Ev sahibi olabilmek için uzun yıllar boyunca birikim yapan vatandaşlar, tamamlanmayan inşaat projeleri ve ertelenen teslim tarihleri nedeniyle mağduriyet yaşıyor. İnşaat şirketlerine yönelik şikâyetlerin son bir yılda yüzde 130 artması dikkat çekiyor. Projelerin yarım kalması, tapu işlemlerinin gecikmesi ve sözleşmede yer almayan ek ödemelerin talep edilmesi en sık karşılaşılan sorunlar arasında bulunuyor. Uzmanlar ise daha önce birçok projeyi başarıyla tamamlamış, mali açıdan sağlam ve güvenilir inşaat firmalarının tercih edilmesi yönünde uyarıda bulunuyor.
Konut sahibi olabilmek için yıllarca tasarruf eden vatandaşlar, bazı projelerde evlerine kavuşmayı beklerken birikimlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Online platformlarda konut inşaat firmalarına yönelik şikâyetler, 2025’in aynı dönemine kıyasla 2026’da yüzde 130 artış gösterdi. Zamanında teslim edilmeyen konutlar, eksik ve ayıplı işçilik, tapu devrinin gecikmesi, inşaatın durması ve sözleşmede bulunmayan ek ödeme talepleri öne çıkan sorunlar arasında yer aldı.
Bu tablo, ev satın alırken yalnızca projenin konumuna, fiyatına ve vaatlerine bakmanın yeterli olmadığını gösteriyor. Alıcıların firmanın daha önce tamamladığı projeleri yerinde görmesi, teslim performansını araştırması, mali gücünü ve sektördeki geçmişini incelemesi büyük önem taşıyor.
Özellikle çok sayıda projesini zamanında tamamlamış, teslim ettiği konutlarda oturum başlamış ve güvenilirliğiyle öne çıkan firmaların tercih edilmesi, yılların birikimini riske atmamak açısından kritik rol oynuyor.
Güvenilir firmalar sorun çıkarmıyor
Konut alırken yalnızca projenin fiyatına, konumuna ve sunduğu imkânlara bakmak büyük risk taşıyor. Firmanın geçmişte tamamladığı projeler, teslim sürelerine uyup uymadığı ve teslim ettiği konutlardaki oturum durumu mutlaka araştırılmalı.
Daha önce çok sayıda projeyi başarıyla tamamlamış, mali yapısı güçlü ve sektörde güvenilirliğiyle öne çıkan firmalar tercih edilmeli. Henüz inşaat aşamasındaki projelerde ise firmanın devam eden işlerinin yanı sıra finansman gücü ve geçmiş teslim performansı da incelenmeli. Yılların birikimini riske atmamak için markanın geçmişi, projenin kendisi kadar önemli.
30 konut ve üzerinde teminat şartı var
Satıcının yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme hakkını vergi, harç ve tazminat ödemeden kullanabiliyor. Bu hakkın kullanılması için bildirimin noter aracılığıyla yapılması önem taşıyor.
Öte yandan 30 ve üzeri konut bulunan projelerde müteahhidin bina tamamlama sigortası, banka teminat mektubu, hak ediş sistemi veya bağlı kredi teminatı seçeneklerinden en az birini sağlaması zorunlu.
Türkiye’nin haberine göre, 30 konutun altındaki projelerde bu teminat mecburiyeti bulunmuyor. Alıcıların sözleşme öncesinde yapı ruhsatını, tapu kayıtlarını, teslim tarihini ve ödeme güvencesini kontrol etmesi gerekiyor.
Teslimatta 48 ay sınırı bulunuyor
Ticaret Bakanlığının düzenlemelerine göre ön ödemeli konut satışlarında teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 48 ayı geçemiyor.
Ancak taraflar sözleşmede daha kısa bir süre belirlemişse müteahhit bu tarihe uymak mecburiyetinde. Sadece anahtar verilmesi resmî teslim için yeterli sayılmıyor; tapu tescilinin yapılması ve konutun oturmaya elverişli şekilde devredilmesi gerekiyor.
Teslim tarihi geçtiği hâlde evine kavuşamayan tüketici, sözleşmenin yerine getirilmesini isteyebiliyor. Şartların oluşması hâlinde sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini ve gecikmeden kaynaklanan, kira gideri gibi belgelenebilir zararlarının tazminini de talep edebiliyor.
Maliyet baskısı üretimi vuruyor
İnşaat sektöründe maliyet artışları yeni konut üretimini zorlaştırıyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 29,59, aylık yüzde 2,04 yükseldi. Yıllık artış malzeme maliyetlerinde yüzde 28,72, işçilik giderlerinde ise yüzde 31,20 olarak gerçekleşti.
Özellikle işçilik maliyetlerinin malzeme giderlerinden daha hızlı yükselmesi, müteahhitlerin bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdı. Sektörün güven göstergesinde ise ekim ayında sınırlı bir toparlanma yaşandı.
TÜİK verilerine göre inşaat sektörü güven endeksi bir önceki aya kıyasla yüzde 0,4 artarak 83,3’e çıktı. Ancak endeksin 100 eşik değerinin altında kalması, sektörde kötümser beklentilerin sürdüğünü ortaya koydu.

