Huawei Digital Power Türkiye İş Birimi Başkanı Chao Wang, Türkiye ile mevcut solar invertör üretim ortaklığını kapasite artışıyla büyütmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Huawei Digital Power Türkiye İş Birimi Başkanı Chao Wang, Türkiye’nin bölgesel enerji dönüşümündeki rolüne işaret ederek mevcut solar invertör üretim ortaklığını kapasite artışıyla büyütmeyi planladıklarını söyledi.
Chao, Türkiye’de yerel bir distribütörle güneş enerjisi sistemlerine yönelik solar invertör teknolojileri alanında üretim ortaklığı gerçekleştirdiklerini söyledi.
Huawei için Türkiye’nin 20 yılı aşkın süredir katkı sunduğu “yüksek öncelikli stratejik pazar” olduğunu vurgulayan Chao, “Bu pazarın bölgenin enerji geleceği açısından gerekli olduğuna inanıyoruz” dedi.
Chao, “Gelecekte de bu operasyonu sürdürmeyi, kapasiteyi artırarak yeni modeller ekleyerek ve Türkiye’nin üretim kapasitesini daha fazla destekleyerek geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin üretim kabiliyetine inanıyoruz ve bu pazarda büyük bir potansiyel görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Enerji sektöründeki dönüşümün şirket stratejileri üzerindeki etkisine ve arz güvenliğinin önemine dikkati çeken Chao, “Enerji güvenliği, artık sanayi rekabetçiliğinin ön koşulu haline geldi.
Şirketler, ‘hareketsiz kalmanın maliyetinin’ başlangıç yatırımlarından çok daha yüksek olduğunu görüyor. Yalnızca ekipman satmıyoruz, yerel AR-GE’ye, yetenek geliştirmeye ve güçlü bir hizmet ekosistemine yatırım yapıyoruz. Yüksek güvenirliğe sahip çözümler sunarak Türk şirketlerinin belirsizliği rekabet avantajına dönüştürmesine yardımcı oluyoruz” diye konuştu.
Chao, küresel düzenlemeler ve ticaret politikalarına ilişkin de Avrupa Birliği’nin 2026’da yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Net Sıfır Sanayi Yasası gibi uluslararası düzenlemelerin yerelleşmiş ve düşük karbonlu tedarik zincirlerini zorunlu kıldığını dile getirdi. Enerji üretimi ve şebeke yönetimine ilişkin teknik çözümlere de değinen Chao, güneş enerjisinin sistemdeki rolünün artmasıyla yeni ihtiyaçların ortaya çıktığını anlattı.
Chao, güneş enerjisinin sistemde ana kaynak haline gelmesi için basit depolama çözümlerinin artık yeterli olmadığını ve şirketin bu ihtiyaca yönelik yeni nesil çözümler geliştirdiğini belirterek “İki aşamalı mimarimiz, oyunun kurallarını değiştiriyor. Sistemin yüksek ve düşük gerilimde şebekede kalma gereksinimlerini etkin şekilde karşılamasını sağlarken depolama sisteminin ulusal şebeke için proaktif bir ‘dengeleyici’ gibi çalışmasına imkan tanıyor” ifadelerini kullandı.
Yenilenebilir enerji altyapısına yönelik çalışmalar kapsamında şebeke dayanıklılığının önemine işaret eden Chao, Türkiye’deki yatırımları değerlendirdi.
Chao, yenilenebilir enerjinin güvenirliğini artırmaya odaklandıklarını belirterek “Türkiye’nin enerji dönüşümünün, zayıf şebeke koşullarında dahi dirençli kalmasını sağlamak için grid forming (GFM) teknolojisine önemli yatırımlar yapıyoruz” dedi.
Enerji sistemlerinin farklı bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Chao, ticari ve endüstriyel segmentte güneş enerjisi, depolama ve elektrikli araç şarjını ayrı ürünler olarak değil tek bir entegre ekosistem olarak değerlendirdiklerini dile getirdi.
Chao, şirketin bu alandaki çözümünün entegre bir sistem sunduğunu, “tek sistem” yaklaşımı sayesinde sanayinin kendi enerjisini daha verimli kullanabildiğini ve yeni verimlilik standartlarına kolayca uyum sağlayabildiğini ifade etti.

