Avrupa ülkeleri çok sayıda silah üretiyor, ancak bu ateş gücünü koordine etmek için ABD’ye ihtiyaç duyuyor. Bu durum, Donald Trump’ın Amerika’sı olmadan kıta çapında bir savunma planı yapmayı zorlaştırıyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa’nın Amerika olmadan kendini savunabileceği fikriyle açıkça alay ederek, kıtanın ABD’nin kabiliyetleri olmadan çaresiz olduğunu savundu.
Diplomatlar ve analistlerle yapılan görüşmeler bunun nedenini ortaya koyuyor: Avrupa’nın sanayi altyapısı silah, jet, tank ve füze üretebiliyor, ancak istihbarat, lojistik, iletişim ve tüm sistemi birbirine bağlayan komuta-kontrol omurgası için hâlâ büyük ölçüde Pentagon’a dayanıyor.
Politico’nun bildirdiğine göre, bu kabiliyetler olmadan Avrupa’nın Rusya’yı caydırma şansı çok az.
Savunma Komiseri Andrius Kubilius bu hafta, “Amerikan stratejik destek unsurlarını kendi Avrupalı alternatiflerimizle değiştirmeye hazır olmalıyız. Bu bizim stratejik önceliğimiz olmalı” diyerek bunu “bağımsızlıklarına doğru ilk adım” olarak nitelendirdi.
ABD’den ayrışmak zaman alacak ve pahalı olacak
Danimarka Kraliyet Savunma Koleji’ndeki Askeri Operasyonlar Enstitüsü araştırma başkanı Olivier Schmitt, “Tanım gereği hiçbir Avrupa ülkesi ABD’nin yerini dolduramaz” dedi.
Avrupa Birliği bu boşlukların farkında. ABD’nin geri çekilmesi riskini azaltmak amacıyla 2030 Stratejik Pusulası’nda yer alan planlarını kabul etti. Ancak bu projelerin hayata geçirilmesi hâlâ uzun zaman alacak.
Politico’ya konuşan beş diplomat ve dokuz analiste göre Avrupa’nın ABD’ye daha az bağımlı olma çabasını asıl zayıflatan unsur ise kıtanın karmaşık siyasi yapısı.
Avrupa Birliği savunma kararlarında çoğu zaman oybirliği gerekliliği nedeniyle zorlanıyor ve bu durum Kremlin’e yakın Macaristan’a veto gücü veriyor. Üstelik AB ülkeleri daha küçük gruplar halinde organize olsalar bile Norveç, Birleşik Krallık ve giderek daha fazla Kanada gibi üçüncü ülkelerle entegrasyon sağlamaları gerekiyor.
Tam bir kopuşun maliyeti son derece yüksek olacak; Rutte bunun GSYH’nin yüzde 10’una ulaşabileceğini, yani NATO ülkelerinin savunmaya ayırmayı taahhüt ettiği oranın iki katı olacağını tahmin ediyor.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne göre maliyet 1 trilyon dolara ulaşabilir. Avrupa müttefiklerinin yalnızca büyük ABD askeri platformlarını ve personelini değil, aynı zamanda uzay ve çok alanlı istihbarat, gözetleme ve keşif kapasitesindeki açıkları da kapatması ve NATO’nun komuta-kontrol yapısına ABD’nin katkılarını da ikame etmesi gerekecek.
Ancak Avrupa sıfırdan başlamıyor.
Avrupa Havacılık, Güvenlik ve Savunma Sanayileri Birliği Genel Sekreteri Camille Grand, birçok alanda Avrupa’nın zaten iyi alternatiflere sahip olduğunu belirterek, “Vakaların yüzde 98’inde bir Avrupa çözümü var” dedi.
Gözetleme
AWACS olarak bilinen Boeing E-3 Sentry, gözetleme, komuta, kontrol ve iletişimde önemli bir platform olsa da NATO bunun yerine geçecek bir sistem arıyor.
İlk plan ABD yapımı Boeing E-7A Wedgetail radar uçağını satın almaktı. Ancak gizli bir Alman savunma bakanlığı belgesi, Berlin ve bazı NATO ortaklarının 2023’teki bu kararı değiştirerek Avrupa alternatifine yönelmek istediğini gösteriyor.
Belge, Boeing tercihinin fiyat, teslimat süresi, bakım ve sertifikasyon açısından “önemli riskler” yaratacağını belirtiyor.
İsveç’in Saab GlobalEye sistemi alternatiflerden biri. İsveç bu sistemi satın alırken Fransa da Aralık ayında eski E-3F filosunu değiştirmek için iki adet GlobalEye siparişi verdi. Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius, uçağın Bundeswehr için satın alma yarışında “en güçlü aday” olduğunu söyledi.
Hava savunması
Raytheon’un MIM-104 Patriot hava savunma sistemi ABD ve aralarında Ukrayna’nın da bulunduğu 19 Avrupa ülkesi tarafından kullanılıyor. Bu durum ülkeleri ABD tedarikine bağımlı hale getiriyor. Kiev, bu kış Rus füze saldırıları sürerken kritik Pac-3 önleyici füze eksikliği nedeniyle Patriot sistemlerinin atıl kaldığından şikayet etti.
Ancak Avrupa’nın alternatifleri de bulunuyor.
Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP-T benzer kabiliyetlere sahip, ancak muharebe geçmişi daha sınırlı. Ukrayna bu sistemi kullanıyor ve sekiz adet daha bekliyor.
Danimarka geçen yıl Patriot yerine SAMP-T’yi tercih etti.
Hava gücü
ABD ordusunun stratejik hava taşımacılığı için 200’den fazla Boeing C-17 ve taktik taşımacılık için daha da fazla C-130 uçağı bulunuyor. Bu uçaklar Avrupa’daki NATO birlikleri tarafından da kullanılıyor.
Avrupa’nın ise daha yeni Airbus A400M Atlas uçakları var. Almanya yaklaşık 50, Birleşik Krallık ve Fransa ise yaklaşık 20’şer adet kullanıyor ve yeni siparişler veriliyor.
Rusya’ya karşı savunma savaşında hava taşımacılığı ihtiyacının daha sınırlı olabileceği, kara ve demiryolu hatlarının daha kritik olacağı değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu ayrıca kıta içinde asker ve ekipman hareketini kolaylaştırmak için askerî hareketlilik bütçesini 10 kat artırarak 17,7 milyar euroya çıkarmayı önerdi.
ABD’nin en büyük üstünlüğü ise hava yakıt ikmalinde. ABD’nin yaklaşık 450 tanker uçağı bulunurken Avrupa’nın büyük bölümü Airbus A330 MRTT olmak üzere 156 tankeri var.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin bir çalışması, Avrupa ülkelerinin 2011 Libya operasyonu sırasında birçok kabiliyette ABD’ye bağımlı olduğunu ortaya koymuştu.
Uzay
Avrupa’nın askeri uzay kapasitesi sınırlı ve birçok ülke istihbarat ve navigasyon için ABD’ye güveniyor. Harcamaları artırma planları olsa da bunun sonuç vermesi yıllar alacak.
Avrupa’nın yeni Ariane 6 roketi bulunuyor, ancak yalnızca altı kez kullanıldı ve ABD’nin fırlatma kapasitesinin oldukça gerisinde.
CSIS’ten Clayton Swope, “Avrupa’nın hâlâ kat etmesi gereken uzun bir yol var. Uzay ve savunmaya daha fazla ve uzun vadeli yatırım gerekiyor. Şu anda bir irade var gibi görünüyor, belki bir yol bulunabilir” dedi.
AB, Elon Musk’ın Starlink sistemine rakip olması planlanan IRIS² yörünge iletişim sistemini finanse ediyor. Ancak gecikmeler ve maliyet artışları nedeniyle sistemin ancak 2030’da hizmete girmesi bekleniyor.
Secure World Foundation’dan Victoria Samson, “O zamana kadar kaç Starlink, Amazon LEO, Guowang ve Qianfang uydusunun fırlatılmış olacağını düşünün” dedi.
İstihbarat
CSIS’ten Max Bergmann, “ABD’nin sağladığı istihbarat ve hedefleme kabiliyetlerini ikame etmek en zor stratejik destek olacaktır” dedi ve şöyle devam etti:
“Bu sadece uydu ve yüksek teknoloji İHA gibi fiziksel varlıklarla ilgili değil, bu varlıklardan elde edilen bilginin net hedeflere dönüştürülmesi süreciyle de ilgili”
Trump yönetimi döneminde Ukrayna’ya yeni ABD askeri yardımı neredeyse durma noktasına gelmiş olsa da Kiev hâlâ ABD istihbaratına bağımlı. Gerçek zamanlı uydu görüntüleri, Rus saldırılarını önceden tespit etmede kritik rol oynuyor.
Trump geçen yıl istihbarat paylaşımını kısa süreliğine durdurduğunda, Ukrayna ve Avrupa müttefikleri alternatif arayışına girdi.
Ukrayna, Finlandiyalı ICEYE şirketinin uydu verilerine erişim sağlıyor. Bu sistem Polonya, Hollanda, Portekiz ve Finlandiya tarafından da kullanılıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın Ukrayna’nın istihbarat desteğinin yaklaşık üçte ikisini sağladığını açıkladı.
Siyasi sınırlar
ABD’nin NATO içinde güvenilir bir müttefik olarak görüldüğü dönemde bu kabiliyet açıkları daha az sorun yaratıyordu. Ancak artık şüpheler artıyor.
Politico’nun anketine göre Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta ABD’nin güvenilir bir güvenlik ortağı olduğuna dair görüşlerde belirgin düşüş yaşandı.
Ancak Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenebilmesi için savunma pazarlarını birleştirmeleri, silah sistemlerindeki tekrarları azaltmaları, ortak alım yapmaları ve savunma harcamalarını ciddi biçimde artırmaları gerekiyor.
Eski Birleşik Krallık güvenlik bakanı Tom Tugendhat, “Avrupa’nın sorunu para eksikliği değil. Sorun, uyum eksikliği” diye yazdı.

