İsviçre’de bir girişim ile yerel demiryolu işletmesi, rayların arasına güneş panelleri yerleştirerek mevcut demiryolu altyapısından temiz elektrik üretmenin yolunu geliştirdi
Quinn Glabicki / New York Times
İsviçre kırsalını boydan boya geçen 3 bin milden fazla demiryolu, Alp köylerini Zürih ve Cenevre gibi büyük kentlere bağlıyor. Bu ağ, Avrupa’nın en yoğun demiryolu ağı olma özelliğini taşıyor.
Şimdi yeni bir girişim şirketi ile yerel bir demiryolu işletmesi, bu alanı temiz elektrik üretmek için kullanmanın bir yolunu buldu:
Rayların arasına güneş panelleri yerleştirmek.
Sun-Ways isimli şirket geçen nisan ayından itibaren Buttes köyünde, sarp bir dağın gölgesindeki kısa bir demiryolu hattında test projesi yürütmeye başladı. Proje, fikrin uygulanabilir olduğunu ortaya koydu. Benzer projeler de Fransa, İtalya ve Güney Kore’ye yayılmaya başladı.
Pilot projeye Buttes’te ev sahipliği yapan İsviçre kamu ulaşım şirketi TransN’de proje yöneticisi olarak görev yapan Valerio Tamellini, “Bu teknoloji son derece sağlam” değerlendirmesini yaptı.
İsviçre’nin ulaşım enerjisinin yüzde 30’u karşılanabilir
TransN’nin testi yalnızca bir futbol sahası uzunluğundaki demiryolu hattını kapsıyordu.
Sun-Ways, teknolojinin İsviçre’nin ulusal demiryolu ağı genelinde uygulanması halinde ülkenin toplu taşımacılıkta ihtiyaç duyduğu enerjinin yüzde 30’una kadarının bu sistemle karşılanabileceğini öngörüyor.
Fransa’nın ulusal demiryolu şirketi SNCF ise şubat ayında, teknolojiyi kendi demiryolu hatlarında değerlendirmek amacıyla Sun-Ways ile ortaklık anlaşması imzaladı. SNCF’nin demiryolu ağı yaklaşık 18 bin mil uzunluğunda.
Fransa’nın en büyük arazi sahibi ve elektrik tüketicisi olan şirketin enerji ve karbonsuzlaştırma projelerine liderlik eden Nicolas Phan-Trong konuyla ilgili açıklamasında “Çok ama çok büyük bir güneş enerjisi üreticisi olmak istiyoruz” dedi.
SNCF’nin en az 10 farklı güneş paneli tasarımını test ettiğini belirten Phan-Trong, şirketin “çok daha büyük bir kurulum” planladığını söyledi.
Phan-Trong’a göre teknolojinin bir başka potansiyel faydası ise rayların arasına güneş panellerinin yerleştirilmesinin yabani otların raylar arasında büyümesini engellemesi. Bu durum bakım ihtiyacını azaltırken güneş enerjisi kurulumlarının maliyetinin bir bölümünü de karşılayabilir.
Güney Kore de sistemi test ediyor
Sun-Ways tarafından geliştirilen tasarım Güney Kore’de de kullanılmaya başlandı.
Güney Kore hükümeti, teknolojinin değerlendirilmesi amacıyla geçen eylül ayında Kore Demiryolu Araştırma Enstitüsü’nün test hattında iki yıllık bir pilot projeye onay verdi.
Paneller 10 dakikada yerinden çıkarılabiliyor
Buttes’te kullanılan Sun-Ways tasarımında güneş panelleri, çelik raylara doğru baskı uygulayan pistonlar aracılığıyla sabitleniyor.
Şirketin kurucusu Joseph Scuderi’ye göre demiryolu hatlarının bulunduğu alanlara güneş enerjisi sistemleri kurulması fikri tamamen yeni değil. Bu fikir daha önce bir düzineden fazla patent kapsamında incelenmişti.
Mevcut tasarımda panelleri yerinde tutmak için pistonlar kullanılıyor. Bu sayede paneller, bakım çalışmaları sırasında tek bir çalışan tarafından yaklaşık 10 dakika içinde yolun dışına alınabiliyor.
Güneş enerjisinde en büyük sorun alan
Güneş enerjisi üretiminin yaygınlaştırılmasına ilişkin kararlar giderek teknoloji veya maliyet nedeniyle değil, alan yetersizliği nedeniyle sınırlanıyor.
Geleneksel, zemine kurulan güneş enerjisi santralleri, 1 megavat elektrik üretmek için 2,5 dönümlük arazi gerektirebiliyor.
İtalyan mühendis ve enerji danışmanı Giuseppe Fulco, güneş panellerinin rayların arasına ve mevcut altyapının üzerine kurulmasının bu sorunun bir bölümünü çözdüğünü söyledi.
Fulco, gelecek yıl İtalya’da bir test projesi başlatmak üzere Sun-Ways ile lisans anlaşması yaptığını belirtti.
Fulco’nun tahminine göre İtalya’daki demiryollarının yüzde 20’si, yani yaklaşık 2 bin 500 mil uzunluğundaki hat, bu tür güneş enerjisi sistemleri için kullanılırsa 1 gigavatlık elektrik üretim kapasitesi ortaya çıkabilir.
Bu kapasitenin 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği tahmin ediliyor.
Avrupa enerji bağımsızlığını güçlendirmek istiyor
İsviçre ve Avrupa genelindeki diğer ülkeler, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmaya çalışıyor.
Bu çabaların amacı yalnızca araçların elektrikli hale gelmesiyle ortaya çıkan yeni enerji talebini karşılamak ve sera gazı emisyonlarını azaltmak değil.
Avrupa ülkeleri aynı zamanda 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan enerji krizinin ardından enerji bağımsızlıklarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Şirketin kurucusu Scuderi, üretilecek enerjinin büyük bölümünün elektrikli trenler tarafından kullanılabileceğini söyledi.
Teknolojinin önündeki sorunlardan biri, ihtiyaç fazlası elektriğin kullanılabileceği veya elektrik şebekesine aktarılabileceği diğer bölgelere nasıl taşınacağı.
Batı İsviçre Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde elektrik sistemleri üzerine çalışmalar yapan Julien Pouget, iletim sırasında önemli miktarda enerjinin kaybedilebileceğini belirtti.
Pouget ve çalışma arkadaşları, bu kayıpları en aza indirmek amacıyla özel bir elektrik mimarisi üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Bu sistemin geliştirilmesi, elektrik üreten demiryollarının geniş ölçekte uygulanmasını çok daha mümkün hale getirebilir.
Pouget, araştırmasının bu ay Paris’te düzenlenen bir enerji sistemleri zirvesinde sunulduğunu ifade etti.
Maliyet belirleyici olacak
Bir diğer soru ise sistemin maliyeti. Fulco, demiryolu şirketlerinin arazilere zaten sahip olması sayesinde maliyetin kısmen karşılanabileceğini söyledi.
Arazinin ayrıca satın alınması veya kiralanması gerekmediği için önemli bir gider kalemi ortadan kalkıyor.
TransN’de proje yöneticisi Tamellini ise ekonomik boyutun, Buttes’teki pilot projenin 2028’de tamamlanması ve diğer ülkelerde yeni projelerin hayata geçirilmesiyle daha kapsamlı şekilde inceleneceğini belirtti.
Tamellini, sistemin maliyet açısından uygulanabilir olması halinde “Neden her yerde kullanmayalım?” ifadesini kullandı.

