Macaristan’da Viktor Orban’ın seçim yenilgisi Kremlin için büyük bir darbe oldu. Ancak ülkenin Rus enerji kaynaklarına derin bağımlılığı, yeni başbakan Peter Magyar’ın Moskova ile ilişkileri tamamen koparmasını zorlaştırıyor ve Budapeşte’yi zor bir denge politikasına itiyor
Paul Sonne / New York Times
Macaristan’da pazar günü yapılan seçimlerde Başbakan Viktor Orban’ın ağır yenilgisi, yıllardır Budapeşte’yi Avrupa Birliği içinde nadir bir dost olarak gören Kremlin için ciddi bir darbe anlamına geliyor. Ancak denize kıyısı olmayan ülke üzerinde Moskova hâlâ önemli bir enerji kozunu elinde tutuyor ve bu durum Rusya ile sert bir kopuşu zorlaştırıyor.
Bu gerçeklik, göreve gelecek başbakan Peter Magyar için hassas bir durum yaratıyor. Magyar’ın Tisza partisi, parlamentoda büyük bir çoğunluk kazanırken bunu kısmen Avrupa Birliği ve NATO ile gerilen ilişkileri normalleştirme vaadiyle başardı.
Magyar, seçim kampanyası sırasında Macaristan’ın Amerikan-Rus kolonisine dönüşmek istemediğini söyledi. Bu sözleriyle Orban’ın hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den aldığı desteğe gönderme yaptı.
Magyar, özgür ve Avrupalı bir Macaristan’ı destekleme, yolsuzluğu ortadan kaldırma ve Moskova’ya karşı gerçekçi bir yaklaşım benimseme sözü verdi.
Magyar, 2024 yılında The New York Times’a verdiği bir röportajda, “Macar tarihini bilen herkes Rusya tarafından defalarca saldırıya uğradığımızı bilir” dedi.
Buna rağmen Magyar, Moskova ile bağları tamamen koparmayacağının sinyalini verdi.
Bunun nedeni, Orban hükümetinin 16 yıllık iktidarı boyunca oluşturduğu enerji bağımlılığı. Magyar, Rusya’dan doğal gaz ve ham petrol ithalatının yüzde 80’den fazlasını yapan ve ekonomik açıdan zorlanan bir Macaristan devralacak. Enerji tedarikini çeşitlendirmek için çalışacaklarını söyledi, ancak bunun uzun bir zaman alacağını da belirtti.
Bu durum Moskova’ya Macaristan üzerinde yıllar boyunca belirli bir etki alanı bırakabilir. Ancak daha kısa vadede Orban’ın seçim yenilgisi, Putin’i Avrupa’yı bölme hedefinde en etkili müttefiklerinden birinden mahrum bırakıyor.
Rusya’nın dört yıldan uzun süre önce başlattığı savaşta Avrupa’nın büyük ölçüde Ukrayna etrafında kenetlenmesinin ardından Putin’in kıta ile ilişkileri sert biçimde bozuldu. Orban ise Avrupa Birliği içindeki en yüksek sesli eleştirmenlerden biriydi ve sık sık Birliğin politika hedeflerinin önünde engel oluşturdu.
Orban’ın adımları, Rusya’nın işgaline karşı Avrupa’nın tepkilerini yavaşlattı. Bunlar arasında Ukrayna’ya verilmesi planlanan 90 milyar euroluk krediye ve Rusya’ya yönelik yaptırım paketlerine engel olmak ile Ukrayna’nın Birliğe katılım müzakerelerinin başlatılmasına karşı çıkmak da vardı. Rus enerji alımlarını sürdürmesi de Avrupa’nın büyük kısmı bu bağları keserken Moskova’nın kıtada ekonomik bir dayanak noktası bulmasını sağladı.
Berlin merkezli bir araştırma kuruluşu olan Alman Dış İlişkiler Konseyi’nde kıdemli araştırmacı Andras Racz, Kremlin’in muhtemelen yeni Macar hükümetine uyum sağlamaya çalışacağını söyledi.
Racz, “Orban hükümeti ahlaki bir müttefik değildi, manevi bir müttefik değildi. Orban hükümeti pragmatik ve yolsuzlukla iç içe geçmiş bir müttefikti. Böyle bir müttefik iktidarı kaybederse, Rusya genellikle bu insanları hızla gözden çıkarır” ifadelerini kullandı.
Racz’a göre Magyar’ın zaferi o kadar net ki, “Kremlin’in yön değiştirmemesi irrasyonel olur.”
Bu değişimin işaretleri pazartesi günü ortaya çıktı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov gazetecilere yaptığı açıklamada, “Macaristan seçimini yaptı. Bu seçime saygı duyuyoruz. Macaristan’ın yeni liderliği ile çok pragmatik temaslarımızın devam edeceğini umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Peskov, Rusya’nın Macaristan ile olumlu ilişkileri sürdürmek istediğini söyledi ve diyaloğun hem Moskova hem de Budapeşte için yararlı olacağını belirtti. Rusya’nın “dünyanın en güvenilir enerji tedarikçilerinden biri olduğunu ve öyle kalacağını” da sözlerine ekledi.
Analistlere göre Rusya seçimlerde önemli bir rol oynadı ve Moskova Orban lehine oyları etkilemek için aktif şekilde çalıştı. Uzmanlar, Orban’ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi hedef alan kampanya mesajlarının Rus istihbaratının söylemlerine benzediğini belirtiyor.
Ancak bu çabalar, Orban ve yakın çevresinin Moskova’daki yetkililere bağlılık sözü verdiğini gösteren telefon görüşmeleri ve belgelerin sızdırılmasıyla zarar gördü. Magyar ve Tisza partisi için düzenlenen mitinglerde bazı Macarlar Rusya karşıtı sloganlar attı.
“Magyar zor kararlar almak zorunda kalabilir”
Brüksel merkezli Center for European Reform’da kıdemli araştırmacı olan Zselyke Csaky, “Macarların büyük bir bölümü bu Rus bağımlılığından kurtulmak için Tisza’ya oy verdi, ancak yönetim başladığında ve Tisza bu ilişkinin gerçek boyutunu gördüğünde zor kararlar almak zorunda kalabilir” dedi.
Analist Racz’a göre Rusya’nın Macar medyası ve güvenlik kurumları üzerindeki etkisi konusunda hızlı değişiklikler yaşanabilir. Yeni hükümetin Orban döneminde kurulan bazı bağları hızla kesebileceğini ve bazı Rus diplomatları nazikçe ülkelerine gönderebileceğini söyledi.
Buna ek olarak Macaristan’ın Avrupa Birliği’nin Ukrayna’yı destekleme çabalarında engelleyici bir rol oynamayı bırakması da oldukça muhtemel. Ancak Csaky, Macar seçmenleri arasındaki bölünmeler ve Rusya’ya olan enerji bağımlılığı nedeniyle Magyar’ın Ukrayna politikasında temkinli davranmasını beklediğini söyledi.
Macaristan yeni enerji kaynakları ararken, Racz’a göre yeni hükümetin ilk olarak Rus petrolüne bağımlılığı azaltmaya çalışması muhtemel. Çünkü çeşitlendirilmesi en kolay enerji kaynağı bu. Ancak Rus doğal gazı ve nükleer enerjiye olan bağımlılığı sona erdirmek çok daha zor olacak.
Macaristan 2021 yılında Rusya ile 15 yıllık bir doğal gaz anlaşması imzaladı ve bu anlaşmadan hızlı şekilde çıkmak neredeyse imkânsız olabilir. Ayrıca ülke elektriğinin neredeyse yarısı, güneydeki Paks kentinde bulunan Sovyet yapımı bir nükleer santralden geliyor. Bu tesis Rus yakıtı kullanıyor ve Rusya’nın devlet nükleer şirketi tarafından genişletiliyor; bu anlaşmayı da geri çevirmek kolay olmayabilir.
Magyar, herhangi bir karar almadan önce Orban’ın Rusya ile imzaladığı enerji anlaşmalarının ayrıntılarını anlaması gerektiğini söyledi.
Racz’a göre yeni Macar hükümeti Rusya’yı tamamen sistem dışına itmek yerine alternatif enerji tedarikçileriyle rekabete zorlamayı tercih edebilir.
Racz şöyle devam etti:
“Enerji güvenliği söz konusu olduğunda radikal ve anlık değişiklikler çok ama çok nadirdir. Dolayısıyla evet, Rusya belirli bir kaldıraç gücünü korumaya devam edecek”

