Türkiye, Körfez ülkelerinin ABD-İsrail saflarında İran’a karşı savaşa girmesini engellemek için yoğun diplomasi başlattı. Kaynaklar Körfez ülkelerinin savaşa girmek konusunda istekli olduğunu belirtiliyor
Türkiye, ABD-İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarına Körfez ülkelerinin katılmasını önlemek için yoğun diplomatik girişim yürütüyor. Ankara, bölge ülkelerine itidal çağrısı yaparken, İran’ın saldırılarının Körfez’de sabrı zorladığı belirtiliyor.
Bloomberg‘e konuşan konuya yakın kaynaklara göre Türkiye, Körfez Arap ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşa dahil olmasını engellemek amacıyla yoğun diplomatik temaslarda bulunuyor.
Gizli görüşmeler hakkında bilgi veren ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Ankara’nın Körfez ülkelerine itidalli davranmaları yönünde çağrıda bulunduğunu aktardı.
Bu kapsamda Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’a ziyaretler gerçekleştirdiği, ayrıca bölgedeki diğer mevkidaşlarıyla telefon görüşmeleri yaptığı belirtildi.
Körfez ülkelerinde sabır azalıyor
Kaynaklara göre Körfez’in en güçlü ülkeleri olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın limanlar, enerji tesisleri ve havalimanlarını hedef alan saldırıları nedeniyle giderek artan bir rahatsızlık yaşıyor.
Aynı kaynaklar, bu ülkelerin savaşa katılma eşiğinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
Buna göre Körfez ülkeleri, İran’ın kritik enerji ve su altyapılarını doğrudan hedef alması halinde savaşa dahil olmayı değerlendirecek.
Erdoğan’dan “yıpratma savaşı” uyarısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günü geç saatlerde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, bölgedeki çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Misillemeler bölgeyi ateşe atabilir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında özellikle Körfez ülkelerine yönelik olası saldırıların riskine dikkat çekti.
Erdoğan “Özellikle Körfez ülkelerine yönelik misilleme adımları bu riski beraberinde taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

