Ankara’nın hazırladığı yeni deniz yetki alanları yasası Ege’de Atina’yı alarma geçirdi. Atina, Türkiye’nin bu yasal hamle ve askeri hareketlilikle Yunanistan-Kıbrıs-İsrail arasındaki üçlü ittifakı parçalamayı hedeflediğini savunurken, AB müttefiklerinden uluslararası destek aramaya başladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen ve Ankara’ya “Mavi Vatan” kapsamında yeni yetki alanları sağlayacağı öne sürülen deniz yetki alanları yasa tasarısı öncesinde Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim yeniden artırdı.
Yunan basınından To Vima‘nın haberine göre, söz konusu tasarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a geniş hareket alanı sağlayabileceği belirtilirken hem Türkiye’nin iç siyasetinde hem de bölgesel ilişkilerinde tansiyonun yükselebileceği ifade edildi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye-Yunanistan sınırındaki Meriç bölgesinde bulunan sınır birlik komutanlığında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta “oldu bittileri kabul etmeyeceğini” söyledi.
Güler, “Gayri askeri statüde olması gereken adaların silahlandırılmasına yönelik faaliyetler, iyi komşuluk ilişkileri, ittifak ruhu ve uluslararası hukukla bağdaşmamaktadır” ifadelerini kullandı.
Bakan Güler ayrıca Türkiye’nin “maksimalist girişimleri” kabul etmeyeceğini belirtti. Yunan basını bu açıklamanın Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’e yönelik açık bir mesaj olduğunu yazdı.
Atina’dan sert yanıt
Türkiye’den gelen açıklamalara Yunanistan’dan hızlı yanıt geldi.
Yunanistan Savunma Bakanlığı kaynakları tarafından yapılan açıklamada, “Yunanistan egemenlik haklarını uluslararası hukuka tam bağlılıkla kullanmaktadır ve tek taraflı yorumları siyasi oldubittilere dönüştürmeye çalışan revizyonist ve keyfi yaklaşımları kabul etmemektedir” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Yunan Silahlı Kuvvetleri ulusal egemenliği ve ulusal güvenliği korumak amacıyla yüksek operasyonel hazırlık ve caydırıcılık seviyesini kesintisiz şekilde sürdürmektedir” ifadelerine yer verildi.
To Vima’ya göre Doğu Akdeniz’de Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi temelinde yapılmış dört önemli münhasır ekonomik bölge anlaşması bulunuyor.
Bunların; Kıbrıs-İsrail, Kıbrıs-Mısır, Yunanistan-Mısır ve İsrail-Lübnan arasındaki anlaşmalar olduğu belirtildi.
Analizde, “Bölgedeki kıyı devletleri uluslararası hukuk doğrultusunda hareket ederken Türkiye bunun tersine ilerliyor” değerlendirmesi yapıldı.
Ege’de artan hareketlilik
To Vima, üç yıl aradan sonra Türk savaş uçaklarının yeniden Yunanistan’ın hava sahasını ihlal ettiği, bazı durumlarda bu uçakların silahlı olduğu öne sürdü.
Deneyimli askeri çevreler ve analistlere göre Ankara’nın sert söylemlerinin temel nedeni yalnızca Türkiye’nin iç siyaseti değil. Türkiye’nin Yunanistan-Kıbrıs-İsrail üçlü iş birliğini parçalamayı hedeflediği ve hazırlanmakta olan kapsamlı yasa tasarısıyla Ege ve Doğu Akdeniz’deki tüm anlaşmazlıklara ilişkin kendi yaklaşımını ortaya koymaya çalışıyor.
Bu bağlamda Atina kanadının uluslararası hukuka aykırı gördüğü her adıma sert karşılık vermeye hazır olduğu vurgulandı.
Ayrıca Yunanistan’ın Ege ve Akdeniz’deki mevcut dengelerin değişmesi ihtimaline karşı Avrupa Birliği üyesi ülkelerle temaslarını sıklaştırarak uluslararası destek arayışına gireceği belirtildi.

