1. Haberler
  2. Teknoloji - Sanayii
  3. New York Times | 200 milyon çip, dünyanın hesaplama gücünü 10 katına çıkaracak

New York Times | 200 milyon çip, dünyanın hesaplama gücünü 10 katına çıkaracak

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Yapay zekayı besleyen küresel altyapı yarışı görülmemiş bir ölçeğe ulaşıyor. Veri merkezlerindeki yaklaşık 20 milyon yapay zeka çipinin 2028 sonunda 200 milyona çıkması beklenirken, küresel yapay zeka altyapı yatırımlarının 2029’da 1 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor

Adam Satariano, Paul Mozur, Jacqueline Gu, Cade Metz / New York Times

Yapay zeka için dönüm noktaları giderek daha büyük hale geliyor.

2023’te bir yapay zeka sistemi baro sınavını geçti. 2025’te teknoloji, bilim insanlarının Alzheimer hastalığının şüpheli bir nedenini belirlemesine yardımcı oldu. Mayıs ayında yapay zeka o kadar ilerlemişti ki uzmanların 80 yıldır çözemediği karmaşık bir matematik problemini çözdü. Geçen ay ise test edilen iki yapay zeka sistemi kontrolden çıkarak bir şirketin veri tabanına sızdı.

Ve bu daha yalnızca başlangıç.

ABD’den Basra Körfezi’ne kadar, şu anda inşa halinde olan yüzlerce büyük veri merkezi önümüzdeki yıllarda faaliyete geçecek. Bu merkezler, yapay zekayı geliştirmek ve çalıştırmak için teknoloji sektörünün tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir hesaplama gücü sağlayacak. Bir zamanlar devrim niteliğinde görülen atılımların giderek sıradanlaşması bekleniyor.

Yapay zekadaki her sıçramanın arkasında hesaplama gücündeki benzer sıçramalar bulunuyor. Araştırma şirketi Epoch AI’a göre bugün, dünya genelinde teknolojinin giderek artan yeteneklerini ve kullanımını destekleyen veri merkezlerinde yaklaşık 20 milyon yapay zeka çipi bulunuyor. Bu rakamın yaklaşık her dokuz ayda bir iki katına çıkması ve 2028’in sonunda dünyada yaklaşık 200 milyon yapay zeka çipine ulaşılması bekleniyor. Bu, mevcut seviyenin 10 katı anlamına geliyor.

Teknoloji uzmanlarına göre ölçeği ve iddiası bakımından içinde bulunduğumuz dönem, 1800’lerde demiryollarının inşa edilmesi, Başkan Franklin D. Roosevelt’in 1930’lardaki New Deal programı ve 1940’larda atom silahı geliştirmek için yürütülen Manhattan Projesi ile karşılaştırılabilir.

Artan yapay zeka bileşenlerine ilişkin talebi karşılamak için 1 milyar dolardan fazla yatırım alan mikroçip şirketi Etched’ın kurucu ortağı Rob Wachen, “Bu, insanlık tarihindeki en büyük ölçekli altyapı inşası” dedi.

Anthropic, OpenAI ve diğer yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü sağlayan Amazon’da temel yapay zeka modellerinden sorumlu Peter DeSantis, Seattle merkezli şirketin hesaplama kapasitesini 2022’den bu yana iki katına çıkardığını ve gelecek yıla kadar yeniden iki katına çıkaracağını söyledi.

DeSantis, “Ölçeği zihninizde canlandırmak gerçekten zor” dedi.

Bu yükselişi körükleyen temel unsur, yapay zekaya ne kadar fazla veri ve hesaplama gücü sağlanırsa teknolojinin o kadar fazla insan sorumluluğunu üstlenebileceği ve giderek daha karmaşık görevleri çözebileceği inancı.

Bazen “Ölçekleme Yasaları” olarak adlandırılan bu ilke, mevcut teknoloji çağının arkasındaki itici güç haline geldi. Teknoloji liderleri, en fazla hesaplama gücüne sahip olanların en gelişmiş yapay zeka sistemlerini oluşturacağını ve böylece kar ile ekonomik değerden en büyük payı alacağını savunuyor. Onlara göre yarışı en büyük motor kazanacak.

Reklam Alanı

Ölçekleme Yasaları’na duyulan güven, yapay zeka liderlerini giderek daha cesur tahminlerde bulunmaya yöneltti. Anthropic CEO’su Dario Amodei, bu yasaların bir veya iki yıl daha geçerliliğini koruması halinde yapay zekanın beyaz yakalı işlerin çok büyük bir bölümünü yapabilecek hale geleceğini söyledi.

Yapay zeka Sanayi Devrimi’nin 10 katını, 10 kat hızla getirebilir

Google’ın yapay zeka laboratuvarı DeepMind’ın başkanı Demis Hassabis ise yakın zamanda yapay zekanın “Sanayi Devrimi’nin 10 katını, 10 kat hızla” getirebileceğini yazdı.

Bilim insanları ve teknoloji uzmanları, yaklaşan hesaplama gücü selinin yeni ilaçların keşfedilmesini ve robotik alanındaki ilerlemeleri hızlandıracağını düşünüyor. Sektör analistleri ise bunun insanların kişisel ve profesyonel yaşamlarında yapay zekayı çok daha yaygın kullanmasını sağlayacağını belirtiyor.

Ancak bu büyük altyapı hamlesi aynı zamanda ciddi bir tepkiyi de beraberinde getirdi. Veri merkezlerinin çevreye zarar verebileceği, elektrik fiyatlarını yükseltebileceği ve su kaynaklarını tüketebileceği endişeleri nedeniyle birçok bölgede protestolar düzenleniyor.

ABD’de veri merkezleri, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin önemli konularından biri olmaya hazırlanıyor. Teknoloji sektörüne ve sektörün milyarderlerine karşı giderek büyüyen ulusal bir hareket bulunuyor.

Yaklaşık 5 bin 500 veri merkezine ev sahipliği yapan ABD, bu alanda Çin dahil dünyanın geri kalanının çok önünde bulunuyor. Bu sayı, ABD’ye en yakın ülkenin yaklaşık 10 katı.

Google, Çin’deki tüm şirketlerin toplamından dört kat daha fazla yapay zeka çipine sahip

Epoch AI’a göre Amazon, Google, Microsoft ve Meta gibi ABD’li şirketler, yapay zekayı çalıştıran küresel hesaplama gücünün yaklaşık yüzde 80’ini kontrol ediyor. Yalnızca Google’ın, Çin’deki tüm şirketlerin toplamından dört kat daha fazla yapay zeka çipine sahip olduğu düşünülüyor. Çinli şirketler ise kendi yeni yarı iletkenlerini ve yapay zeka altyapılarını geliştirerek aradaki farkı kapatmaya çalışıyor.

Yapay zeka sektöründeki şeffaflık eksikliği, çip tedarik hacmi, toplam veri merkezi sayısı ve genel elektrik tüketimi dahil olmak üzere küresel hesaplama kapasitesinin ölçülmesini zorlaştırıyor.

The New York Times, sektörü inceleyen ve yaygın biçimde referans gösterilen tahminler yayımlayan Epoch AI, Cleanview ve SemiAnalysis gibi kuruluşların tahminlerinden yararlandı.

Şimdilik yapay zeka harcamalarının yavaşlayacağına dair herhangi bir işaret bulunmuyor.

Pazar araştırma şirketi IDC’ye göre küresel yapay zeka altyapı yatırımlarının, geçen yılki 318 milyar dolardan 2029’da 1 trilyon doların üzerine çıkması bekleniyor. Bu miktar, dünyanın en büyük 20’nci ekonomisi olan İsviçre’nin ekonomik üretimiyle aynı seviyeye karşılık geliyor.

Google’ın baş bilim insanı Jeff Dean, bu yatırımın buna değeceğini düşünüyor. Çünkü söz konusu altyapı, yapay zeka inovasyonlarını destekleyecek ve teknolojinin kullanımını yaygınlaştıracak.
Dean, “Daha küçük ölçekte ortaya çıkmayan yeteneklerin daha büyük ölçekte ortaya çıktığını görüyorsunuz” dedi.

Dean sözlerini şöyle sürdürdü:

“Artık bu yetenekleri yalnızca daha niş bir ürünü kullanan birkaç milyon kullanıcıya değil, gerçekten yüz milyonlarca hatta milyarlarca kullanıcıya ulaştırmaya çalışıyorsunuz”

Yapay zeka silahlanma yarışı

Yapay zekanın artan yetenekleri, veri merkezlerinin büyümesiyle doğrudan bağlantılı.

Son teknolojiye dayanan bir model oluşturmak için çok büyük miktarda veriyi analiz etmek ve verilerdeki örüntüleri bulmak üzere devasa hesaplama gücüne ihtiyaç duyuluyor.

‘Eğitim Süreci’ olarak bilinen bu işlem, on binlerce özel çipin verileri işlemesi nedeniyle yüz milyonlarca dolara mal olabiliyor. Eğitim, çiplerin yıldırım hızındaki bağlantılar üzerinden veri alışverişinde bulunması halinde en iyi sonucu veriyor ve donanım arızaları süreci sekteye uğratabiliyor.

Bir yapay zeka modeli tamamlandıktan sonra ise daha geniş bir veri merkezi ağı farklı bir rol üstleniyor ve sistemin kullanıcı sorgularına gerçek zamanlı yanıt verebilmesi için gerekli hesaplama gücünü sağlıyor.

‘Çıkarım’ olarak bilinen bu süreç, giderek daha fazla veri merkezine ihtiyaç duyulmasının başlıca nedenlerinden biri haline geliyor.

Tıpkı bir posta dağıtım merkezi gibi, hesaplama gücünü kullanıcılara daha yakın konumlandırmak yapay zeka modellerinin daha uzun süre düşünmesini, daha hızlı yanıt vermesini ve daha karmaşık görevleri tamamlamasını sağlıyor.

Bu talebi karşılamak için yarı iletken üretimi de hızla artıyor.

Mart 2024’te dünyada yaklaşık 2,4 milyon “H100 eşdeğeri” yapay zeka çipi bulunuyordu. Bu ölçüm birimi, çip üreticisi Nvidia’nın 2022’de piyasaya sürdüğü yarı iletkeni referans alıyor.

Epoch AI’a göre her ay milyonlarca daha gelişmiş çip devreye alınırken, dünyanın 2028’in sonuna kadar yaklaşık 200 milyon H100 eşdeğeri çipe sahip olması bekleniyor.

Bu büyük altyapı hamlesi; çip ve bileşen üretimindeki sorunlar, finansman sıkıntıları ve kamuoyunun muhalefeti nedeniyle yavaşlayabilir.

Yeni veri merkezlerini desteklemek için aynı zamanda devasa miktarda elektriğe ihtiyaç duyulacak.

Pazar araştırma şirketi SemiAnalysis’e göre veri merkezleri geçen yıl küresel ölçekte 64 gigavat elektrik tüketti. Bu miktar kabaca Almanya’nın elektrik tüketimine eşit.

2030’un sonuna kadar bu tüketimin dört katına çıkması ve Güney Amerika ile Afrika’daki tüm ülkelerin toplam elektrik tüketimini aşması bekleniyor.

ABD’nin avantajı

Daha fazla hesaplama gücü devreye girdikçe ABD’li şirketlerin yapay zekadaki liderliklerini daha da artırması bekleniyor.

Goldman Sachs’a göre Amazon, Google, Microsoft, Meta ve Oracle’ın bu yıl veri merkezleri, çipler ve diğer yapay zeka altyapıları için yaklaşık 750 milyar dolar harcaması bekleniyor. Bu şirketlerin geçen yılki harcamaları yaklaşık 400 milyar dolar seviyesindeydi.

Çin, ABD ile aradaki farkı kapatmaya çalışıyor

Yapay zeka alanında ABD’nin en yakın rakibi olan Çin ise aradaki farkı kapatmaya çalışıyor.

Epoch AI’ın tahminlerine göre Çinli şirketlerin 2024’ün başında yaklaşık 244 bin olan H100 eşdeğeri çip sayısı, 2025’in sonunda yaklaşık 1,16 milyona ulaştı.

Ancak bu rakamlar, kaçak yollarla ülkeye sokulan çipleri ve Çinli şirketlerin kullandığı diğer denizaşırı hesaplama kaynaklarını kapsamıyor.

ABD ile Çin arasındaki yarış, dünyanın geri kalanını geride bırakma tehdidi taşıyor.

Fransa, Almanya ve diğer ülkeler Avrupa Birliği genelinde veri merkezi inşasını teşvik etmeye çalışıyor. Bölgedeki yapay zeka geliştiricileri ve politika uzmanları tarafından hazırlanan bir rapora göre Avrupa, küresel yapay zeka hesaplama gücünün yüzde 5’ine sahip.

Avrupa’nın ilerlemesi; elektrik ve araziye erişim, izin süreçleri ve finansman sorunları nedeniyle sekteye uğruyor.

Körfez’in yapay zeka dönüşümü İran’daki savaşa takıldı

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin veri merkezleri kurmak için milyarlarca dolar harcama sözü verdiği Basra Körfezi’nde ise İran’daki savaş planları etkiledi.

Yapay zekanın ekonomik kazanımlarının eşit biçimde dağılmadığına yönelik endişeler giderek artıyor. Dünya, teknolojiden yararlanmak için gerekli altyapıya sahip olanlar ile olmayanlar arasında bölünebilir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve teknoloji konularındaki özel temsilci Amandeep Gill, “Bugün hesaplama gücünün yüzde 75’i ABD’deki birkaç posta kodunda, yüzde 12 ila 15’i Çin’de ve yüzde 5’i AB’deyse dünyanın geri kalanı nerede kalıyor?” dedi.

Hızlanan yapay zeka döngüsü

Yapay zeka sektöründekiler için devasa veri merkezlerinin eklenmesi, bir otomobile jet motoru takmaya benziyor.
Bu hızlanmanın işaretleri şimdiden görülüyor.

Uber, PepsiCo ve Walmart; kod yazmak, araştırma raporları hazırlamak, müşteri desteğini yönetmek, e-postaları okuyup yanıtlamak gibi giderek daha fazla çok aşamalı görevi yerine getirebilen botlar olan yapay zeka “ajanlarına” giderek daha fazla iş devrediyor.

Yapay zeka araştırmalarında 30 yılı aşkın süredir çalışan Dean’e göre daha fazla hesaplama gücü sayesinde bu ajanlar daha fazla sorumluluk üstlenebilecek.

Dean, bir bilim insanının yüzlerce yapay zeka ajanından biyolojik araştırmalarda çeşitli hipotezleri otonom olarak geliştirmelerini ve test etmelerini istediği, ardından da en iyi sonuçları seçerek bunların üzerine yeni çalışmalar inşa ettiği bir gelecek tasavvur ediyor.

Yeni değerlendirme sistemlerinden biri olan Remote Labor Index’e göre yapay zeka modelleri giderek daha yetenekli hale geldi.

Bu test, modellerin mobil video oyunu geliştirmek gibi yaygın freelance görevleri yerine getirme becerilerini ölçüyor.

Ekim ayında önde gelen modeller görevlerin yüzde 2,5’ini tamamlayabiliyordu. Temmuz ayına gelindiğinde Anthropic’in Fable AI modeli görevlerin yüzde 16’sını tamamlamayı başardı.

Yeteneklerdeki bu sıçramalar, ekonomistlerin iş gücü piyasasında büyük değişiklikler yaşanacağı konusunda uyarıda bulunmasına yol açıyor.

Stanford Üniversitesi Digital Economy Lab Direktörü ve ekonomist Erik Brynjolfsson, “Milyonlarca iş ortadan kalkacak, milyonlarca yeni iş yaratılacak” dedi.
Brynjolfsson sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çok zor olacak. Yeni işler yaratılsa bile bunlar aynı işler olmayacak”

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.