Avrupa Parlamentosu bağlayıcılığı olmayan Türkiye Raporu’nun taslağını görüşmeye başlıyor. Raporun son hali 17 Haziran’da oylamanın ardından şekillenecek
Avrupa Parlamentosu (AP), sert eleştiriler içeren Türkiye Raporu taslağını bugün görüşüyor.
BBC Türkçe‘de Güven Özalp imzasıyla yayınlanan habere göre, AP’nin İspanyol üyelerinden Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan belge, 17 Haziran’da yapılacak oylamanın ardından nihai halini alacak.
Üyeleri halk tarafından doğrudan seçilen ve Avrupa Birliği’nin (AB) yasama organı olarak görev yapan AP’nin raporlarının bağlayıcılığı yok.
Türk vatandaşlarının Schengen vizesine erişimi Türkiye ile AB arasındaki önemli konu başlıkları arasında yer almayı sürdürüyor. AP belgesinde de bu konu geniş şekilde işlendi.
Taslak belgede, Türkiye’ye vize muafiyeti için gerekli olan son altı kriteri yerine getirme çağrısı yapılıyor:
“AP, Türk hükümetini vize serbestleştirme diyaloğunun yeniden başlatılmasını engelleyen kalan engelleri gidermeye çağırırken aynı şekilde AB Konseyi’ni de bu adımlar atıldıktan sonra kendi payına düşeni yapmaya çağırır.”
Belgede, “talepteki belirgin artış ve sistemin kötüye kullanılması endişesi nedeniyle Türk vatandaşlarının AB üye ülkelerine vize başvurularında sorunlarla karşı karşıya kalmasından duyulan üzüntü” dile getiriliyor.
Vize kolaylaştırma adımlarına destek veren ve üye ülkelere bu konuyla bağlantılı kaynak artırımı çağrısı yapan AP’nin bu yıl hizmet pasaportlarına atıf yapması dikkat çekti:
“AP, Türk hükümetinin, tüm nüfusa fayda sağlayabilecek bir çerçeve oluşturmak için gerekli adımları atmazken sayıları bilinmeyen hizmet pasaportlarını suistimal etmesinden üzüntü duymaktadır.”
Yargıda çifte standart iddiası
Türkiye’deki yargı sistemi ve uygulamalar başından bu yana AP’nin her yıl sert şekilde eleştirdiği unsurlar arasında.
Bu durum bu yılki belge için de değişmedi.
AP, “Türkiye’de hukukun üstünlüğünün ciddi şekilde aşınmaya devam etmesi ve yargı bağımsızlığının bulunmaması konusunda derin endişelerini” dile getirdi.
Belgede, “AP, yargı sistemindeki tarafsızlık ve bağımsızlık eksikliğini ve çifte standartların yaygın olarak uygulanmasını esefle karşılamaktadır” denildi.
Taslak belgeye, “hükümet destekçilerine muhalefet üyeleriyle aynı şekilde davranılmadığı” notu düşüldü.
Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındakiler de dahil olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasını isteyen AP, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun dava sürecini eleştirdi ve tutukluluk halini bir kez daha kınadı.
Dikkat çeken laiklik vurgusu
AP’nin beş yıl aradan sonra laiklikle ilgili bir vurgu yapması dikkat çekti:
“AP, Türk makamlarının, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’da güvence altına alınmış laik temelleriyle bariz bir tezat oluşturan, dini bir yaklaşıma dayalı geriletici bir ahlak gündemini toplumun her kesimine aşılama biçiminden duyduğu endişenin giderek arttığını ifade eder.”
Bu eğilimin, “mevzuatta, siyasi söylemde, eğitimde, kültürel yaşamda ve medyada gözlemlenebildiği ve bu durumun laikliğin, çoğulculuğun ve temel özgürlüklerin aşınmasına ilişkin ciddi endişeler uyandırdığı” belgeye yansıtılan vurgular arasında yer aldı.
AP, en son 19 Mayıs 2021’de kabul edilen Türkiye Raporu’nda laiklik vurgusu yapmıştı.
‘Terörsüz Türkiye’ desteği
AP belgesinde, “PKK’nın feshedileceğinin duyurulması gibi önemli gelişmelerin önünü açan” ve halen devam eden “Terörsüz Türkiye” girişimi kapsamında Türk makamlarının ve siyasi partilerin çabaları takdirle karşılandı.
Bununla birlikte AP, süreçte zamanında ve kararlı adımlar atılamadığı görüşünde.
Bu durumun “süreci daha kırılgan ve dış gelişmelere karşı daha savunmasız hale getirdiği, daha fazla kutuplaşmaya zemin hazırladığı” AP’nin tespitleri arasında yer alıyor.
Bakan Gürlek’e yaptırım çağrısı
Rapor taslağında Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısı yapılması Türkiye’de tartışmaya neden oldu.
Rapor taslağında, “demokratik gerileme göz önüne alınarak” insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’nin işletilmesi talebi yer alıyor.
Belgede, “Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek gibi isimler yer almaktadır” ifadeleri kullanıldı.
AP’nin çağrısı ilgili kişilerin AB’deki varlıkların dondurulması odaklı. AP ilk kez spesifik isim belirtse de kısıtlayıcı önlem çağrısı ilk değil.

