Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanmasının petrol arzında yeni kesintilere yol açabileceği endişelerini artırmasıyla petrol fiyatları perşembe günü sert yükseldi. Artan kaygılar, hisse senedi ve tahvil piyasalarında da dalgalanmalara neden oluyor
Lisa Friedman, Jenny Gross / New York Times
Yemen’deki İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon arasındaki savaşın şiddetlenmesiyle Suudi Arabistan’ın başkenti sarsıldı. Husilerin askeri sözcüsü, perşembe günü erken saatlerde grubun Riyad Havalimanı’na balistik füzeyle saldırı düzenlediğini açıkladı.
Küresel petrol piyasalarında gösterge kabul edilen Brent petrolün fiyatı perşembe günü yüzde 4 artarak varil başına yaklaşık 105 dolara yükseldi. S&P 500 endeksi yaklaşık yüzde 0,4 düşüşle işlem görürken Avrupa ve Asya borsalarında da gerileme yaşandı.
Hürmüz Boğazı’nda petrol sevkiyatı artarken saldırılar yoğunlaştı
Son bir ayda, İran’ın aylarca kapalı tuttuğu ve petrol ile doğal gaz ihracatı açısından hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol sevkiyatları arttı. Daha fazla deniz taşımacılığı şirketi, kısmen ABD güçlerinin rehberlik ve koruma sağlaması sayesinde boğazdan geçiş riskini göze almaya karar verdi.
Ancak son bir haftada Hürmüz Boğazı’nda ve çevresinde petrol tankerlerine yönelik saldırılar büyük ölçüde arttı. Aynı zamanda Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, Suudi petrolünün taşınmasında alternatif güzergah olarak kullanılan Kızıldeniz üzerinden enerji ihracatını da daha tehlikeli hale getirdi.
Enerji danışmanlık şirketi Rystad Energy’nin kıdemli başkan yardımcılarından Jorge Leon, “Fiyatların biraz düşmesini beklememiz gerekirdi ancak böyle bir düşüş görmedik” dedi.
Leon, “Kızıldeniz’de durum ciddi biçimde kızışıyor” ifadelerini kullandı.
Leon’a göre petrol piyasalarını yeniden sarsan bir diğer gelişme de Başkan Donald Trump’ın İran’ı tehdit eden açıklamaları oldu. Trump, bu hafta savaşta atılacak sonraki adımlara ilişkin seçenekleri değerlendirdiğini söyledi.
ABD tahvil faizleri 2002’den bu yana en yüksek seviyelere yaklaştı
Yükselen enerji fiyatları ve Orta Doğu’daki çalkantılar, özellikle tahvil piyasasında yatırımcıları tedirgin etti.
Konut kredileri, ticari krediler ve diğer birçok borçlanma türünün faiz oranları için temel gösterge olan 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi, son dönemde 2002’den bu yana en yüksek seviyelerine yakın seyretti. Tahvil faizi perşembe günü yüzde 5,34’e yükseldikten sonra bir miktar geriledi.
Merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak amacıyla bir dizi faiz artışı planlaması nedeniyle diğer ülkelerdeki devlet tahvillerinin getirileri de yukarı yönlü baskı altında kaldı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırılar başlatmasından bu yana Basra Körfezi’ndeki ticaret yollarının güvenliği, küresel enerji piyasaları açısından temel tehditlerden biri oldu.
Savaştan önce dünya petrol arzının beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu.
Bir haftada en az sekiz petrol tankeri saldırıya uğradı
İran’ın tankerlere yönelik saldırılarında yaşanan önemli tırmanışın bir parçası olarak, bu hafta şimdiye kadar en az sekiz tanker saldırıya uğradı.
Boğazdaki son iki saldırı çarşamba günü gerçekleşti. İngiltere Kraliyet Donanması tarafından yönetilen Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) birimine göre, Katar’ın kuzeyindeki sularda bulunan bir tanker vuruldu ve saldırıda can kayıpları yaşandı.
Denizcilik risk danışmanlığı şirketi Marisks’in kurucusu Dimitris Maniatis, sürüklenmekte olan geminin üç insansız hava aracı tarafından vurulduğunu söyledi.
Maniatis’e göre bu olay, risklerin yalnızca Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlerle sınırlı olmadığını, Katar’ın kuzeyindeki sular da dahil olmak üzere Basra Körfezi’ndeki bütün gemileri tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
Marisks’e göre ayrı bir olayda, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Füceyre Limanı’nın doğusundaki sularda bulunan bir tanker, kaynağı belirlenemeyen bir mühimmatla saldırıya uğradı.
Şirketin incelediği uydu görüntüleri, geminin çevresinde bir tabaka oluştuğunu gösterdi. Marisks, bunun olası bir petrol sızıntısına işaret edebileceğini belirtti.
Enerji danışmanlık şirketi Crystol Energy’nin Üst Yöneticisi (CEO) Carole Nakhle, çatışmanın petrol piyasaları açısından “son derece değişken bir durum” yarattığını söyledi.
ABD’deki tropikal fırtına da petrol piyasalarını tehdit ediyor
Petrol piyasaları üzerinde baskı oluşturan bir diğer unsur ise kasırgaya dönüşmenin eşiğinde bulunan ve ABD’nin Meksika Körfezi kıyılarına doğru ilerleyen Isaias Tropikal Fırtınası oldu. Söz konusu bölge, Amerikan petrol rafinaj sektörünün merkezi konumunda bulunuyor.
Fırtına öncesinde petrol ve doğal gaz üreticileri, ABD’nin toplam ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturan bölgedeki açık deniz üretiminin önemli bir bölümünü durdurdu.
Bununla birlikte Leon, kasırganın petrol piyasaları üzerindeki etkisini “sınırlı” olarak nitelendirdi.
Leon, “Asıl mesele, ara seçimlerin ardından saldırıların artacağı yönünde bir beklentinin bulunması” dedi.
ABD ile İran arasındaki gerilimde müzakere hesabı
Jeopolitik risk danışmanlığı şirketi Eurasia Group’un başındaki Ian Bremmer, İran ve ABD’nin birbirlerine yönelttikleri tehditlerin boyutuna rağmen İran’daki savaşın görece sınırlı kaldığını söyledi.
Bremmer, ABD’nin izlediği stratejiyi şu sözlerle değerlendirdi:
“Amerikalılar, ciddi olduklarını göstermek, ekonomik açıdan sabırlı davranabileceklerini ve İranlıları bekleyerek onlardan daha uzun süre dayanabileceklerini ortaya koymak için daha sınırlı girişimlerde bulunuyor. Bunu yaparken İran üzerindeki baskıyı artırarak son aylarda sahip olduklarından daha iyi bir müzakere pozisyonu elde etmeyi amaçlıyorlar”

