de en olası seçeneklerden biri, seçimi ikinci sırada tamamlayan Sosyal Demokrat Parti’nin mevcut Sol Parti ortaklığına Yeşiller’i de dahil etmesi olarak görülüyor.

Ekonomik kaygılar sandığa yansıdı

Almanya’nın zayıf ekonomisi seçimlerde giderek daha belirleyici bir faktör haline geliyor. Siyasi yelpazenin farklı kesimlerindeki seçmenler, yüksek yaşam maliyetleri ve ekonomik belirsizlikten duydukları rahatsızlığı sandığa yansıttı.

Her iki eyalette de seçim kampanyaları, Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle yükselen akaryakıt fiyatları ve Alman sanayisinde on binlerce yeni iş kaybının yaşandığı bir ortamda yürütüldü. Yıllardır devam eden ekonomik durgunluk, bazı seçmenlerin siyasi merkezin dışındaki partilere yönelmesine yol açtı.

Berlin’de Sol Parti, kentin konut açığını kampanyasının merkezine alarak seçmenden karşılık buldu. Parti, uygun fiyatlı yeni konutlar inşa etme, yerel ortalamanın yüzde 20 veya daha fazla üzerinde olan kiraları zorunlu olarak düşürme ve tatil amaçlı kısa süreli kiralamaları sınırlama sözü verdi.

AfD ise Mecklenburg-Vorpommern’de sona eren Rusya’dan gelen Nord Stream doğal gaz boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi önerisiyle destek topladı. Parti, Rus gazının yeniden taşınmasının enerji maliyetlerini düşüreceğini savunuyor.

Seçmen siyasi merkezden uzaklaşıyor

Seçmenlerin ana akım partilerden uzaklaşması, Sol Parti Die Linke’ye de güçlü bir oy artışı getirdi.

ARD için infratest dimap tarafından yapılan analizlere göre Die Linke, Mecklenburg-Vorpommern’de Merz’in muhafazakâr CDU’sundan 28 bin, merkez soldaki SPD’den ise 45 bin seçmeni kendisine çekti.

Bu veriler, partinin SPD’nin geleneksel işçi sınıfı seçmenleri arasındaki desteğinin arttığını gösteriyor.

Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı ve SPD’li Manuela Schwesig, eski Doğu Almanya bölgesindeki seçmenlerin Rusya’ya yakın olarak görülen AfD’ye yönelmesinde Ukrayna’ya yapılan yardımlara karşı çıkılmasının ve artık kullanılmayan Nord Stream doğal gaz boru hattının yeniden devreye alınmasına verilen desteğin etkili olduğunu söyledi.

İlk verilere göre Berlin’de SPD yaklaşık 36 bin seçmenini Die Linke’ye kaptırdı. Alman siyasetinde koalisyonların kurulmasında sık sık kilit rol oynayan Yeşiller’den ise 51 bin seçmen Sol Parti’ye yöneldi.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.