Meta, gizlilik tartışmaları nedeniyle kapattığı yüz tanıma teknolojisini bu kez Ray-Ban akıllı gözlüklerine geri getirmeye hazırlanıyor. “Name Tag” özelliği, kullanıcılara karşılaştıkları kişilerin kimliğini ve bilgilerini yapay zeka üzerinden sunacak
Beş yıl önce Facebook, sosyal ağındaki fotoğraflarda kişileri etiketlemek için kullanılan yüz tanıma sistemini kapatmış ve gizlilik ile hukuki endişeler doğuran bu teknoloji için “doğru dengeyi” bulmak istediğini söylemişti.
Şimdi ise yüz tanımayı geri getirmek istiyor.
Facebook’un çatı şirketi Meta, Ray-Ban ve Oakley markalarının sahibiyle birlikte ürettiği akıllı gözlüklere bu özelliği en erken bu yıl içinde eklemeyi planlıyor.
Planlar hakkında kamuya açık konuşma yetkisi bulunmayan dört kişinin aktardığına göre, şirket içinde “Name Tag” olarak adlandırılan özellik, akıllı gözlük kullanıcılarının karşılarındaki kişileri tanımasını ve Meta’nın yapay zeka asistanı aracılığıyla onlar hakkında bilgi almasını sağlayacak.
Elbette Meta’nın planları değişebilir.
Şirket, güvenlik ve gizlilik riskleri taşıyan bir özelliğin nasıl sunulacağı konusunda geçen yılın başından bu yana değerlendirmeler yapıyor. The New York Times’ın incelediği Mayıs tarihli bir iç belgede, Name Tag’in önce görme engellilere yönelik bir konferansın katılımcılarına sunulmasının planlandığı, ancak bunun geçen yıl gerçekleştirilmediği ve daha sonra genel kullanıma açılmasının hedeflendiği belirtiliyordu.
Meta’nın iç notuna göre, ABD’deki siyasi karmaşa da özelliğin lansmanı için uygun bir zamanlama olarak görülüyordu.
“Birçok sivil toplum grubunun, kaynaklarını başka konulara yöneltmiş olacağı dinamik bir siyasi ortamda lansman yapacağız” ifadeleri, şirketin Reality Labs birimine ait belgede yer aldı. Bu birim, akıllı gözlükler dahil donanım ürünleri üzerinde çalışıyor.
Yüz tanıma teknolojisi, hükümetlerin vatandaşları izlemesi ve muhalefeti bastırması, şirketlerin müşterileri habersiz takip etmesi ya da bireylerin kötüye kullanımı gibi riskler nedeniyle uzun süredir sivil özgürlük ve gizlilik tartışmalarının odağında. Bazı şehir ve eyaletler, doğruluk sorunları nedeniyle polisin bu teknolojiyi kullanımını sınırladı veya yasakladı. Demokrat Partili bazı milletvekilleri de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’ndan yüz tanıma teknolojisini sokaklarda kullanmayı bırakmasını istedi.
Kötüye kullanıma açık bir teknoloji
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nden Nathan Freed Wessler, “Amerika sokaklarında yüz tanıma teknolojisi, hepimizin dayandığı pratik anonimlik için son derece ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Bu teknoloji kötüye kullanıma son derece açık” dedi.
Meta, 2021’de Ray-Ban akıllı gözlüklerinin ilk versiyonuna yüz tanıma eklemeyi değerlendirmiş ancak teknik zorluklar ve etik kaygılar nedeniyle geri adım atmıştı.
Şirket, Trump yönetiminin büyük teknoloji şirketleriyle daha yakın bir çizgi izlemesi ve akıllı gözlüklerinin beklenmedik bir ticari başarı yakalamasıyla birlikte bu çalışmalarını yeniden hızlandırdı.
Meta ile birlikte gözlükleri üreten EssilorLuxottica, geçen yıl bu ürünlerden 7 milyondan fazla sattığını açıkladı.
Meta’nın akıllı gözlükleri, OpenAI gibi şirketlerin tanıttığı giyilebilir yapay zeka cihazlarıyla da rekabet etmeye hazırlanıyor. Konuya yakın üç kaynağa göre, CEO Mark Zuckerberg, yüz tanımayı cihazları farklılaştırmak ve yapay zeka asistanını daha kullanışlı hale getirmek için önemli bir özellik olarak görüyor.
Şirket, teknolojinin kimleri tanıyabileceğini de değerlendiriyor.
Seçenekler arasında, kullanıcının Meta platformlarında bağlantılı olduğu kişilerin tanınması ya da kullanıcının tanımadığı ancak Instagram gibi Meta hizmetlerinde herkese açık hesabı bulunan kişilerin belirlenmesi yer alıyor.
Planlara aşina iki kişiye göre, özellik kullanıcıların karşılaştıkları herkesi evrensel bir yüz tanıma aracıyla aramasına imkan tanımayacak.
Meta yaptığı açıklamada, “Milyonlarca insanın bağlantı kurmasına ve hayatlarını zenginleştirmesine yardımcı olan ürünler geliştiriyoruz. Bu tür bir özelliğe ilgi olduğunu sıkça duyuyoruz ve piyasada benzer ürünler mevcut. Ancak seçenekleri değerlendirmeye devam ediyoruz ve herhangi bir adım atmadan önce dikkatli davranacağız” dedi.
The Information, Meta’nın akıllı gözlüklerinde yüz tanıma çalışmalarını yeniden başlattığını geçen yıl haberleştirmişti.
Meta’nın akıllı gözlükleri daha önce de insanları tanımlamak için kullanıldı.
2024’te Harvard’dan iki öğrenci, Ray-Ban Meta gözlüklerini PimEyes adlı ticari bir yüz tanıma aracıyla birlikte kullanarak Boston metrosunda yabancıları tespit etti ve bu süreci anlatan bir video yayımladı.
O dönemde Meta, gözlüğün sağ üst köşesindeki küçük beyaz LED ışığın kayıt yapıldığını gösterdiğini vurgulamıştı.
Gözlüğün kullanılması için önce etkinleştirilmesi gerekiyor
Meta’nın akıllı gözlükleri, yapay zeka asistanına soru sormak ya da fotoğraf ve video çekmek için kullanıcı tarafından etkinleştirilmeyi gerektiriyor. Şirket ayrıca, şirket içinde “super sensing” olarak adlandırılan ve kameralar ile sensörleri sürekli çalıştırarak kişinin gününü kaydeden yeni bir gözlük üzerinde de çalışıyor.
Bu “super sensing” gözlüklerinde yüz tanıma, örneğin bir iş arkadaşını gördüğünde kullanıcıya görevlerini hatırlatmak gibi işlevler için kilit bir özellik olacak. Konuya yakın bir kaynağa göre Zuckerberg, bu özellik kullanılırken LED ışığının sürekli açık kalıp kalmaması ya da farklı bir uyarı yöntemi kullanılıp kullanılmaması gerektiğini de sorguluyor.
Meta, on yıldan uzun süredir yüz tanıma teknolojisi üzerinde çalışıyor.
Zuckerberg, şirketin Fundamental AI Research (FAIR) laboratuvarının, görme engelli veya az gören kişilere yardımcı olacak yapay zeka ve yüz tanıma çözümleri geliştirmesini destekledi. Bu çalışmalar kapsamında Be My Eyes gibi erişilebilirlik teknolojisi şirketleriyle iş birlikleri yürütüldü.
Be My Eyes CEO’su Mike Buckley, Meta ile yaklaşık bir yıldır görme engellilere yönelik yüz tanıma özellikli gözlükler üzerine görüştüklerini belirterek, “Bu, bu insanlar için son derece önemli ve güçlü bir teknoloji” dedi.
Ulusal Körler Federasyonu Başkanı Mark Riccobono ise grubun Temmuz ayındaki konferansında böyle bir planın kendisine iletilmediğini, ancak böyle bir girişimi destekleyeceğini söyledi.
Meta’nın geçmişinde faturası ağır olan bazı gizlilik hataları bulunuyor. Şirket son yıllarda, kullanıcıların izni olmadan yüz verilerini topladığı iddiasıyla Illinois ve Texas’ta açılan davaları uzlaşmayla sonuçlandırmak için 2 milyar dolar ödedi. 2019’da ise Facebook, yüz tanıma yazılımı dahil gizlilik ihlalleri nedeniyle Federal Ticaret Komisyonu’na (FTC) açılan davayı kapatmak için 5 milyar dolar ceza ödemişti.
Bu anlaşma kapsamında Meta, her yeni veya güncellenmiş ürünü kullanıcı gizliliği açısından risk değerlendirmesinden geçirmek zorunda kaldı. Ancak The Times’ın gördüğü bir iç paylaşıma göre şirket, Ocak 2025’te bu gizlilik inceleme sürecini gevşetti. Gizlilik ekiplerinin ürün lansmanları üzerindeki etkisi azaltıldı ve risk incelemelerinin süresine yeni sınırlar getirildi.
Bu dönemde, risk değerlendirme ekibinde çalışan bazı çalışanlar, yapılan değişikliklerin şirketin FTC ile yaptığı anlaşmaya uyumunu tehlikeye atıp atmayacağını sorguladı. Reality Labs’te risk inceleme direktörü olan Andie Millan, elde edilen bir iç toplantı kaydına göre, bu değişikliklerin Meta’nın anlaşmasının sınırlarını “zorlayacağını” ifade etti.
Millan, “Mark bunun sınırlarını biraz zorlamak istiyor” diyerek Zuckerberg’e atıfta bulundu.
Kashmir Hill, Kalley Huang, Mike Isaac / New York Times

