Fransa’da geçen hafta sonu yaşanan şiddet olaylarının ardından 70 bin polis ve jandarma görevlendiriliyor. Hayat pahalılığına karşı eylemler büyürken gösteri yasakları, öğrenci hareketinin talepleri ve güvenlik güçlerinin müdahalesi tartışma yaratıyor
Fransa’da hükümet, geçen hafta sonu protestolar sırasında yaşanan şiddet ve yağma olaylarının tekrarlanmaması içinbugün ülke genelinde 70 bin polis ve jandarmayı görevlendiriyor. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’nin açıkladığı sayı, 17 Ekim’deki eylemlerde görevlendirilen personelden 10 bin fazla. Güvenlik önlemleri kapsamında yaklaşık 15 tazyikli su aracı ve jandarmaya ait 20 zırhlı aracın yanı sıra helikopterler, insansız hava araçları ve özel birlikler de kullanılabilecek.
Le Monde’un haberine göre hükümet, geçen hafta güvenlik önlemlerinin yetersiz kalması nedeniyle 3 binden fazla işyerinin zarar gördüğü veya yağmalandığı olayların tekrarlanmasını önlemeye çalışıyor. Ancak gazete, bugünkü güvenlik planının olağanüstü boyutlarda olmadığını, 14 Temmuz kutlamaları ile Fransa-İspanya Dünya Kupası yarı finalinin aynı güne denk geldiği dönemde de benzer ölçekte bir operasyon yürütüldüğünü aktarıyor. Eylül 2025’teki “Her şeyi durduralım” hareketinin en yoğun gününde ise 80 bin güvenlik görevlisi sahaya çıkmıştı.
Sarı Yelekliler 700’den fazla eylem planlıyor
Hükümetin verilerine göre geçen hafta sonu ülke genelinde 550 bin kişi gösterilere katıldı. Sarı Yelekliler hareketi, bugün için 700’ü aşkın eylem planladı; bunların 500’ünün gösteri olması bekleniyor. Hareketin yayımladığı plana göre 86 kavşak, 21 akaryakıt istasyonu, iki petrol deposu, 33 tren istasyonu, üç liman, 17 köprü ve 17 ücretli otoyol geçiş noktasında eylemler düzenlenmesi öngörülüyor.
Başbakan Sébastien Lecornu, cuma günü yaptığı açıklamada şiddet tehdidinin yüksek olduğunu söyledi. Hükümet, aşırı sol grupların yanı sıra protestolardan yararlanarak yağma yapabilecek kişilere karşı da önlem alacağını duyurdu.
Paris’te sendikalar güzergâh yasağına karşı
Güvenlik önlemleri, gösterilerin nerede yapılacağı konusunda hükümet ile sendikaları karşı karşıya getirdi. Paris Emniyet Müdürlüğü, sendikalarla perşembe günü üzerinde uzlaşıldığı belirtilen Bastille ile Nation meydanları arasındaki yürüyüş güzergâhını cuma günü yasakladı. Yetkililer, geçen hafta sonu yağmanın hedefi olan işyerlerinin bulunduğu bölgelerde kamu düzeninin bozulabileceğini savundu.
Polis bunun yerine başkentin çeperinde, Porte d’Italie ile Porte de Vincennes arasında bir güzergâh önerdi. Sendikalar isebu değişikliği kabul etmedi. CGT sendikasının Paris eş sekreteri Karl Ghazi, önerilen güzergâhın güvenliğinin sağlanamayacağını belirtti. Sendikalar karara idare mahkemesinde itiraz ederken yürüyüşü planlandığı gibi Bastille’den başlatma kararını korudu.
CFDT sendika konfederasyonu genel sekreteri Marylise Léon, gösteri yasaklarının toplumsal öfkeyi artırabileceğini söyleyerek Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u yetkilerini kötüye kullanmakla eleştirdi. Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi de yasakların daha fazla kaosa yol açabileceğini savundu.
Kısıtlamalar ülkenin diğer kentlerinde de uygulanıyor. Lyon’un merkezindeki geniş bir bölge gösterilere kapatılırken geçen hafta 150’den fazla işyerinin zarar gördüğü ve turizm ofisinin ateşe verildiği bildirildi. Marsilya’da başlangıçta bütün gösteriler yasaklandı ancak sendikaların düzenleyeceği yürüyüşe istisnai izin verildi. Nîmes’de de cuma günü gösteri yasağı getirildi. Bazı kentlerde ise yasaklar idare mahkemelerinin kararlarıyla askıya alındı.
Öğrencilerden eğitim sistemine itiraz
Yaklaşık bir ay önce Créteil’de bir lisede başlayan öğrenci eylemleri, öğretmen eksikliği ve kötü durumdaki okul binalarına yönelik tepkilerle ortaya çıktı. Hareket, zamanla hayat pahalılığına karşı daha geniş protestolarla birleşti.
Macron, cuma günü öğrenci örgütlerinin yaklaşık 20 temsilcisiyle Élysée Sarayı’nda iki buçuk saat süren bir görüşme yaptı. Cumhurbaşkanının çevresinden yapılan açıklamaya göre Macron, yükseköğretime yerleştirmede kullanılan Parcoursup sisteminin kapsamlı biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Öğrenciler ise okulların yenilenmesini, daha iyi eğitim koşullarını ve Parcoursup sisteminin kaldırılmasını talep ediyor. Eylemlerini sürdürme kararı alan öğrenci temsilcilerinin pazartesi günü Başbakan Lecornu ile görüşmesi bekleniyor.
Macron üzerindeki siyasi baskı artıyor
Macron ve hükümeti, cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık altı ay kala büyüyen kriz karşısında kontrolü yeniden sağlamaya çalışıyor. Geçen haftaki olayların ardından güvenlik politikaları tartışmaya açılırken hükümetin istihbarat birimleri de şiddetin boyutunu önceden öngöremedikleri gerekçesiyle eleştiriliyor.
Le Monde’un aktardığına göre Paris polisinin istihbarat birimi, başkentteki yürüyüşe 60 bin ila 120 bin kişinin katılabileceğini tahmin ediyor. Raporda 300 ila 600 aşırı sol militanın yanı sıra banliyölerden ve yoksul mahallelerden yüzlerce gencin de eylemlerde yer alabileceği belirtiliyor.
Macron, şiddet olaylarından organize aşırı sol grupları sorumlu tutuyor. Ancak Le Monde’un analizinde, bu grupların mevcut protesto hareketini yönlendirecek kapasiteye sahip olduğu iddiasının tartışmalı olduğu vurgulanıyor. LFI ise aşırı sol bir örgüt olmamasına rağmen farklı protesto çevreleri arasında siyasi bir çatı işlevi görüyor. Parti, yaklaşan seçimler öncesinde toplumsal muhalefetle bağını korumaya çalışırken şiddet olayları karşısında da siyasi bir denge kurmak zorunda.
Orléans’da aşırı sağa karşı gösteri
Cumartesi gününün bir diğer kritik adresi, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin kongresine ev sahipliği yapan Orléans.
Kongreye pazar gününe kadar 10 bin kişinin katılması bekleniyor. Buna karşılık yaklaşık 50 örgütün çağrısıyla düzenlenen ırkçılık, faşizm ve emperyalizm karşıtı gösteriye 20 bin ila 30 bin kişinin katılacağı tahmin ediliyor. Kentte yaklaşık 3 bin güvenlik görevlisi konuşlandırılacak.
Fransa’daki protestolar, kamu hizmetlerindeki gerileme, konut maliyetleri, kamu harcamalarındaki kesintiler ve hayat pahalılığına yönelik daha geniş toplumsal hoşnutsuzluğun parçası. Benzer taleplerle hafta sonu İtalya, Avusturya, İspanya, Portekiz, İrlanda ve Arnavutluk’ta da gösteriler düzenlenmesi bekleniyor.

