1. Haberler
  2. Dünya
  3. Nicolas Maduro ilk değil: İşte yakın tarihin ‘kaçırılan’ devlet başkanları

Nicolas Maduro ilk değil: İşte yakın tarihin ‘kaçırılan’ devlet başkanları

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Bir devletin, başka bir ülkenin görevdeki liderini doğrudan hedef alarak alıkoyması modern dünyada neredeyse hiç görülmeyen bir eşik. Venezuela’da yaşananlar, egemenlik, savaş ve uluslararası hukukun sınırlarının yeniden tartışmaya açıldığı bir dönüm noktasına işaret ediyor.

Bir devlet başkanının başka bir ülkenin liderini hedef alması, öldürmesi veya kaçırması uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek en uç olaylardan biri.

İlk Çağ ve Orta Çağ’daki kral savaşlarında çok sayıda örneği görülebilecek bu olayın modern dünyadaki emsalleri ise yok denecek kadar az.

Zira BM sözleşmelerine doğrudan aykırı olan bu eylem, hala barıştalarsa iki ülke arasında savaş sebebi sayılabilecek, uç seviyede bir egemenlik ihlali.

Ancak 2026’nın henüz ilk haftasında Amerika Birleşik Devletleri, düzenlediği bir gece yarısı operasyonuyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırarak yargılamak üzere New York’a götürdü.

Venezuela’da yaşananların 20. veya 21. yüzyıldaki bir örneğini bulmak kolay değil.

Modern dönemde devletler, rejim değişikliği istedikleri ülkelerde genelde iç aktörleri kullanma yoluna gitmiş, bunun için darbeleri ve isyanları araçsallaştırmayı seçmişti. Ya da baskının artırıldığı ortamlarda ‘gönüllü ayrılık’ anlatısı inşa edilmişti.

Yine de yakın tarihten benzer operasyonlara ilişkin birkaç emsal bulmak mümkün. Bu örneklerin tamamını ABD ve Batı dünyasının yürüttüğü kaçırma ve teslim alma operasyonları oluşturuluyor.

Oksijen’den Barış Kaygusuz, yakın tarihin devlet başkanı kaçırma operasyonlarından bazılarını derledi.

1) Jean-Bertrand Aristide – Haiti (2004)

Jean Bertrand Aristide, 29 Şubat 2004’te Haiti’de patlak veren silahlı ayaklanma ve güvenlik krizinin ortasında görevden fiilen uzaklaştırıldı.

Aristide, ABD askerlerinin başkent Port-au-Prince’teki başkanlık sarayına gelerek kendisini ve eşini silah zoruyla bir uçağa bindirdiğini, ülkeyi terk etmeye zorlandığını açıkladı. Uçakla önce Orta Afrika Cumhuriyeti’ne, ardından Güney Afrika’ya götürülen Aristide, yaşananları “kaçırılma” olarak nitelendirdi.

ABD yönetimi ise iddiaları reddetti.

Washington, Aristide’in artan şiddet ve isyan ortamında kendi güvenliği için gönüllü olarak ülkeyi terk ettiğini savundu.

Reklam Alanı

Beyaz Saray’a göre bu adım, Haiti’de daha fazla kan dökülmesini önlemek amacıyla atılmıştı.

Ancak Aristide, sonradan yaptığı açıklamalarda istifa etmediğini, imzalatıldığı öne sürülen belgelerin baskı altında alındığını söyledi.

Olay, uluslararası hukuk ve egemenlik tartışmalarının merkezine oturdu.

Bir devletin, başka bir devletin seçilmiş başkanını fiilen ülke dışına çıkarması modern tarihte nadir görülen bir örnek olarak kayda geçti.

Aristide vakası, bugün hâlâ “dış müdahaleyle rejim değişikliği” ve “zorla görevden uzaklaştırma” başlıkları altında en çok atıf yapılan dosyalardan biri olarak anılıyor.

2) Manuel Noriega – Panama (1989)

Manuel Noriega, Aralık 1989’da ABD’nin Panama’yı işgal etmesiyle (Operation Just Cause) iktidardan fiilen düşürüldü. ABD, Noriega’yı uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama suçlamalarıyla ararken, Panama’daki askerî operasyon sırasında Noriega Vatikan’ın Panama’daki büyükelçiliğine sığındı.

Günler süren kuşatma ve yoğun psikolojik baskının ardından teslim oldu.

Teslimiyetin hemen ardından Noriega, Panama makamlarına bırakılmadan ABD tarafından ülke dışına çıkarıldı ve Florida’ya götürüldü.

Burada sivil bir mahkemede yargılandı ve uzun süreli hapis cezasına çarptırıldı.

Washington, Noriega’yı “meşru devlet başkanı değil, suçlu bir diktatör” olarak tanımlayarak süreci savundu.

Ancak vaka, uluslararası hukukta tartışmalı bir örnek olarak kayda geçti.

Fiilen ülkeyi yöneten bir liderin, yabancı bir devlet tarafından zorla ele geçirilip başka bir ülkeye götürülmesi, dış müdahale ve egemenlik ihlali tartışmalarında hâlâ emsal olarak anılıyor.

3) Saddam Hüseyin – Irak (2003)

Saddam Hüseyin, 2003’te ABD öncülüğündeki Irak işgalinin ardından devrildi ve aynı yılın aralık ayında Tikrit yakınlarında bir sığınakta yakalandı.

Operasyon, tamamen ABD güçlerinin kontrolünde yürütüldü; Saddam, yakalanmasının ardından Iraklı yetkililerden ziyade fiilen işgal güçlerinin gözetimine alındı.

Saddam Hüseyin, daha sonra Irak’ta kurulan özel bir mahkemede yargılandı ve 2006 yılında idam edildi.

Süreç teknik olarak bir “kaçırma” olarak tanımlanmasa da, bir devlet başkanının yabancı bir askeri güç tarafından zorla ele geçirilmesi ve kaderinin işgalci devlet tarafından belirlenmesi nedeniyle uluslararası hukuk tartışmalarında sıkça anılan bir örnek oldu.

4) Slobadan Milosevic – Yugoslavya / Sırbistan (2001)

24 Eylül 2000’de Yugoslavya’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yenilgiyi kabul etmeyen Milosevic, Buldozer Devrimi adı verilen kitlesel gösterilerin ardından 5 Ekim’de devrildi ve 2001 yılının mart ayında Sırbistan’da tutuklandı.

Eski Yugoslavya Devlet Başkanı olan Milošević, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlamalarla Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılanmak üzere aranıyordu.

Haziran 2001’de Belgrad yönetimi, yoğun Batı baskısı ve ekonomik yaptırım tehdidi altında Milošević’i ülke dışına çıkararak Lahey’e teslim etti. Teslim kararı, Sırbistan anayasasına aykırı olduğu gerekçesiyle ülke içinde ciddi tartışmalara yol açtı.

Fiziksel anlamda bir “kaçırma” söz konusu olmasa da Milošević dosyası, dış baskı yoluyla bir devlet başkanının yabancı bir yargı merciine zorla teslim edilmesi açısından emsal niteliğinde.

Bu nedenle vaka, egemenlik, rejim değişikliği ve uluslararası adalet mekanizmalarının meşruiyeti tartışmalarında modern tarihin en kritik örneklerinden biri olarak anılıyor.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.