Tahran başta olmak üzere İran’daki hedeflere düzenlenen hava saldırılarının ardından İran, bölgedeki ABD üslerini hedef aldı. Rusya “nükleer görüşmeler kılıftı” açıklaması yaparken, İngiltere daha geniş çaplı bir bölgesel savaş istemediğini duyurdu
İsrail ve ABD’nin sabaha karşı Tahran başta olmak üzere İran’daki çeşitli hedeflere düzenlediği hava saldırılarının ardından Orta Doğu’da tansiyon hızla yükseldi. Üst düzey bir ABD’li yetkilinin Al Jazeera’ya yaptığı açıklamaya göre saldırılar İran’ın güvenlik ve savunma mekanizmasını hedef alıyor ve operasyonun kapsamının genişlemesi bekleniyor. Gelişmelerin hemen ardından İran’ın bölgedeki ABD varlığını hedef aldığı bildirildi.
Reuters, Bahreyn’de ABD 5. Filosu’na ev sahipliği yapan üsse füze saldırısı düzenlendiğini ve bölgeden dumanlar yükseldiğini aktardı. Bahreyn yönetimi de üssün füze saldırısıyla hedef alındığını doğrularken, Kuveyt, Abu Dabi ve Katar’da da patlama sesleri duyulduğu bildirildi.
Yükselen tansiyonun ardından uluslararası tepkiler ardı ardına geldi. Rusya ve İngiltere’nin üst düzey yetkilileri açıklamalar yaptı.
Rusya: Nükleer görüşmeler sadece kılıftı
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Barış yapıcı yine iş başında. İran’la yapılan görüşmeler sadece bir örtüydü. Bunu herkes biliyordu” ifadelerini kullandı. “Şimdi düşmanın acınası sonunu beklemek için kimin daha fazla sabrı var? ABD henüz 249 yaşında. Pers İmparatorluğu 2 bin 500 yıldan daha uzun süre önce kuruldu” dedi.
“100 yıl sonra ne olacağını görelim…” diye ekledi.
İsrail, operasyonu İran’daki “rejimin oluşturduğu varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak” amacıyla başlattığını açıklarken, ABD Başkanı Donald Trump da Amerikan güçlerinin “Amerikan halkını korumak ve İran rejiminden kaynaklanan yakın tehditleri ortadan kaldırmak” amacıyla “büyük çaplı muharebe operasyonları” başlattığını duyurdu. İran ise meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu ve karşılık vereceğini belirtiyor.
Saldırılar, İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin Umman arabuluculuğunda sürdüğü bir dönemde geldi. Cenevre’de yapılan yeni tur görüşmeler perşembe günü sona erdi.
Geçen yıl haziran ayında ABD, İsrail ile İran arasında 12 gün süren savaşın sonlarına doğru İran’daki üç nükleer tesisi vurmuştu.
İngiltere: Bölgesel savaş istemiyoruz
Saldırıların ardından İngiltere’den de açıklama geldi. Üst düzey bir yetkilinin yaptığı açıklamada ‘ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından daha geniş çaplı bir bölgesel çatışma görmek istemiyoruz. Bölgedeki Birleşik Krallık vatandaşlarının güvenliği acil önceliğimizdir ve kendilerine 7 gün 24 saat konsolosluk desteği sağlayacağız’ ifadelerine yer verildi.
Başkenti vurulan Suudi Arabistan’dan kınama
Suudi Arabistan cumartesi günü İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn dahil olmak üzere Körfez ve Orta Doğu’daki çeşitli ülkelere yönelik saldırılarını kınadı. Sabah saatlerinde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’dan patlama sesleri geldiği bildirilmişti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan, İran’ın BAE, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Ürdün’ün egemenliğine yönelik açık saldırganlığını ve ihlallerini kınamaktadır” denildi. Açıklamada, söz konusu ülkelerle tam dayanışma içinde olunduğu belirtilerek, uluslararası hukukun bu şekilde ihlal edilmeye devam etmesi halinde ağır sonuçlar doğabileceği uyarısında bulunuldu.
Dünyadan ilk tepkiler
Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas gelişmeleri “tehlikeli” olarak nitelendirdi ve sabah saatlerinde İsrail Dışişleri Bakanı ile görüştüğünü açıkladı. X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Sivillerin korunması ve uluslararası insancıl hukuk önceliğimizdir” dedi.
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından “derin endişe” duyulduğunu belirterek tüm taraflara “azami itidal” çağrısında bulundu ve siviller ile sivil altyapının korunmasını istedi.
Malezya Başbakanı Anwar Ibrahim, ABD ve İsrail saldırılarının “Orta Doğu’yu felaketin eşiğine getirdiğini” söyledi. Washington ve Tahran’a “daha fazla tırmanış yerine diplomatik bir çıkış yolu arama” çağrısı yaptı.
Slovenya Cumhurbaşkanı Nataša Pirc Musar, gelişmeleri “büyük endişeyle” takip ettiğini belirtti. X’te yaptığı paylaşımda, “Bölgesel gerilimin ciddi biçimde tırmandığına ve bunun Orta Doğu’da barış ile istikrarı tehlikeye attığına tanıklık ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Tahran yönetiminin “şiddet içeren bir senaryoyu önlemek için her türlü fırsata sahip olduğunu” savundu. Açıklamada, “İran halkına güvenlik, refah ve özgürlük; Orta Doğu’ya ise istikrar ve refah diliyoruz” denildi.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ülkesinin “İran’ın nükleer silah elde etmesini önlemek için ABD’nin attığı adımları desteklediğini” söyledi. X’te yaptığı paylaşımda ayrıca “Avustralya, baskıya karşı mücadele eden cesur İran halkının yanındadır” ifadelerini kullandı.
Hindistan’ın İsrail ve İran’daki büyükelçilikleri ise vatandaşlarına “azami dikkat” çağrısında bulunarak zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınmalarını ve gelişmeleri yakından takip etmelerini tavsiye etti.
Uluslararası tepkiler gelmeye devam ediyor.

