Fransa ve İspanya’da düzenlenen kitlesel gösterilerin ardından 17 Ekim Cumartesi günü İtalya ve Portekiz’de de protestolar gerçekleştirildi.
Fransa ve İspanya’da hayat pahalılığı, konut krizi ve kamu hizmetlerindeki sorunlara karşı başlayan kitlesel protestoların ardından İtalya ve Portekiz’de de binlerce kişi sokağa çıktı. Milano’da göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşanırken Lizbon’da protestocular kent merkezinde çadır kurdu. Arnavutluk’ta ise hükümet karşıtı gösteriler şiddetlendi.
İtalya’nın Milano kentinde hayat pahalılığına karşı başlayan barışçıl yürüyüş, bazı göstericilerin polise taş ve çeşitli nesneler fırlatmasıyla çatışmaya dönüştü. Maskeli gruplar barikatları ateşe verirken polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. Olaylarda en az iki polis yaralandı, çoğu çocuk yaşta yaklaşık 50 gösterici gözaltına alındı. Başbakan Giorgia Meloni, gösteri yapmanın bir hak olduğunu ancak kentlerin ateşe verilmesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Lizbon’da konut krizine karşı çadır eylemi
Portekiz’in başkenti Lizbon’da ise binlerce kişi yükselen kiraları, düşük ücretleri ve hayat pahalılığını protesto etti. CGTP sendikasının çağrısıyla düzenlenen yürüyüşün ardından yüzlerce gösterici, kentin turistik merkezindeki Rossio Meydanı’nda çadır kurarak gece boyunca eylemlerini sürdürdü. Benzer bir çadır protestosu daha önce Porto kentinde de başlamıştı.
Portekiz’de konut fiyatları 2015-2024 yılları arasında yüzde 124 artarak Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık iki katı hızla yükseldi. Özellikle gençler ve büyük kentlerde yaşayanlar için barınma giderek zorlaşırken protestocular hükümetten kira artışlarını sınırlamasını ve konutlara erişimi kolaylaştırmasını istedi.
Gösterilere katılan 46 yaşındaki sosyal hizmet çalışanı Elena Costa, “Bu ülkeyi ayakta tutan, vergilerini ödeyen insanlar haklarını, özellikle de barınma hakkını kaybediyor. Boğulduğumuzu anlatmak için buradayız” dedi.
İspanya’da bir kadının tahliyesi protestoları tetikledi
İspanya’da ise geçen ay 87 yaşındaki María del Carmen Abascal’ın evinden tahliye edilmesi, ülke genelindeki konut krizinin simgesi haline geldi. Yaşlı kadın, dairesini satın alan yatırım şirketinin talep ettiği yüzde 230’luk kira artışını karşılayamadığı için evinden çıkarılmıştı.
Olayın ardından Madrid’de başlayan protestolarda göstericiler kent merkezinde çadır kurdu. Sosyalist Başbakan Pedro Sánchez’in hükümeti konutlara erişimi kolaylaştırmak için acil önlemler önerdi ancak sağ ve aşırı sağ partiler düzenlemeleri parlamentoda reddetti. Bunun üzerine Sánchez, kasım ayı sonunda erken genel seçime gidileceğini duyurdu.
Fransa’da protestolar ülke geneline yayıldı
Fransa’da ise eylül ayında Paris’in yoksul banliyölerinde öğretmen eksikliği ve okulların kötü koşullarına karşı başlayan öğrenci eylemleri, hayat pahalılığı ve kamu harcamalarındaki kesintilere yönelik ülke çapında protestolara dönüştü.
Cumartesi günü 550 binden fazla kişinin katıldığı gösteriler sırasında bazı kentlerde şiddet olayları yaşandı.
Paris’te mağazalar yağmalanırken Limoges’da tarihi belediye binası ateşe verildi. Reuters’ın 18 Ekim’de aktardığı son bilançoya göre olaylarda bir gösterici hayatını kaybetti, 600’den fazla polis yaralandı ve 2 binden fazla kişi gözaltına alındı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, saldırıların sorumlularının yargılanacağını açıkladı.
Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösteriler şiddetlendi
Avrupa Birliği üyesi olmayan Arnavutluk’ta da aylardır devam eden hükümet karşıtı protestolar hafta sonu yeniden şiddetlendi. Başkent Tiran’da göstericiler polise taş ve molotofkokteyli atarken araçlar ve bazı kamu binaları ateşe verildi. Polis, eylemlerin başlamasından bu yana ilk kez plastik mermi kullandı.
Üniversite harçları, eğitim koşulları ve hayat pahalılığına yönelik tepkilerin büyüttüğü gösterilerde Başbakan Edi Rama’nın istifası istendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ailesiyle bağlantılı tartışmalı bir turizm projesine karşı başlayan protestolar, zamanla hükümete yönelik daha geniş bir harekete dönüştü.
Farklı nedenlerle başlayan ancak benzer ekonomik ve toplumsal talepleri gündeme taşıyan gösteriler, Avrupa genelinde hükümetler üzerindeki baskıyı artırıyor.
Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösteriler şiddetlendi
Avrupa Birliği üyesi olmayan Arnavutluk’ta da aylardır devam eden hükümet karşıtı protestolar hafta sonu yeniden şiddetlendi. Başkent Tiran’da göstericiler polise taş ve molotofkokteyli atarken araçlar ve bazı kamu binaları ateşe verildi. Polis, eylemlerin başlamasından bu yana ilk kez plastik mermi kullandı.
Üniversite harçları, eğitim koşulları ve hayat pahalılığına yönelik tepkilerin büyüttüğü gösterilerde Başbakan Edi Rama’nın istifası istendi. ABD Başkanı Donald Trump’ın ailesiyle bağlantılı tartışmalı bir turizm projesine karşı başlayan protestolar, zamanla hükümete yönelik daha geniş bir harekete dönüştü.
Farklı nedenlerle başlayan ancak benzer ekonomik ve toplumsal talepleri gündeme taşıyan gösteriler, Avrupa genelinde hükümetler üzerindeki baskıyı artırıyor.

