1. Haberler
  2. Dünya
  3. Middle East Eye inceledi: Türkiye, İsrail’in Suriye saldırısında neden sakin davrandı?

Middle East Eye inceledi: Türkiye, İsrail’in Suriye saldırısında neden sakin davrandı?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Ankara’nın, İsrail’in Suriye saldırılarına ekimdeki genel seçimlere kadar ölçülü yanıt vermesi bekleniyor. Türk yetkililere göre Ankara, Netanyahu’nun zor durumdaki seçim kampanyasına “can simidi” sağlayacak bir gerilim tırmanışından kaçınıyor

Middle East Eye‘ın haberine göre İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki Ebu el-Duhur askeri hava üssüne düzenlediği saldırılar Ankara’da provokatif bir adım olarak değerlendirilse de Türk yetkililer saldırıyı sürpriz olarak görmedi.

Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki hava üssü, İsrail’in Türkiye’nin buraya hava savunma sistemleri konuşlandırmaya hazırlandığını öne sürmesinin ardından hedef alındı.

Bir Türk yetkili konuyla ilgili “İsrail daha önce Suriye’deki başka üsleri de vurdu. Bu üssün diğerlerinden özel bir farkı yok” dedi.

Yetkili, Türk hükümetinin İsrail’in Suriye’deki faaliyetlerine ilişkin tutumunu birden fazla kamuoyu açıklamasıyla açık biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Ankara’nın değerlendirmesine göre Netanyahu, ülke içinde yoğun baskı altında bulunuyor ve Türkiye ile gerilimi artırarak bu durumdan çıkış yolu arıyor.

Aynı yetkili, Netanyahu için “Bunu yapmaya çalışması kesinlikle delice” ifadesini kullandı.

Ankara’daki çok sayıda yetkili, ekim ayında yapılması beklenen İsrail seçimlerinin hükümet değişikliğine yol açabileceğini ve daha makul siyasetçilerin iktidara gelebileceğini düşünüyor. Türk yetkililer, Netanyahu’nun gerilimi tırmandırma politikasına İsrail içinden de itirazlar geldiğine dikkat çekiyor.

Bu isimlerden biri, eski general ve sol eğilimli Demokratlar Partisi Genel Başkanı Yair Golan.

İsrail’in Suriye’deki hava üssüne yönelik saldırılar sırasında iki hükümet arasında daha önce oluşturulan doğrudan iletişim hattını kullanmaması da Ankara tarafından özellikle tehlikeli görülüyor.

Ankara, önceki mutabakatın ihlal edildiğini düşünüyor

Bölgedeki gelişmelere ilişkin Türk ve İsrailli yetkililer arasındaki görüşmelere yakın bir bölge yetkilisi, iki tarafın geçen yıl Bakü’de gerçekleştirdiği görüşmeler sırasında Suriye’deki güvenlik bölgeleri arasında bir ayrım hattı oluşturulması konusunda uzlaştığını söyledi.

Buna göre Palmira yakınlarındaki T4 Hava Üssü’nün kuzeyi, Suriye’de İsrail ve Türkiye’nin güvenlik bölgeleri arasındaki sınır olarak belirlendi.

T4 Üssü, Ankara’nın burayı Palmira çevresinde güçlü bir varlığa sahip olan IŞİD’e yönelik operasyonlarda kullanılmak üzere insansız hava araçları üssüne dönüştürmek istemesi nedeniyle İsrail hükümeti açısından önemli bir anlaşmazlık noktasıydı.

Reklam Alanı

İsrail, Türk ordusunun bölgeye konuşlanmasından önce hava üssünü vurdu. Bunun ardından iki ülke arasında çatışmayı önlemeye yönelik bir mekanizma kurulması amacıyla görüşmeler başladı.

Taraflar arasındaki ayrım hattı anlaşmasının temelinde ise İsrail’in, İran’la yeni bir savaş çıkması halinde Suriye hava sahası üzerinden düzenleyebileceği olası saldırılar için bir hava koridorunu açık tutma talebi bulunuyordu.

Bölge yetkilisi, İsrail’in Suriye’ye Türk radarları ve hava savunma sistemlerinin konuşlandırılmasına karşı çıkmayı sürdürdüğünü ancak görüşmelerdeki ilerlemeden önceki dönemde genel olarak memnun olduğunu belirtti.

Geçen hafta düzenlenen saldırıların, İsrail’in artık Türkiye’nin desteklediği veya Türk silahlarının bulunduğu hava üslerinin kuzey Suriye’de, Türkiye sınırına yakın bölgelerde kurulmasına yönelik itirazını zor kullanarak kabul ettirmek istediğini gösterdiği ifade edildi.

Ankara ise Ebu el-Duhur Hava Üssü’ne asker konuşlandırmaya yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığını belirtiyor. Suriye ve ABD’li yetkililerin açıklamaları da Türkiye’nin bu tutumunu destekliyor.
Bu nedenle Ankara, İsrail’in saldırılarını daha önce varılan mutabakatın ihlali olarak değerlendiriyor.

Ankara, Netanyahu hükümetini artık “rasyonel aktör” olarak görmüyor

Middle East Eye’a konuşan çok sayıda Türk yetkili, Ankara’nın mevcut İsrail hükümetini artık rasyonel bir aktör olarak değerlendirmediğini söyledi.

Yetkililere göre Türkiye, bölgesel gelişmeler karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Netanyahu’ya kıyasla daha rasyonel ve ölçülü hareket ettiğini uluslararası kamuoyuna gösterdi.

İsrail’in saldırılarına ve Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik tekrarlanan sert açıklamalarına rağmen Erdoğan, tatilini yarıda keserek kamuoyuna açıklama yapmak yerine Marmaris çevresinde yerel siyasetçilerle sohbet ederken görüntülendi.

Erdoğan salı günü yaptığı açıklamada da İsrail veya Netanyahu’nun adını doğrudan anmadı. Cumhurbaşkanı, başarısızlıkla karşı karşıya oldukları seçim kampanyalarından siyasi çıkar sağlamaya çalışan “katil şebekeleri” doğrudan muhatap alarak onlara itibar kazandırmayacaklarını söyledi.

Bununla birlikte Erdoğan, Ankara’nın bölgeye ilişkin bir planı bulunduğunu ve dostlarını terk etmeyeceğini güçlü ifadelerle vurguladı. Türkiye’nin gizli bir hedefinin bulunmadığını belirten Erdoğan, Ankara’nın amacının yalnızca barışın tesis edilmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Suriye’de uzun vadeli stratejisi

Türkiye’nin Suriye konusunda sakin ve temkinli hareket etmesinin nedenlerinden biri olarak Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilerin son bir yılda ciddi biçimde kötüleşmesi gösteriliyor.

Netanyahu’nun İran, Lübnan ve Gazze konusunda benimsediği maksimalist taleplerin, Trump’ı bölgedeki gerçeklikler ve önemli Arap müttefikleriyle karşı karşıya getirdiği belirtiliyor.

Ankara, Netanyahu ile doğrudan karşı karşıya gelmek yerine Washington’ın izlediği çizgiyi takip ediyor. Türkiye yönetiminin ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack ile yakın ilişkiler kurma kararı da Ankara’nın pozisyonunu güçlendiren önemli unsurlardan biri oldu.
Trump ile Erdoğan arasındaki güçlü ilişki sayesinde Ankara, bu hafta İsrail’in Suriye konusunda ortaya koyduğu bir dizi itirazın aşılmasını sağladı.

İlk olarak ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrailli yetkililerin Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’yı “aşırılık yanlısı” ve “milis lideri” olarak nitelemeyi sürdürdüğü bir dönemde, Suriye’yi 47 yılın ardından teröre destek veren devletler listesinden çıkardı.

Bakanlık ayrıca Şara’nın eski örgütü El Nusra Cephesi’nin, diğer adıyla Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ), Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist Örgüt statüsünü de kaldırdı.

İkinci olarak, İsrail’in merkezi hükümeti zayıf veya bölünmüş bir Suriye oluşturma yönündeki çabalarına rağmen, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin başkomutanı Mazlum Abdi, güçlerinin Şam hükümetine tamamen entegre edileceğini ve kendi kendine ilan edilen özerk bölgenin kaldırılacağını açıkladı.

Bu gelişme de Ankara açısından bir başka kazanım olarak değerlendirildi.

Bir başka Türk yetkili, “Türkiye Suriye’de uzun vadeli bir oyun oynuyor.

İsraillilerin aksine, bölgedeki güvenlik ve barışı güçlendirecek istikrarlı, egemen ve zengin bir ülkeye öncelik veriyoruz” dedi.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.