Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın seçim zaferinde WhatsApp üzerinden örgütlenen 10 milyon kişilik dijital kampanya etkili oldu. André Janones’in başlattığı hareket, milyonlarca seçmeni Lula etrafında birleştirerek Bolsonaro ailesinin iktidara dönüşünü engellemeyi hedefledi
Ana Ionova, Adam B. Ellick ve Jack Nicas / New York Times
Her şey birkaç bin takipçisi olan bir WhatsApp kanalıyla başladı. Ardından Latin Amerika’nın en büyük seçiminin kaderini değiştirmeye yardımcı olan 10 milyon kişilik devasa bir dijital orduya dönüştü.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Pazar günü çarpıcı bir dönüşe imza atarak, babası son seçimi kaybettikten sonra darbe girişiminde bulunan sağcı rakibi Flávio Bolsonaro karşısında beklenmedik bir zafer kazandı.
Lula bu zaferiyle, Brezilya tarihinde daha önce hiçbir başkan adayının başaramadığı bir şeyi gerçekleştirdi: İlk turu ikinci sırada tamamladıktan sonra seçimi kazandı.
Zaferi, önemli ölçüde sosyal medyaya dayanıyordu. 214 milyon nüfuslu ve internette sürekli aktif bir ülke olan Brezilya’yı mesaj, mizah içerikli gönderiler ve video (reels) dalgası kapladı; farklı görüşlere sahip milyonlarca Brezilyalıyı tek bir görev etrafında birleştirdi: Bolsonaro ailesinin iktidara dönmesini engellemek.
Lula’nın zaferi, Latin Amerika’da hızla ilerleyen ve Başkan Donald Trump tarafından takdir gören sağcı harekete güçlü bir tokat indirdi. Bu durum aynı zamanda, Washington’ın bölgedeki ekonomik ve askeri hakimiyet planlarına bir darbe vurarak, Latin Amerika’da Trump’a meydan okuyan tek —ve küresel ölçekteki birkaç— liderin iktidarını uzatmış oldu.
Lula, Bolsonaro’nun babası Jair Bolsonaro’yu kıl payı mağlup ettiği 2022’deki farkı yaklaşık ikiye katlayarak kazandı.Yarışa favori olmayan taraf olarak giren Lula’nın, seçimin ilk ve ikinci turları arasında 10 milyondan fazla ilave oy alması —yani Pazar günü kapışılan yeni oyların yaklaşık her 4 tanesinden 3’ünü toplaması— bu başarıyı daha da olağanüstü kılıyor. Genç Bolsonaro ise ilk tura kıyasla yaklaşık 4 milyon ilave oy alabildi.
Rio de Janeiro Eyalet Üniversitesi’nden siyaset bilimci Christian Lynch, “Bu, küresel demokrasi için çok büyük bir zaferdi” dedi. Lynch, bunun Brezilyalı seçmenlerin eşi benzeri görülmemiş bir mobilizasyonuyla gerçekleştiğini belirterek, “Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştik” ifadesini kullandı.
Uylar bazı beklenmedik kaynaklardan geldi.
Birincisi, ilk turda 9 milyon kişi küçük muhafazakar adaylara oy vermişti. Analistler, tahminlerin aksine bu oyların önemli bir kısmının Flávio Bolsonaro yerine Lula’ya gittiğine inanıyor.
Bu durum, Bolsonaro ailesinin temsil ettiği sağ siyaset çizgisinin ılımlı muhafazakarları ikna etmede yetersiz kaldığını gösterdi.
Daha önce ılımlı bir muhafazakarı destekledikten sonra Pazar günü Lula’ya oy veren Rio de Janeiro’lu 38 yaşındaki restoran danışmanı Leandro Cantini Lopes, “Ben daha çok sağcı bir adamım — ama şu an var olan aşırı sağcı değil,” dedi.
Ayrıca katılım oranı ilk ve ikinci turlar arasında yaklaşık 3 milyon arttı; bu durum, ilk oylamadan sonra devamsızlığın (sandığa gitmeme oranının) yükselme eğiliminde olduğu bir ülkede oldukça olağandışı bir tersine dönüştü.
Devamsızlık,Brezilya başkanlık seçimleri tarihindeki en düşük seviyeye geriledi — bu da Lula’nın destekçilerini büyük sayılarda sandığa gitmeye motive etmede başarılı olduğunun bir başka işaretiydi.
Analistler, bazı seçmenlerin Bolsonaro’nun başkan olarak ne kadar çok güce sahip olabileceği düşüncesinden korkarak oy kullanmış olabileceğini söyledi. Siyasi partisinin mecliste büyük adımlar atmasıyla birlikte, Brezilya’nın geçmişini yeniden yazmak ve geleceğini yeniden şekillendirmek için önünde çoğunlukla açık bir yol olacaktı.
Baba Bolsonaro, geçen yıl Lula’ya karşı son seçimi kaybettikten sonra darbe yapmaya çalıştığı gerekçesiyle 27 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Oğlu ise onun için af çıkarmaya ve onu hapse atan yargıçları görevden azletmeye (impeach) söz vermişti.
41 yaşındaki Felipe Haurelhuk, ilk tur zaferinin ardından zafer sarhoşu olan Flávio Bolsonaro’nun siyasi müttefiklerinin yardımıyla Brezilya Anayasası’nı yeniden yazmaktan bahsetmeye başlaması üzerine endişelenmeye başladı.
Bu ayın başlarında farklı bir muhafazakar adaya oy verdikten sonra, ikinci turda oyunu Lula’ya vermeye karar verdi.
São Paulo’da bir güzellik salonu sahibi olan Haurelhuk, olası bir Bolsonaro zaferine atıfta bulunarak “Demokrasi için korkunç,” dedi. Lula yönetiminde “Brezilya bir miktar yan kulvarda ilerlemeye devam edecek,” diye ekledi. “Ama iktidarı Bolsonaro kampına teslim etmekten iyidir.”
Dijital bir geri dönüş
Sadece üç hafta önce Lula için bir zafer imkansız görünüyordu. Oylamanın ilk turunda Bolsonaro’nun 2,2 milyon oy gerisinde kalmıştı ve analistler onun yenilginin eşiğinde olduğunu ilan ediyordu.
Derken, Brezilya’nın en kalabalık eyaletlerinden birinden karizmatik solcu bir milletvekili, bir WhatsApp kanalında kader belirleyici bir çağrıda bulundu.
Lula’nın ilk turdaki yenilgisinden sonraki gün sabah saat 06:00’da, milletvekili André Janones 53.000 takipçisine işe koyulma çağrısı yaptı. Kanalın adını “Lula’nın Ordusu” olarak değiştirdi.
Janones, dijital bir eğitim çavuşu edasıyla, kanaldaki sayısı giderek artan takipçilerine günün her saati “görevler” veriyordu. Sonraki beş gün içinde grup 3,4 milyon kişiye ulaştı.
Video ve sesli mesajlarda “Acil!” diye bağırıyor, destekçilere sosyal medyada Lula lehine olan gönderilere yorum yapmalarını, beğenmelerini ve paylaşmalarını emrediyordu: “Viral olun!”
Lula’yı yeniden seçtirmek için sosyal medyadaki bu hareketlilik, kampanyasının ve bağımsız denetçilerin WhatsApp’ın sahibi olan Meta’nın platformlarında sağcı rakibini kayırdığı yönündeki suçlamalarının ardından daha da büyüdü.Algoritmayı atlatmaya çalışmak için Janones ve takipçileri, sağın bir sembolü olan Brezilya’nın sarı formasını giyerek videolar çekmeye ve erişimini artırmak için genellikle Bolsonaro hareketinin kullandığı çevrimiçi taktikleri uygulamaya başladılar.
Kanal ve onun baş döndürücü büyümesi, Bolsonaro’nun ve seçim mahkemesinin dikkatini çekti. Seçim mahkemesindeki yargıçlar arasındaki hukuki bilek güreşinin ardından kanalın açık kalmasına izin verildi. Ancak Jair Bolsonaro tarafından atanan mahkeme başkanı, Meta’ya kanalın nasıl bu kadar büyüdüğünü araştırmasını emretti. Meta herhangi bir usulsüzlük bulamadı.
İnternet ortamında Lula’nın destekçi ordusu, henüz bir suçla itham edilmemiş olan Flávio Bolsonaro hakkındaki yolsuzluk soruşturmalarının üzerine gitti. Onun Rio’nun yeraltı dünyasından isimlerle geçmişteki bağlantılarını ve babasının pandemi yönetimini sorguladılar. Ve Arjantin Başkanı Javier Milei tarafından uygulanan kemer sıkma tedbirlerinden esinlenen, kamu harcamalarını kesmeye yönelik muğlak planlarının riskleri konusunda uyardılar.
Janones takipçilerine “Bu kanal tek bir yalan haber bile yaymayacak,” emrini verdi. “Gerçeklere sahip olanların yalana ihtiyacı yoktur!”
Janones’in kanalı katlanarak büyüdü ve sonunda 10 milyon aboneye ulaştı. Ve oylamadan sadece birkaç gün önce üst düzey yeni bir üyeyi ağırladı: Lula nihayet ilk akıllı telefonunu edindi ve kanala katıldı.
Latin Amerika üzerine çalışan Amerikalı siyaset analisti Brian Winter, Lula hakkında “Bu adam, en son mümkün olan anda 21. yüzyıl kampanyasını nasıl yürüteceğini çözen bir 20. yüzyıl adamıydı,” dedi.

