Marine Le Pen’in partisi RN ve müttefiki UDR, Senato seçimlerinde en az 14 sandalye kazandı. RN böylece üst mecliste ilk kez grup oluşturacak sayıya ulaştı. Sonuç, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde partinin yerel siyasetteki gücünün arttığını gösteriyor
Fransa’da Marine Le Pen’in liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), Senato seçimlerinde önemli bir eşiği geçti. RN ve müttefiki Eric Ciotti’nin Cumhuriyet İçin Sağ Birliği (UDR), pazar günü yapılan seçimlerde en az 14 sandalye kazandı. Böylece RN, tarihinde ilk kez Senato’da bir parlamento grubu oluşturabilecek sayıya ulaştı.
348 sandalyeli Senato’da bir grup kurmak için en az 10 senatör gerekiyor. RN’nin 2023 seçimlerinden kalan üç senatörüne pazar günü dokuz yeni senatör eklendi. UDR’den seçilen üç senatörün de gruba katılmasıyla toplam sayı 15’e çıkabilecek. RN’nin tek başına grup kurabilecek sandalye sayısına ulaşması, partinin UDR’nin desteğine bağımlı olmadığı anlamına da geliyor.
Le Pen sonucu “tarihi bir zafer” olarak nitelendirirken, RN lideri Jordan Bardella seçimlerin partinin Fransa’daki “kök salmasının” yeni bir aşaması olduğunu söyledi. Bardella ayrıca sonucu Le Pen’in 2027 cumhurbaşkanlığı adaylığı açısından bir adım olarak değerlendirdi. Guardian ve France 24 de RN’nin Senato’daki yükselişini, Macron’un görev süresinin sona ermesinin ardından yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine aylar kala elde edilen bir kazanım olarak aktardı.
RN’nin yerel siyasetteki karşılığı
Senato seçimlerini Ulusal Meclis seçimlerinden ayıran temel nokta, senatörlerin doğrudan halkoyuyla seçilmemesi. Senato’nun 348 sandalyesinin yarısı üç yılda bir yenileniyor ve senatörleri ağırlıklı olarak yerel seçilmişlerden oluşan bir “büyük seçmenler” heyeti belirliyor. Bu nedenle Senato seçimleri, partilerin yerel örgütlenmesinin ve belediyelerdeki siyasi ağırlığının önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor.
Le Monde’a göre RN’nin ilerlemesinde mart ayında yapılan belediye seçimlerinde elde ettiği sonuçlar etkili oldu. Parti, özellikle kırsal bölgelerdeki bağımsız veya sağ eğilimli belediye başkanlarına ulaşma kapasitesini artırdı. RN’nin Senato’daki yeni sandalye kazanımları da ağırlıklı olarak Akdeniz çevresindeki bölgelerden geldi. Le Monde, bu sonucu partinin yalnızca ulusal seçimlerde oy alan bir hareket olmaktan çıkıp yerel siyasette de daha fazla yerleşmesi açısından önemli bir aşama olarak değerlendiriyor.
Bu nokta, seçim sonucunun neden yalnızca Senato’daki sandalye sayısıyla sınırlı olmadığını da açıklıyor. RN, Senato’da hâlâ küçük bir grup olarak kalacak. Ancak grup statüsü partiye genel kurul çalışmalarında daha fazla söz hakkı, parlamenter çalışma için ek personel ve mekân imkânları ile kendi gündem maddelerini Senato’ya taşıma olanağı sağlayacak. Le Monde’a göre bu durum RN’nin üst meclisteki siyasi görünürlüğünü belirgin biçimde artıracak.
Senato’nun dengesi değişmedi
Buna rağmen seçim, Senato’daki genel güç dengesini değiştirmedi. Cumhuriyetçiler (LR) ve merkezdeki müttefikleri üst mecliste çoğunluğu korudu. Le Monde’un ilk sonuçlarına göre LR’nin 123, merkez grubunun ise 72 sandalyesi bulunuyor.
LR’nin on yılı aşkın süredir Senato Başkanı olan Gérard Larcher’ın da gelecek hafta yeniden seçilmesi bekleniyor.
RN’nin yükselişi bu nedenle Senato’da çoğunluk değişimi anlamına gelmiyor. Daha çok, bugüne kadar sağ ve merkez sağ partilerin hakim olduğu üst mecliste aşırı sağın ilk kez kurumsal bir grup olarak yer alması anlamına geliyor.
Merkezdeki Macron yanlısı RDPI grubunun ise sandalye sayısının 19’dan 14’e gerilemesi bekleniyor. Sosyalistlerin ikinci büyük güç konumunu koruyup koruyamayacağı ise nihai sonuçların tamamlanmasının ardından netleşecek. Solun radikal kanadındaki Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) ise Rhône bölgesinden Gabriel Amard’ın seçilmesiyle tarihinde ilk kez Senato’ya girdi.
2027 seçimi öncesinde sembolik kazanım
RN açısından sonuçların en önemli siyasi boyutu ise zamanlama. Senato seçimleri, 2027 cumhurbaşkanlığı seçiminden önce yapılacak son ulusal seçim niteliğinde.
Marine Le Pen’in yeniden cumhurbaşkanı adayı olması beklenirken, RN Senato’da ilk kez grup kurarak seçim kampanyasına yeni bir siyasi argüman ekledi.
Partinin daha önceki yükselişi esas olarak Avrupa Parlamentosu ve Ulusal Meclis seçimlerinde görülmüştü. RN, Macron’un 2024’te Ulusal Meclis’i feshetmesinin ardından yapılan erken seçimlerde alt mecliste en fazla sandalyeye sahip parti olmuş, ancak çoğunluğa ulaşamamıştı.
Senato’daki sonucun farkı ise RN’nin yerel seçilmişler üzerinden şekillenen, dolayısıyla doğrudan yerel örgütlenmeyle bağlantılı bir seçimde de sandalye sayısını artırması.
Le Monde, bu gelişmenin RN’nin kendisini “iktidara yürüyen parti” olarak sunma anlatısını güçlendirdiğini belirtiyor.
Bardella da seçim sonucunu RN’nin yerel düzeydeki yerleşmesinin yeni bir aşaması olarak çerçeveledi. Bununla birlikte Senato’daki 14-15 kişilik grup, 348 sandalyeli mecliste hâlâ küçük bir azınlık olacak. Dolayısıyla seçim, Senato’nun çoğunluğunu değiştirmekten çok RN’nin Fransız siyasi sisteminin farklı kademelerinde kurumsal varlığını genişletmesi açısından önem taşıyor.

