Macaristan Parlamentosu, Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’un görev süresini sona erdirecek anayasa değişikliğini kabul etti. Başbakan Péter Magyar, değişikliği imzalamaması halinde Sulyok hakkında azil sürecini başlatacağını açıkladı. Paket, Orbán döneminde atanan üst düzey isimleri de hedef alıyor
Macaristan Parlamentosu, eski Başbakan Viktor Orbán döneminde göreve getirilen Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’un görevden alınmasını öngören anayasa değişikliğini kabul etti.
BBC Türkçe ve Reuters’ın aktardığına göre 17’nci anayasa değişikliği paketi, 13 Temmuz Pazartesi günü yapılan oylamada 6’ya karşı 139 oyla kabul edildi. Başbakan Péter Magyar’ın liderliğindeki Tisza Partisi milletvekilleri, oylamanın ardından sonucu ayakta alkışladı.
Merkez sağ çizgideki Tisza Partisi, 12 Nisan’da yapılan seçimlerde Orbán’ın Fidesz Partisi karşısında ezici bir zafer kazanmış ve 199 sandalyeli parlamentoda 141 milletvekiliyle anayasa değişikliği yapmaya yetecek üçte iki çoğunluğa ulaşmıştı.
Son düzenleme, 16 yıllık Orbán iktidarının ardından mayıs ayında göreve başlayan yeni hükümetin attığı en kapsamlı adımlardan biri oldu.
Sulyok’un önünde beş günlük süre var
Düzenleme, Sulyok’un görev süresinin sona erdirilmesini ve parlamentonun yeni bir cumhurbaşkanı seçmesini öngörüyor. Ancak değişikliğin yürürlüğe girebilmesi için öncelikle Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerekiyor. Sulyok’un düzenlemeyi imzalamak veya incelenmesi için Anayasa Mahkemesi’ne göndermek üzere beş günü bulunuyor.
Başbakan Magyar, Sulyok’un değişikliği imzalamaması halinde Cumhurbaşkanı hakkında azil sürecini başlatacağını açıkladı. Azil sürecinin başlatılması Sulyok’un görevinden geçici olarak uzaklaştırılması anlamına gelecek.
Yeni hükümet, Sulyok’a ‘ülkenin çıkarları doğrultusunda anayasal bir kriz yaşanmasını önlemek için’ istifa etmesi çağrısında da bulundu.
Büyük ölçüde sembolik yetkilere sahip olan Macaristan Cumhurbaşkanı, yasaları imzalamama ve incelenmek üzere Anayasa Mahkemesi’ne gönderme yetkisini elinde bulunduruyor.
Magyar, Sulyok’u Orbán’ın “kuklası” olmakla suçluyor
Sulyok, Orbán’ın liderliğindeki Fidesz’in parlamentoda çoğunluğa sahip olduğu 2024 yılında Cumhurbaşkanı seçilmişti. Magyar, Sulyok’u eski başbakanın “kuklası” olmak ve Orbán hükümetinin demokratik kurumlara zarar veren uygulamaları karşısında sessiz kalmakla suçluyor.
Sulyok ise istifa çağrılarını reddediyor. Cumhurbaşkanı, kendisinin doğrudan hedef alındığı anayasa değişikliğinin anayasal düzeni zedelediğini savunuyor.
Magyar, nisan ayındaki seçim zaferinin ardından yaptığı açıklamalarda Orbán döneminde göreve getirilen üst düzey kamu yöneticilerini istifaya çağırmıştı. Yeni hükümet, attığı adımların Orbán’ın devlet kurumları üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak ve hukuk devletini yeniden kurmak için gerekli olduğunu belirtiyor.
Fidesz milletvekilleri oylamayı boykot etti
Fidesz milletvekilleri, Tisza Partisi’ni “zorbalıkla” suçlayarak oylama öncesinde parlamentoyu terk etti. Parti, anayasa değişikliğinin yeni hükümete üst düzey kamu görevlilerini keyfî biçimde görevden alma yetkisi verdiğini savunuyor.
Fidesz destekçileri de düzenlemeye karşı Budapeşte’de protesto gösterileri düzenledi. İnsan hakları örgütleri ise Sulyok’un görevden alınma yönteminin adil ve şeffaf bir sürece dayanmadığı eleştirisinde bulundu.
Magyar hükümeti, düzenlemenin siyasi bir tasfiye değil, Orbán döneminde zayıflatılan denge ve denetleme mekanizmalarını yeniden kurma girişimi olduğunu savunuyor.
Değişiklik paketinde başka neler var?
Anayasa değişikliği yalnızca Sulyok’un görevden alınmasını kapsamıyor. Paketle Anayasa Mahkemesi Başkanı Péter Polt’un görev süresinin de sona erdirilmesi öngörülüyor.
Düzenleme ayrıca:
Anayasa Mahkemesi üyeleri için 70 yaş sınırı getiriyor.
Milletvekilliğini üç dönemle, diğer bir ifadeyle 12 yılla sınırlandırıyor.
Yeni bir yolsuzlukla mücadele kurumu oluşturulmasının önünü açıyor.
Parlamentoya yeni bir cumhurbaşkanı seçme yetkisi veriyor.
Üç dönem sınırlamasının mevcut Fidesz milletvekillerinin yarısından fazlasını kapsayacağı belirtiliyor. Bu madde, seçmenin istediği adaya oy verme hakkını sınırlandırdığı gerekçesiyle Orbán karşıtları arasında da eleştirilere yol açtı.
Orbán’ın kurduğu sistem tersine çevriliyor
Orbán’ın 2010’da iktidara gelmesinin ardından Fidesz, parlamentodaki üçte iki çoğunluğunu kullanarak 2011’de yeni bir anayasa hazırlamıştı. Bu süreçte yargı, medya, savcılık ve diğer bağımsız kurumların yönetimlerine partiye yakın isimler atanmıştı.
Eleştirmenler, Orbán’ın seçimleri kaybetmesi halinde bile Fidesz’in devlet kurumları üzerindeki etkisini korumasını sağlayacak bir sistem oluşturduğunu savunuyordu.
Magyar hükümeti ise şimdi yine parlamentodaki üçte iki çoğunluğa dayanarak bu sistemi tersine çevirmeye çalışıyor. Hükümetin son dönemde kamu medyası ve güvenlik kurumlarında da kapsamlı değişikliklere gittiği belirtiliyor.
Tisza Partisi, iki veya üç yıl içinde tamamen yeni bir anayasa hazırlanmasını planlıyor. Magyar, yeni anayasanın hazırlanma sürecine halkın da katılacağını ve çalışmaların sonbaharda başlayacağını açıkladı.
Nisan ayındaki seçim yenilgisinin ardından kamuoyu önünde çok az görünen Orbán ise oylama sırasında Dünya Kupası’nı izlemek üzere ABD’deydi. Fidesz parlamento grup başkanı Gergely Gulyás da oylamanın ardından görevinden istifa etti.

