Berlusconi döneminin “bunga bunga” skandalında mahkum olan Nicole Minetti’ye verilen cumhurbaşkanlığı affı, İtalya’da siyasi krize dönüştü. Muhalefet Adalet Bakanı Carlo Nordio’nun istifasını talep ediyor
Geride kalan yıllarda hayatını kaybeden Başbakan Silvio Berlusconi’nin “bunga bunga” skandalı, İtalya’nın siyasi gündemine yeniden taşındı ve Başbakan Giorgia Meloni’nin adalet bakanlığını sarsıyor.
Politico‘nun haberine göre krizin fitilini, Sardunya’daki Villa Certosa’da Berlusconi’nin düzinlerce kadının katıldığı ünlü gecelerine kadın temin etmekten mahkum edilen eski diş teknisyeni Nicole Minetti’ye yapılan cumhurbaşkanlığı affı ateşledi. Minetti, bu yılın başında insani gerekçeyle — hasta bir çocuğuna bakmak amacıyla — cumhurbaşkanlığı affından yararlandı. Ancak affın gerekçesi siyasi ve kurumsal bir baş ağrısına dönüşünce muhalefet, sağcı Meloni’yi Adalet Bakanı Carlo Nordio’yu görevden almaya zorluyor.
Meloni ise bakana açıkça sahip çıktı. “Nordio’ya güveniyorum” diyen başbakan, “herhangi bir istifa ihtimalini” kesinlikle dışladı.
Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella’nın ofisi, affı şubat ayında resmi olarak onaylamıştı; ancak başvuruyu destekleyen belgelerle ilgili usulsüzlük şüpheleri gündeme gelince adalet bakanlığından acil açıklama istedi. İtalyan makamları soruşturma kapsamında Interpol’ü de devreye soktu. İl Fatto Quotidiano gazetesi ise affın alınması için sunulan belgelerin bir bölümünün eksik ya da hatalı olabileceği yönündeki şüpheleri kapsayan bir araştırma yayımladı.
Ne olmuştu?
Berlusconi tarafından keşfedilip Milano’da belediye meclisine taşınan Minetti, “Ruby” olarak bilinen reşit olmayan bir gece kulübü dansçısıyla cinsel ilişki iddiasıyla yargılanan Berlusconi’nin uzun soluklu yargı sürecinin merkezine oturdu.
Yıllarca süren hukuki mücadelelerin ardından Minetti, fuhuş aracılığı ve zimmet suçlarından hapis cezasına çarptırıldı. Aradan geçen yıllarda Uruguay’da yeni bir yaşam kuran ve zengin restoran zinciri Cipriani hanedanının varisi olan yeni bir partnerle birlikte olan Minetti, evlat edindiği çocuğunun uzman hastane bakımına ihtiyaç duyduğunu öne sürerek insani gerekçelerle af talep etti.
Adalet bakanlığı talebi, Milano Başsavcılığı’ndan bilgi doğrulaması ve hukuki görüş aldıktan sonra uygun buldu ve dosyayı nihai onay için Cumhurbaşkanlığı’na iletti. Sonrasında ise İtalyan medyasının çocuğun doğumda terk edildiğine ilişkin anlatıya şüpheyle yaklaşan haberlerinin üst üste gelmesiyle affın siyasi bedeli hızla yükseldi.
Minetti iddiaları “temelsiz ve zarar verici” olarak nitelendirerek reddetti.
Avukatı Emanuele Fisicaro, Politico’ya “mahkeme belgelerinin medyada yer alan tüm iddiaları çürüttüğünü” söyledi. Hükümet yetkilileri ise kararın o an mevcut belgelere dayandırıldığını savunuyor.
İtalya solundan tepki geldi
Muhalefet bu açıklamayla yetinmedi. Sol eğilimli Yeşil ve Sol İttifak’ın lideri Nicola Fratoianni, “Nordio’nun görevi döneminde bir kez daha kurumsal, siyasi ve etik bir felaketle karşı karşıyayız” dedi.
Popülist 5 Yıldız Hareketi de sert bir tutum sergiledi. Eski savcı ve adalet komitesi başkanvekili olan milletvekili Federico Cafiero De Raho yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Nordio, bakanlığının Minetti affını nasıl yürüttüğünü açıklamalı ve daha fazla hasar vermeden kenara çekilmelidir.”
Adalet Bakanlığı, Nordio’nun istifa çağrılarını reddederek bakanın kendisine sunulan belgelere dayanarak usulüne uygun davrandığını ve görevden çekilmesi için herhangi bir gerekçe bulunmadığını savundu. Bakanlığın basın ofisi Minetti davasındaki sorumluluğunu da sınırlı tutarak asıl bilgi doğrulama görevinin savcılık, nihai onayın ise cumhurbaşkanlığına ait olduğunu vurguladı ve “hiçbir koşulda affın geri alınmasına yol açacak yeni bir unsur ortaya çıkmadığını” belirtti.
Siyasi krizlere bir yenisi ekleniyor
Bu tablo, Nordio üzerindeki baskıyı artıran bir dizi ağır yenilginin ardından geliyor. Mart ayında seçmenler, bakanlığın yargı organlarını yeniden düzenlemeye yönelik köklü reformunu referandumda büyük bir farkla reddetti. Bu çarpıcı siyasi yenilginin ardından Nordio’nun şef danışmanı istifa etmek zorunda kaldı.
Meloni’nin yakın isimlerinden Adalet Bakan Yardımcısı Andrea Delmastro Delle Vedove ise mafya bağlantılı isimlerle iş ilişkisi kurduğunun ortaya çıkmasıyla görevden ayrılmak durumunda kaldı. Bakanlık geçen yıl da insanlığa karşı suçlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranan bir Libya generalini serbest bırakıp ülkesine göndererek uluslararası arenada büyük tepki çekti; İtalya şu an bu nedenle ihlal işlemleriyle karşı karşıya.
İktidar koalisyonu içinde bile bazı isimlerin özel olarak kriz yönetiminin giderek zorlaştığını kabul ettiği öğrenildi. İç hükümet meselelerini serbestçe aktarabilmek için anonim kalmak isteyen bir hükümet yetkilisi, martaki iki üst düzey adalet bakanlığı ismi ihracının ardından gergin bir atmosfer hüküm sürdüğünü aktararak Meloni’nin referandumun gölgesinde baskı altında kaldığını ve “her şeyin olabileceğini” söyledi.
Meloni’nin “disiplin ve istikrar” imajı tehlikede
Surrey Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Daniele Albertazzi’ye göre disiplin ve istikrar üzerine kurduğu siyasi kimliği için bu süreç ciddi bir risk oluşturuyor. “Bu skandalla Berlusconi, Meloni’yi köşeye sıkıştırmak için geri döndü” diyen Albertazzi, Meloni’nin Nordio’yu bu zamana kadar korumasını yüksek profilli eski savcıyı kovmanın “çok açık bir başarısızlık itirafı” olacağına ve muhalefete açık bir zafer kapısı aralayacağına bağlıyor. “Bunun yerine durumu nispeten önemsiz göstermeye ve suçu başkalarına yüklemeye çalışıyor. Ama bir kriz peşi sıra geliyor” diye ekleyen Albertazzi, “Onu çok daha uzun süre koruyup koruyamayacağını bilmiyorum” dedi.
Meloni için asıl soru, gelecek yılki seçimler öncesinde ne kadar daha siyasi yıpranmayı göğüsleyebileceği ve Berlusconi’nin mirasının hükümetine ne kadar daha musallat olacağı.

