Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, görev süresinin son NATO zirvesinden Avrupa’nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlendiği mesajıyla ayrıldı. Ancak Politico’ya göre Macron’un yaklaşık 10 yılda inşa ettiği savunma politikası, bütçe kısıtları ve gelecek yıl yapılacak seçimler sebebiyle tehlikede
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne son kez cumhurbaşkanı sıfatıyla katıldı. Görev süresinin sonuna yaklaşan Macron, zirvede Avrupa’nın savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği yönündeki uzun yıllardır savunduğu görüşlerin artık NATO içinde karşılık bulduğunu söyledi.
Politico‘dan Laura Kayali’nin haberine göre, Macron’un yaklaşık 10 yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde şekillenen savunma politikası, Fransa’nın NATO içindeki ağırlığını artırırken Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirmeyi hedefledi. Ancak bu miras, kamu maliyesindeki bozulma ve aşırı sağın yükselişi nedeniyle belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.
Avrupa savunmasını güçlendirme hedefi
Macron, görev süresi boyunca Fransa’nın savunma harcamalarını artırırken Avrupa’nın ABD’ye olan askeri bağımlılığını azaltmasını savundu.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Paris yönetimi NATO’nun doğu kanadındaki askeri varlığını güçlendirdi; Romanya’daki NATO kuvvetlerinin liderliğini üstlendi ve Ankara Zirvesi’nde Finlandiya’ya asker göndermeye hazır olduğunu açıkladı.
Fransa ayrıca ABD’nin NATO’dan çekmeye başladığı bazı askeri kapasitenin yerine katkı sunmayı teklif etti. Macron, zirvede yaptığı açıklamada, ABD’nin yeniden konuşlanması sonrasında ortaya çıkan deniz gücü ihtiyacının yüzde 80’ini Fransa’nın karşıladığını söyledi.
Macron, zirvenin ardından yaptığı değerlendirmede, “Dokuz yıldır savunduğum Avrupa’nın daha fazla yatırım yaptığı ve kendi savunmasını üstlendiği anlayışın artık hayata geçtiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Nükleer caydırıcılıkta Avrupa vurgusu
Macron döneminde Fransa’nın savunma stratejisinin önemli başlıklarından biri de ülkenin nükleer caydırıcılık kapasitesini Avrupa güvenliğinin bir parçası haline getirme girişimi oldu.
Paris yönetimi, Avrupa ülkelerinin Fransa’nın nükleer şemsiyesinden daha fazla yararlanabileceği bir model üzerinde çalışırken, bu alandaki adımlar henüz başlangıç aşamasında kaldı.
Le Pen’in seçilmesi dengeleri değiştirebilir
Habere göre Macron’un ardından göreve gelecek cumhurbaşkanı, Fransa’nın NATO ve Avrupa Birliği içindeki rolünü yeniden şekillendirebilir.
Anketlerde önde görünen aşırı sağcı Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen, seçilmesi halinde Fransa’nın NATO’nun entegre askeri komutasından çekileceğini ve ittifakın önceliğinin Rusya yerine radikal İslamcılıkla mücadele olması gerektiğini savunuyor.
Le Pen ayrıca Fransa’nın NATO’nun doğu kanadındaki askeri varlığını sürdürme konusunda da herhangi bir taahhütte bulunmuyor.
Paris merkezli Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nün (IFRI) güvenlik çalışmaları direktörü Elie Tenenbaum, Avrupa’nın savunmaya yönelişinin artık devlet politikası haline geldiğini ancak yeni cumhurbaşkanının bu çizgiyi sürdürüp sürdürmeyeceğinin Avrupa müttefikleri açısından en büyük soru işareti olduğunu söyledi.
Bütçe hedefleri baskı altında
Macron’un savunma alanındaki hedeflerini zorlaştıran en önemli unsur ise Fransa’nın bozulan kamu maliyesi.
Paris yönetimi 2030 yılına kadar savunmaya gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,5’inden biraz fazlasını ayırmayı planlıyor. Ancak NATO’nun 2035 için belirlediği yüzde 3,5’lik hedefe ulaşılması için çok daha yüksek harcamalar gerekiyor.
Kamu borcunun milli gelirin yüzde 115’ini aşması nedeniyle yeni kaynak yaratmanın zorlaştığı belirtiliyor.
Öte yandan Almanya’nın savunma harcamalarını hızla artırması da Fransa açısından yeni bir rekabet alanı oluşturuyor. Fransa’nın askeri bütçesinin 2027’de 63,3 milyar avroya ulaşması beklenirken, Almanya’nın gelecek yıl 109,7 milyar avroluk savunma harcamasına ulaşacağı öngörülüyor.
Fransa Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fabien Mandon da Alman ordusunun Avrupa’nın en güçlü askeri gücü haline gelme ihtimaline dikkat çekerek milletvekillerini uyarmıştı.
“Bonsai ordu” eleştirisi
Uzmanlar, Macron’un savunma alanındaki söylemi ile yatırımlar arasında hâlâ önemli bir fark bulunduğunu belirtiyor.
Alman Marshall Fonu’ndan Martin Quencez, Fransa’nın nükleer başlık sayısını artırmayı açıklamasına rağmen donanmasını ve hava kuvvetlerini aynı ölçüde büyütemediğini belirterek, ülkenin “her şeyi yapan ama çok küçük ölçekte kalan bir bonsai orduya dönüşme” riskiyle karşı karşıya olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Macron ise görev süresinin son NATO zirvesini, yıllardır savunduğu Avrupa’nın stratejik özerklik vizyonunun ittifak içinde kabul görmeye başladığının kanıtı olarak değerlendirerek, “Kendi egemenliğine yatırım yapan ve NATO içinde kendi savunmasını üstlenen Avrupa artık gerçeğe dönüştü.” mesajını verdi.

