Küresel enerji piyasalarında tarihi bir kırılma yaşanabileceğine dair uyarılar giderek güçleniyor. The Wall Street Journal tarafından yayımlanan analizde, Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışının sekteye uğraması nedeniyle dünyanın 1970’lerden bu yana en ciddi enerji krizlerinden birine girebileceği vurgulandı.
Petrol ve doğalgaz sevkiyatının büyük bölümünün geçtiği kritik enerji koridorunda yaşanan aksama, yalnızca enerji fiyatlarını değil, küresel ekonomi dengelerini de sarsabilecek bir zincirleme etki yaratma potansiyeli taşıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz küresel petrol akışını tehdit ediyor
Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim enerji piyasalarında büyük bir şok dalgası oluşturdu.
Uzmanlara göre boğazdaki sevkiyatın birkaç gün daha ciddi şekilde aksaması durumunda günlük milyonlarca varillik petrol arzı piyasadan çekilebilir. Bu da petrol fiyatlarının kısa sürede sert şekilde yükselmesine neden olabilir.
Son günlerde petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması, piyasalarda panik havasını artırmış durumda.
Enerji piyasalarında “tarihi şok” uyarısı
Enerji analistleri yaşanan gelişmelerin modern enerji tarihinde çok nadir görülen büyüklükte bir arz kesintisi riski taşıdığını belirtiyor.
Küresel üretimde olası bir düşüşün devam etmesi halinde petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceği konuşuluyor. Bazı piyasa aktörleri varil fiyatının 150 dolara kadar yükselebileceğini öngörüyor.
Bu senaryo gerçekleşirse, akaryakıt fiyatlarından gıda üretimine kadar birçok sektörde maliyet artışları görülebilir.
Avrupa ve Asya için büyük risk
Krizin en ağır etkisinin Avrupa ve Asya ekonomilerinde hissedilmesi bekleniyor.
Özellikle enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı ülkeler için bu durum ciddi bir ekonomik baskı oluşturabilir.
Enerji fiyatlarındaki artış:
sanayi üretimini,
elektrik maliyetlerini,
tarımsal üretimi,
küresel enflasyonu
doğrudan etkileyebilir.
Uzmanlara göre enerji krizinin uzun sürmesi durumunda dünya ekonomisinde yeni bir stagflasyon riski bile gündeme gelebilir.
Katar detayı dikkat çekti
Krizin en dikkat çekici yönlerinden biri ise doğalgaz piyasasındaki gelişmeler oldu.
Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatçılarından biri olan Katar’daki üretimde yaşanan aksama, küresel LNG arzının önemli bir bölümünü etkiledi.
Bu gelişme Avrupa’da doğalgaz fiyatlarını hızla yükseltirken, Asya’da enerji maliyetlerinin daha da sert artmasına neden oldu.
Enerji uzmanları, LNG tesislerinin yeniden tam kapasiteye dönmesinin haftalar hatta aylar sürebileceğine dikkat çekiyor.
Tarih tekerrür edebilir mi?
1973 petrol krizi, dünya ekonomisinde derin bir resesyona yol açmış ve enerji politikalarını onlarca yıl boyunca şekillendirmişti.
Bugünkü gelişmelerin o döneme benzer bir enerji şoku yaratıp yaratmayacağı henüz net değil. Ancak analistler, enerji piyasalarında oluşan kırılganlığın son yılların en yüksek seviyesine ulaştığı görüşünde.
Küresel piyasalar ise şimdi tek bir sorunun cevabını arıyor:
Enerji akışı yeniden normale dönecek mi, yoksa dünya yeni bir enerji çağının eşiğine mi geliyor?

