Xi Jinping döneminde ulusal güvenlik ve yolsuzlukla mücadele gerekçeleriyle genişletilen denetimler, on milyonlarca kişiyi etkiliyor
Çin’de Komünist Parti üyesi olmak, özellikle devlet sektöründe çalışanlar için yalnızca siyasi ve mesleki yükümlülükler getirmiyor. Evlilik, boşanma, yurtdışına çıkma ve sosyal ilişkiler de giderek daha fazla parti disiplininin ve devlet denetiminin konusu haline geliyor. CNN’in görüştüğü kaynaklara göre, Xi Jinping’in 2012’de iktidara gelmesinden bu yana kişisel yaşam üzerindeki denetim belirgin biçimde arttı.
Özel hayat da parti denetiminin konusu
Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri, yabancılarla evlilik konusunda getirilen kısıtlamalar. Çin’de çok sayıda devlet çalışanı ve “önemli sırlara” erişimi bulunan kişiler yabancılarla evlenemiyor. CNN’in görüştüğü, kimliği hassasiyet nedeniyle açıklanmayan bir kadın, yurtdışında tanıştığı yabancı erkekle evlenmek istediğinde çalışma arkadaşlarının kendisini kararından vazgeçirmeye çalıştığını anlattı. Kadının meslektaşları, bu evliliğin işini kaybetmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
70 milyon kişilik devlet sistemi
Kurallar yalnızca klasik anlamda devlet memurlarıyla da sınırlı değil. Çin’in Fudan Üniversitesi tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre 2020’de kamu sektöründe yaklaşık 70 milyon kişi çalışıyordu. Bu sayı kamu hastaneleri, okullar, üniversiteler ve devlete ait şirketlerde çalışanları da kapsıyor. Çin’in genişleyen ulusal güvenlik politikaları ve ABD ile müttefikleriyle artan stratejik rekabeti, yabancılarla ilişkiler ve devlet sırlarının korunmasına yönelik kaygıları da artırdı.
Xi yönetiminin yolsuzlukla mücadele kampanyası da özel hayat üzerindeki denetimin önemli nedenlerinden biri. Parti, yolsuzlukla mücadeleyi kendi varlığını sürdürmesi açısından temel bir mesele olarak görüyor ve siyasi sadakat ile sıkı disiplin talep ediyor. Kampanya son yıllarda siyasi sistemin bütün kademelerine yayıldı; ordu ve üst düzey siyasi kadrolar da kapsamlı tasfiyelerden geçti.
Devlet sistemine girmek isteyenlerin sayısı da bu denetimlerin kapsamını önemli hale getiriyor. Özel sektörde fırsatların daralması, ekonomik belirsizlik, emlak krizi ve genç işsizliğinin etkisiyle kamu sektöründeki istikrarlı işler daha cazip hale geldi. Geçen yıl yaklaşık 3,7 milyon kişi ulusal kamu personeli sınavına girerken yalnızca 38 bin 100 kadro bulunuyordu. Başka bir deyişle, her pozisyon için yaklaşık 100 aday yarıştı.
Kamu işinin bedeli: Özel hayattan taviz
Ancak kamu sektöründe çalışmanın bedeli, iş dışında da kendisini gösteriyor. CNN’e konuşan eski bir Çinli kamu çalışanı, Avrupa’daki prestijli bir üniversitede okuyan oğlunun mezuniyet törenine gitmek için aylar öncesinden bilet almasına rağmen işvereni tarafından yurtdışına çıkmasına izin verilmediğini anlattı.
Gerekli prosedürü yerine getirdiğini düşünen çalışan, başvurusunun reddedilmesinin ardından kurumun organizasyon departmanına kadar başvurduğunu ancak kimsenin bu “kırmızı çizgiyi” aşmaya cesaret edemediğini söyledi.
Yurtdışına çıkmak için pasaport izni
Çin uzun süredir bazı devlet görevlilerinin yurtdışına çıkışını kısıtlasa da son yıllarda bu uygulamalar daha geniş bir kesime yayıldı. Pekin yönetimi geçen ay ulusal güvenliği koruma amacı taşıdığını belirttiği yeni giriş-çıkış kuralları açıkladı. Bu düzenlemelerin, özellikle ileri teknolojiler hakkında bilgi sahibi kişilerin hareketlerini daha sıkı kontrol eden mevcut uygulamaları resmileştirdiği değerlendiriliyor.
Devlet ve kamu kurumlarında çalışanlar, bazı emekliler de dahil olmak üzere, kişisel pasaportlarını teslim etmek ve yalnızca önceden onaylanmış seyahatlerde pasaportlarını “ödünç almak” zorunda. Başvuru sürecinde gidilecek yer, seyahatin süresi ve yapılacak faaliyetler gibi ayrıntıların paylaşılması gerekiyor. Onay alındıktan sonra planlarda yapılacak değişiklikler için de ayrıca izin alınması gerekiyor. Sürecin karmaşıklığı nedeniyle birçok kişi yurtdışına çıkmak için başvurmaktan vazgeçiyor.
Aile bağları terfiyi etkileyebiliyor
Denetim, çalışanların aile ilişkilerine de uzanıyor. Yurtdışında çocukları veya eşleri bulunan bazı devlet görevlileri terfi için uygun görülmüyor. Üst düzey görevliler için yurtdışı seyahat kısıtlamaları emeklilik sonrasında da kalıcı hale gelebiliyor. CNN’in görüştüğü eski kamu çalışanı, bu uygulamaların özellikle gençler açısından uzun yıllar süren bir kısıtlamaya dönüştüğünü belirterek, 30 yaşındaki bir çalışanın yurtdışına özgürce seyahat edebilmek için 60’lı yaşlarına kadar beklemek zorunda kalabileceğini söyledi.
Boşanma da denetim altında
Boşanma da parti denetiminin dışında değil. Çin devlet medyası, bazı yetkililerin yolsuzluk soruşturmasından kaçmak için boşanmayı kullandığı vakaları haberleştirdi. Anhui eyaletindeki üst düzey bir yetkilinin soruşturma ihtimalini öğrendikten sonra eşinden hızla boşandığı ve zimmetine geçirdiği paranın büyük bölümünü eski eşine aktardığı bir vaka da bunlardan biri. Parti kurallarına göre özellikle liderlik pozisyonundaki yetkililer medeni durumlarındaki değişiklikleri bildirmek zorunda. Bu bildirimler, olası yolsuzluk bağlantılarının incelenmesine yol açabiliyor.
…
Orduda evlilik öncesi siyasi geçmiş kontrolü
Orduda ise kurallar daha da sıkı. Çin Halk Kurtuluş Ordusu mensupları evlenmeden önce eş adaylarının siyasi geçmişinin incelenmesini sağlamak zorunda. 2021’de Merkezi Askeri Komisyon tarafından yayımlanan düzenlemeye göre eş adaylarının profilleri evlilik öncesinde siyasi geçmiş kontrolünden geçiriliyor. Her iki tarafın da ordu mensubu olduğu evliliklerde boşanma sürecine üstlerin müdahale etmesi gerekiyor ve çiftler ancak askeri makamların onayıyla resmi olarak boşanabiliyor.
Evlilik dışı ilişki ihraç nedeni
Parti üyelerinin romantik ilişkileri de disiplin kurallarının konusu. Bir parti üyesinin “uygunsuz bir cinsel ilişki” yaşaması ve bunun olumsuz bir etki yaratması halinde partiden ihraç edilebileceği belirtiliyor. Çin’in yolsuzlukla mücadeleden sorumlu kurumu, üst düzey yetkililerin görevden alınmasına ilişkin açıklamalarında evlilik dışı ilişkileri sıklıkla “ahlaki yozlaşma” kapsamında değerlendiriyor.
Arkadaşlıklar bile mercek altında
Hatta iş arkadaşları arasındaki arkadaşlıklar bile dikkat çekebiliyor. CNN’e konuşan bir kaynak, çalışanların toplu yemeklere katılmaktan caydırıldığını söyledi. Bazı çalışanların ofiste dikkat çekmemek için arkadaşlarıyla görüşmek üzere gece geç saatlerde başka yerlere gittikleri belirtildi. Bu uygulamalar, Xi’nin parti içerisindeki ilişkileri “temizlemek” ve üyeler arasındaki siyasi ittifakları engellemek yönündeki yaklaşımının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
King’s College London’da Çin çalışmaları profesörü Kerry Brown, parti ve devlet görevlilerinin bugün çok daha yüksek standartlara tabi tutulduğunu belirterek, partiye bağlılığın kişisel hayatın önüne geçtiğini söyledi. Merics’ten Katja Drinhausen ise Xi döneminde birey ile parti ve partinin misyonu arasındaki sınırların önceki liderlik dönemlerine kıyasla çok daha fazla iç içe geçtiğini ifade etti.
“Parti sizin aileniz ve hayatınız”
Çin Komünist Partisi 1921’de kuruldu ve bugün 101 milyondan fazla üyeye sahip. 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasından bu yana ülkenin siyasi sisteminin merkezinde bulunan parti, Xi döneminde devletin ve toplumun bütün alanlarındaki üstünlüğünü daha da güçlendirdi. 2017’de parti tüzüğüne, hükümetten orduya, toplumdan okullara kadar ülkenin her alanında partinin liderliğini vurgulayan bir ifade eklendi.
Brookings Institution’dan Jonathan Czin’e göre Xi, Çin toplumunu çalışkanlık, aile yaşamı ve “temiz” bir hayatı öne çıkaran muhafazakâr bir değer sistemi etrafında yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Czin, Xi’nin partiye bağlılığının neredeyse dini bir niteliğe sahip olduğunu ve aynı bağlılığı parti üyeleri arasında da yaratmak istediğini belirtti.
Kurallar özdenetime dönüşüyor
Bununla birlikte, getirilen bütün kısıtlamalar açık yasaklar biçiminde uygulanmıyor. CNN’in görüştüğü kişiler, kuralları zamanla öğrendiklerini ve sorun yaşamamak için davranışlarını buna göre ayarladıklarını söyledi. Parti üyeleri yalnızca işlerini iyi yapmakla değil, ofis dışında da kurallara ve parti tarafından belirlenen ahlaki beklentilere uymakla yükümlü hissediyor. Bazı kaynaklara göre sürekli tasfiyeler, iç disiplin mekanizmaları ve soruşturmalar, çalışanları daha başlamadan kendilerini denetlemeye itiyor.
Sonuç olarak Çin’de devlet ve parti sisteminin bir parçası olmak, giderek daha fazla kişinin özel hayatını da kurumsal denetimin içine çekiyor. Evleneceği kişiden çıkacağı ülkeye, boşanmasından arkadaşlarıyla nerede yemek yiyeceğine kadar uzanan kurallar, Xi Jinping döneminde siyasi sadakat ve ulusal güvenlik hedefleriyle gerekçelendiriliyor.
Parti üyeleri için ise kamu görevinde kalmanın bedeli, iş yaşamıyla sınırlı olmayan sürekli bir özdenetim haline geliyor.

