1. Haberler
  2. Manşet
  3. Intel CEO’su şirketi ABD için vazgeçilmez hale getirdi?

Intel CEO’su şirketi ABD için vazgeçilmez hale getirdi?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

ABD hükümetinin yatırımı, Intel için bir dönüm noktası olarak görülüyor. Sektör temsilcilerine göre bu adım olmasaydı, Intel Trump’ın baskıları karşısında CEO’sunu kaybedebilirdi.

ABD’de yarı iletken sektörünün geleceği, Intel CEO’su Lip-Bu Tan ile Başkan Donald Trump arasında yaşanan gerilim ve ardından gelen kritik Oval Ofis görüşmesiyle yeniden şekilleniyor. Trump’ın Tan’ı açıkça hedef almasıyla başlayan süreç, kısa sürede milyarlarca dolarlık devlet desteği ve stratejik ortaklıkların önünü açarken, Intel’in “batması göze alınamayacak” bir şirket haline gelmesi yönünde önemli bir dönüm noktasına işaret etti. Tan’ın kişisel geçmişi, Çin bağlantıları, teknik yeterliliğine yönelik soru işaretleri ve agresif pazarlık yeteneği ise bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

Reuters’ta yer alan habere göre, Intel CEO’su Lip-Bu Tan, ABD Başkanı Donald Trump’ın sert eleştirilerinin hedefi oldu. Trump, 7 Ağustos’ta sabaha karşı Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “INTEL’in CEO’su ciddi bir çıkar çatışması içindedir ve derhal istifa etmelidir” ifadelerini kullandı. Tan’ın Intel’e katılmadan önce Çin’de çok sayıda şirkete yatırım yapmış olması bu eleştirinin temel gerekçesi olarak öne çıktı.

Trump ile Tan daha önce hiç bir araya gelmemişti. Nvidia, AMD, OpenAI, Amazon, Google ve Palantir gibi teknoloji devlerinin yöneticileri kısa süre önce Trump’ı ziyaret ederken, Tan mart ayında Intel CEO’su olmasına rağmen başkanla görüşmemişti. Siyaset, Tan’ın öncelikleri arasında üst sıralarda yer almıyordu; son 20 yılı aşkın süredir herhangi bir başkanlık kampanyasına bağış yapmamıştı. Nisan ayında Ticaret Bakanı Howard Lutnick dahil bazı yetkililerle temas kursa da, Intel’in Washington’daki üst düzey kamu politikaları pozisyonu aylarca boş kalmıştı.

Trump’ın çıkışının hemen ardından Intel yönetimi, başkanla görüşme ayarlamak için hızla devreye girdi. Bu süreç, Tan’ın kariyerindeki en kritik görüşmelerden biri olarak görülen yaklaşık 40 dakikalık Oval Ofis toplantısıyla sonuçlandı.
Daha önce kamuoyuna yansımayan ayrıntılar, Trump’ın Çin’e yakın olmakla suçladığı Tan’ın bu görüşmeden, ABD hükümetinin Intel’e milyarlarca dolarlık yatırım yaparak şirkette yaklaşık yüzde 10’a yakın bir pay alması taahhüdüyle çıktığını ortaya koydu. Bu anlaşma, Intel’e “batması göze alınamayacak kadar stratejik” bir şirket konumu kazandırırken, Trump’ın desteğini almak isteyen potansiyel iş ortaklarının da önünü açtı. Bazı yatırımcılar bu adımı, ABD’de yeni bir sanayi politikası döneminin işareti olarak yorumladı.

Tan’ın göreve gelmesinden bu yana Intel hisseleri yaklaşık yüzde 80 değer kazandı; bu artış, aynı dönemde S&P 500 ve Nvidia hisselerinin performansını geride bıraktı. Reuters, aralarında mevcut ve eski Intel çalışanları, kamu danışmanları ve sektör kaynaklarının da bulunduğu yaklaşık 20 kişiyle görüştü. Bazıları Tan’ın Intel’i yeniden çip üretiminde lider konuma taşıyacak teknik derinliğe sahip olup olmadığını sorgularken, deal-making becerilerinin Beyaz Saray’da etkili olduğu görüşünde birleşti.

Intel, kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasında kritik rol oynayan ilk çipleri üretmiş olsa da, yıllar süren yönetim sorunları nedeniyle TSMC gibi yabancı rakiplerin gerisinde kaldı. Intel sözcüsü, Tan’ın Washington ile ilişki kurma konusunda ikna edilmesine gerek olmadığını, şirket içinde hükümet ilişkilerini doğrudan kendisine bağladığını belirtti. Beyaz Saray ise Trump’ın bu anlaşmayla “Amerikan vergi mükellefi için en iyi pazarlığı” yapmayı ve ulusal güvenliği korumayı hedeflediğini açıkladı.

Oval Ofis’te 40 dakika

Tan, Beyaz Saray’a gitmeden önce Trump’la güçlü ilişkileri olan isimlerden destek aldı. Bunlar arasında Satya Nadella ve Jensen Huang da vardı. Görüşme öncesinde Tan, kişisel hikâyesi ve ABD’ye bağlılığı üzerinden kendisini “Amerikan vatanseveri” olarak anlatmaya hazırlandı ve Çin’deki yatırımlarına ilişkin sorulara yanıt vermek üzere strateji geliştirdi.

Reuters’a göre Tan’ın Çin’de yaklaşık 600 yatırımı bulunuyor ve bunların bir kısmı ülkenin askeri yapılarıyla bağlantılı. Bu ilişkiler, Trump’ın eleştirilerinin merkezinde yer aldı. Oval Ofis’teki toplantıya yalnızca iki bakan katıldı: Howard Lutnick ve Hazine Bakanı Scott Bessent. Trump, Tan’a Intel’i nasıl toparlayacağını sordu.

Tan’ın, CHIPS Yasası kapsamında Intel’e sunulan doğrudan hibeleri istemediğini daha önce Lutnick’e söylediği de ortaya çıktı. Bunun yerine Trump, devletten daha fazla destek karşılığında Intel’de hisse alınmasını önerdi ve taraflar bu noktada uzlaştı. Anlaşma Intel’e 5,7 milyar dolarlık nakit girişi sağlarken, ABD hükümetini şirketin en büyük hissedarlarından biri haline getirdi.

Kısa süre sonra Tan, Nvidia ile 5 milyar dolarlık bir ortaklık anlaşması da tamamladı. Trump, bu gelişmeyi sosyal medyada Intel hisselerinin değer artışını gösteren yapay zekâ üretimi bir görselle kutladı.

Bir girişim sermayedarı CEO
Malezya doğumlu Tan, kariyerine mühendislik hedefiyle başlasa da zamanla girişim sermayesi dünyasında öne çıktı ve yüzlerce başarılı yatırıma imza attı. Kişisel servetinin 500 milyon doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak Intel gibi dev bir üretim şirketini yönetmenin, Tan’ın daha önce karşılaşmadığı ölçekte bir karmaşıklık barındırdığı ifade ediliyor.

Reklam Alanı

Tan, göreve geldikten sonra Intel yönetimini yeniden yapılandırdı, binlerce çalışanın işine son verdi ve mühendislik kadrolarını doğrudan kendisine bağladı. Buna rağmen, farklı yatırım şirketlerindeki rolü nedeniyle çıkar çatışması iddiaları da gündeme geldi. Intel ise Tan’ın şirkete tam zamanlı ve yoğun biçimde odaklandığını savundu.

Intel için “can simidi”

ABD hükümetinin yatırımı, Intel için bir dönüm noktası olarak görülüyor. Sektör temsilcilerine göre bu adım olmasaydı, Intel Trump’ın baskıları karşısında CEO’sunu kaybedebilirdi. Aynı hafta SoftBank’tan gelen 2 milyar dolarlık yatırım da şirketin elini rahatlattı.

Buna karşın Intel’in üretim birimi hâlâ zorluklar yaşıyor. Nvidia, Intel’in 18A üretim sürecini test etmiş ancak ilerlememe kararı almıştı. Intel ise yeni nesil 14A teknolojisine yönelik ilginin güçlü olduğunu savunuyor.

Reuters’ın haberinin yayımlanmasının ardından Intel hisseleri kısa süreli düşüş yaşadı. Nvidia ise Intel’de üretim yapmaya dair somut bir taahhütte bulunmadı. Tan, “Şu anda işbirliklerine odaklanıyoruz” diyerek sürecin açık uçlu olduğunu vurguladı.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.