ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yapılacak İsrail seçimlerinde Başbakan Binyamin Netanyahu’yu desteklediğini açıkladı fakat ABD’li yetkililere göre Trump’ın bazı danışmanları, Orta Doğu’daki yeni fırsatlar için seçimlerde Netanyahu’nun rakiplerinin kazanmasını istiyor
Axios’a konuşan ABD’li yetkililer, Trump’ın Netanyahu’ya verdiği desteğe rağmen yönetimindeki bazı isimlerin İsrail’de farklı bir hükümetin ABD’nin bölgesel hedefleri açısından daha elverişli olabileceğini değerlendirdiğini belirtti.
Trump’ın Netanyahu ile yakın ama çalkantılı ilişkisi
Trump, bugüne kadar Netanyahu dışında bir İsrail başbakanıyla çalışmadı ve seçimde yarışan diğer adayların hiçbirini şahsen tanımıyor. İki lider, yakın ancak sık sık gerilim yaşayan bir ilişki kurdu.
Trump’ın danışmanlarından biri, başkanın Netanyahu’ya bakışını anlatırken “O, tanıdığı şeytan” ifadesini kullandı.
Trump, haftalar süren tereddüdün ardından pazar günü Netanyahu’ya destek verdi. ABD Başkanı, Netanyahu’nun seçimi kaybetmesinin ABD-İsrail ilişkileri açısından sonuçları olabileceğini de öne sürdü.
ABD’li bir yetkili, sonuç ne olursa olsun bu desteğin Trump açısından kazan-kazan durumu yarattığını söyledi.
Netanyahu kazanırsa: Ya da geçici başbakan olarak görevde kalırsa Trump, Netanyahu’yu siyasi açıdan yeniden ayağa kaldıranın kendisi olduğunu ileri sürebilir. Bu durumdan doğan nüfuzunu, İsrail’den taviz koparmak için kullanabilir.
Netanyahu kaybederse: Rakipleri hükümet kurarsa İsrail’in yeni yöneticileri de Trump’la iyi ilişkiler geliştirmek için güçlü nedenlere sahip olacak. Trump’ın rakiplerine karşı Netanyahu’yu desteklemesi kısa sürede ikincil bir ayrıntıya dönüşebilir.
Trump’ın danışmanları Netanyahu’ya destek verilmesine karşı çıktı
Görüşmelere yakın kaynaklara göre Trump’ın en yakın danışmanlarının çoğu, başkanın Netanyahu’yu destekleme kararına karşı çıktı.
Bu isimler, Trump’ın İsrail seçimlerine müdahil olmaması gerektiğini düşünüyordu.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bu hafta seçimle ilgili sorulara yanıt verirken Trump’ın tutumunu izlemeyi reddetti. Vance, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Netanyahu’ya saldırmıyorum, Netanyahu’yu desteklemiyorum. Sonuçta önemli olanın başkanın desteği olduğunu düşünüyorum” dedi.
Vance, yabancı ülkelerdeki seçimlere müdahil olmayacağını söyledi
Nisan ayında Macaristan’da eski Başbakan Viktor Orban’ın seçim yenilgisinden yalnızca birkaç gün önce kendisine destek veren Vance, artık yabancı ülkelerdeki seçimlere müdahil olmayacağını söyledi.
Vance, İran savaşı sırasında Netanyahu’dan hayal kırıklığına uğrayan üst düzey Trump yönetimi yetkilileri arasında yer alıyor. Bu değerlendirme, söz konusu isimlerin düşüncelerini bilen kaynaklara dayandırıldı.
Vance ve diğer üst düzey danışmanlar, Netanyahu’nun savaş öncesinde Beyaz Saray’a sunduğu değerlendirmelerin yanlış olduğuna inanıyor. Bu durum, Netanyahu’nun Trump’ın bölgesel hedeflerini gerçekleştirmek için hala en uygun ortak olup olmadığına ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
İran savaşı sonrası Trump’ın önünde kritik karar var
İsrail seçimleri ve ABD’deki ara seçimler tamamlandıktan sonra Trump, Orta Doğu politikası açısından belirleyici bir kararla karşı karşıya kalacak: Netanyahu’yla birlikte İran’a karşı yeni ve büyük çaplı bir askeri operasyon düzenleyip düzenlememek.
Netanyahu yeni bir operasyon için harekete geçmeye istekli. Ancak seçim sonuçları Trump’ın kararını veya en azından büyük çaplı çatışmaların yeniden başlamasının zamanlamasını etkileyebilir.
Trump ayrıca İran savaşını geride bırakmak ve kapsamlı bir diplomatik gündeme yönelmek istiyor. Bu gündem, Gazze barış planının uygulanmasını, İsrail ile Lübnan ve Suriye arasında anlaşmalar yapılmasını ve nihayetinde İsrail ile Suudi Arabistan arasında tarihi bir barış anlaşmasına varılmasını içeriyor.
Trump’ın bu hedeflerde ilerleme sağlayıp sağlayamayacağı kısmen İsrail’i kimin yöneteceğine ve salı günkü oylamanın ardından nasıl bir koalisyonun ortaya çıkacağına bağlı olacak.
Trump’ın ekibinde Netanyahu’ya yönelik rahatsızlık artıyor
Son altı ayda Trump’ın üst düzey danışmanlarından bazıları, bölgesel öncelikler konusunda Netanyahu’dan giderek daha fazla rahatsızlık duymaya başladı.
Gazze: Trump’ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Netanyahu’nun başkanın barış planının uygulanmasını ilerletme konusundaki isteksizliğinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
Suriye: ABD’nin Ankara BüyükelçisiTom Barrack da Netanyahu hükümetinin Şam’a yaklaşımı ve İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarını sürdürmesi konusunda benzer kaygılar taşıyor.
Lübnan ve Batı Şeria: ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ekibinin Netanyahu ile ilişkileri daha iyi fakat bu ekip, İsrail’in Lübnan hükümetini güçlendirmek için daha fazlasını yapabileceğini düşünüyor.
Rubio ve ekibi ayrıca Netanyahu’nun Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarını engellemek için yeterli adım atmamasından rahatsızlık duyuyor.
Bazı ABD’li yetkililer, Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortaklarının yer almadığı yeni bir İsrail hükümetiyle çalışmanın daha kolay olabileceğini düşünüyor.
Anketler Netanyahu’nun koalisyonunun çoğunluğu kaybedebileceğini gösteriyor
İsrail’in üç büyük televizyon kanalı, seçim öncesindeki son anketlerini cuma günü yayımladı. Anketlerin tamamı, Netanyahu’nun koalisyonunun parlamentoda çoğunluğun oldukça gerisinde kalacağını gösterdi.
Üç anket de Netanyahu’nun ittifakına 120 sandalyeli Knesset’te yalnızca 50 sandalye öngördü. Bu sayı, mevcut koalisyonunun sahip olduğu sandalye sayısından 17 daha az. Halihazırda 32 sandalyeye sahip olan Netanyahu’nun Likud Partisi’nin ise yalnızca 20 sandalye kazanacağı tahmin edildi.
Anketler, eski askeri yetkili Gadi Eisenkot’un muhalefet bloğuna 52 ila 56 sandalye öngördü. İki Arap İsrailli partiye ise toplam 14 ila 16 sandalye tahsis edildi. Kanal 11’in anketinde, iki blokla da bağlantısı bulunmayan yedek askerler partisinin dört sandalye kazanacağı tahmin edildi.
Netanyahu yanlısı Kanal 14 ise haftanın başında yayımladığı ankette Netanyahu’nun bloğuna 60, Likud’a da 30 sandalye öngörerek diğer kanallardan belirgin biçimde ayrıldı.
İsrail’de siyasi çıkmaz ihtimali güçleniyor
Anketler, İsrail’de siyasi bir çıkmaz yaşanabileceğine işaret ediyor. Ne Netanyahu’nun ne de Eisenkot’un hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşabileceği kesin görünüyor.
Eisenkot’un hükümet kurabilmesi için Arap İsrailli partileri koalisyonuna dahil etmesi gerekiyor, Eisenkot bunu daha önce reddetti. Bir diğer seçenek, bu partilerin dışarıdan desteğini alan bir azınlık hükümeti kurmak fakat Eisenkot’un olası ortaklarından bazıları da bu seçeneğe karşı çıkıyor.
Netanyahu ile rakiplerinin bir ulusal birlik hükümeti kurması ise son derece düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Taraflardan hiçbiri hükümet kurmak için gereken çoğunluğu sağlayamazsa İsrail yeniden seçime gitmek zorunda kalabilir. Böyle bir durumda Netanyahu, geçici başbakan olarak görevini sürdürebilir.
Salı günkü seçim, Trump’ın Orta Doğu gündemine daha açık bir hükümetin kurulmasını sağlamak yerine ABD Başkanı’nı siyasi açıdan zayıflamış bir Netanyahu ile baş başa bırakabilir.
Seçim aynı zamanda İsrail siyasetini uzun süreli yeni bir krizin içine sürükleyebilir.

