Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Suriye kıyılarındaki olası enerji kaynaklarını değerlendirmek üzere 2026’da deniz aşırı (offshore) arama anlaşması imzalamayı planladığını açıkladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Suriye ile 2026 yılında deniz üstü enerji arama anlaşması imzalamayı planladığını duyurdu. Bayraktar, Türk dijital haber platformu GDH’ye verdiği röportajda, iki ülkenin bu yıl başında enerji alanında genel çerçeve iş birliği anlaşması imzaladığını hatırlattı.
Kilis-Halep doğalgaz hattı devrede
Söz konusu anlaşmanın en kritik projelerinden biri olan Kilis-Halep doğalgaz boru hattı, Haziran 2025’te tamamlandı. Hat üzerinden Türkiye’nin, Suriye’ye yıllık 2 milyar metreküp doğalgaz sağlaması bekleniyor.
Bu miktar, Suriye’de yaklaşık 1.300 megavat elektrik üretimine imkan tanıyacak.
Elektrik şebekeleri entegre edilecek
Anlaşma kapsamında ayrıca iki ülkenin elektrik şebekelerini birbirine bağlayacak 400 kilovoltluk yüksek gerilim iletim hattı da yer alıyor. 2026’nın başında devreye alınması planlanan hattın, 500 megavata kadar elektrik ithalatını destekleyeceği belirtiliyor.
7 milyar dolarlık dev yatırım
Türkiye’nin Kalyon Holding ve Cengiz Holding, Katar merkezli UCC ve ABD’li Power International şirketi ile birlikte 7 milyar dolarlık stratejik iş birliği anlaşması da imzalandı.
Bu kapsamda Suriye’nin Treyfi, Zeyzun, Deyrizor ve Mhardeh bölgelerinde toplam 4.000 megavat kurulu güce sahip doğalgaz kombine çevrim santralleri inşa edilecek. Ayrıca Vidyan al-Rabi bölgesinde 1.000 megavatlık güneş enerjisi santrali kurulması planlanıyor.
Doğu Akdeniz’de yeni gerilim riski
Türkiye ile Suriye arasında planlanan deniz üstü enerji anlaşmasının, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ta endişeyle karşılanabileceği değerlendiriliyor.
Atina ve Lefkoşa, bu adımın Ankara ile Şam arasında münhasır ekonomik bölge (MEB) ilanına giden yolu açabileceğinden ve Doğu Akdeniz’de tansiyonu yükseltebileceğinden şüphe ediyor.
Uzmanlara göre, Türkiye-Suriye enerji iş birliğinin derinleşmesi, yalnızca iki ülke ilişkilerini değil, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini de doğrudan etkileyecek nitelikte.

