Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD operasyonunda kaçırılmasını ‘müessif (esef veren, üzücü) bir hadise’ diye değerlendirdi.
Erdoğan külliyedeki iki saat 15 dakikalık kabine toplantısının ardından konuştu.
Muhalefetin eleştirilerine tepki
Konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
* Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslarası hukuku savunan ülkelerin en başındadır. Gazze’den Suriye’ye nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net bir şekilde ortaya koyduk. Açık söylüyorum, ilkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız.
* Bu hakikati, ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika’dan Latin Amerika’ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır.
* Muhalefet, iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun mantığıyla hareket edemez.
‘Siyasi meşruiyeti ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz’
* Şurası da çok enteresan, ülkemizde 11 bin kilometre ötede, Türkiye’yle yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede müessif bir hadise yaşanıyor. CHP genel başkanının aklına ilk gelen bize saldırmak, sataşmak oluyor. Allah aşkına, bu patolojik bir ruh halinin işareti değilse nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provakatif üslupla mı azaltacaksınız. İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde Türkiye’nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız?
* Dünyanın neresinde olursa olsun, siyasi meşruiyeti ve uluslarası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi neyse onu yapmanın gayretindeyiz. Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletimizin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir. İki dost ülke olarak zor günlerimizde birbirimizle dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdik. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz.
‘Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu dünyada kriz eksik olmaz
* Şurası bir gerçek ki ki, ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslarası hukukun çiğnenmesi küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır. Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu dünyada istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz. Biz Türkiye olarak ne bölgemizde ne başka coğrafyalarda kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz. Kurallara dayalı uluslararası sistemin egemen olması bu bakımından önemlidir.
* Venezuela vakasını da enine boyuna değerlendirdik. Amerikan Başkanı sayın (Donald) Trump’la da telefon görüşmemizde ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik.
* Türkiye ve Türk milleti refah, huzur ve kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.

