ABD Adalet Bakanlığı, federal idam cezalarını “güçlendirme” planı kapsamında zehirli iğne ve kurşuna dizme yöntemlerini yeniden hayata geçiriyor.
ABD Adalet Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin federal ölüm cezasını “güçlendirme” çabalarının bir parçası olarak zehirli iğne ve kurşuna dizme yöntemlerini yeniden uygulamaya koyacağını duyurdu.
CBS‘in haberine göre; bakanlıktan yapılan basın açıklamasında, “Atılan adımlar arasında; ilk Trump yönetimi sırasında kullanılan zehirli iğne protokolünün yeniden benimsenmesi, bu protokolün kurşuna dizme gibi ek infaz yöntemlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi ve idam davalarını hızlandırmak için kurum içi süreçlerin sadeleştirilmesi yer almaktadır,” ifadelerine yer verildi.
Bakanlık, bu tedbirlerin “en barbarca suçları caydırmak, mağdurlar için adaleti tesis etmek ve hayatta kalan yakınlara uzun süredir beklenen teselliyi sağlamak” açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Trump’tan ilk gün kararnamesi
Başkan Trump, ikinci görev döneminin ilk gününde, “kullanımını gerektirecek ağırlıktaki tüm suçlar” için idam cezasının uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Trump ayrıca Adalet Bakanı’ndan; emniyet görevlilerinin öldürüldüğü vakalarda ve ABD’de yasa dışı olarak bulunan göçmenler tarafından işlenen ağır suçlarda özellikle idam cezası talep edilmesini istedi.
Trump, ilk başkanlık döneminde yaklaşık 20 yıllık bir aranın ardından federal infazları yeniden başlatmıştı. 2021 yılında ise Başkan Joe Biden, politika ve prosedürlerin gözden geçirilmesi amacıyla infazlara moratoryum (geçici durdurma) getirmişti.
Biden’dan görev affı
Biden, görev süresinin sonunda idam cezasıyla karşı karşıya olan 40 federal mahkûmdan 37’sine af yetkisini kullanarak, bu kişilerin cezalarını şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapse çevirmişti.
Aftan yararlanamayan üç mahkûm ise şunlar oldu:
2018 yılındaki Tree of Life Sinagogu saldırısının faili,
2015 yılında Charleston’daki Mother Emanuel Kilisesi’nde katliam yapan saldırgan,
2013 yılındaki Boston Maratonu bombacısı.
Yeni idam talepleri
Şubat 2025’te, dönemin Adalet Bakanı Pam Bondi, Biden yönetimi tarafından uygulanan federal idam moratoryumunu kaldırdı ve federal savcılara uygun vakalarda ölüm cezası talep etmeleri talimatını verdi.
Bondi, 2024 yılında UnitedHealthcare CEO’su Brian Thompson’ı öldürmekle suçlanan Luigi Mangione’nin devam eden davasında savcılardan idam cezası istemelerini talep etti. Ancak Ocak ayında New York’taki bir federal yargıç, Mangione’yi idam cezasına uygun hale getirecek federal ateşli silah suçlamalarını düşürmüştü.
Bondi’nin görevden ayrılmasının ardından Bakanlığın iki numaralı ismiyken Vekaleten Adalet Bakanlığı görevine getirilen Todd Blanche, California’daki üst düzey federal savcıya, yetkililerle iş birliği yapan bir kişiyi öldürmekle suçlanan üç MS-13 çetesi üyesi için idam cezası talep etme yetkisi verdi.
Önceki yönetim görevini ihmal etti
Blanche yaptığı açıklamada, “Önceki yönetim; teröristler, çocuk katilleri ve polis katilleri de dahil olmak üzere en tehlikeli suçlulara karşı en ağır cezayı uygulamayı reddederek Amerikan halkını koruma görevinde başarısız olmuştur,” dedi.
Bakanlık ayrıca, Biden dönemi Adalet Bakanlığı’nı idam cezasını “zayıflatmak, geciktirmek ve ortadan kaldırmak” için attığı adımlarla “topluma telafisi imkansız zararlar vermekle” suçlayan bir rapor yayımladı.
Raporda, mevcut Adalet Bakanlığı’nın görüşüne göre, enjeksiyon yoluyla infazlarda kullanılan “pentobarbital” ilacının kullanımının ABD Anayasası’nın 8. Maddesi’ni (zalimce ve olağandışı cezalandırma yasağı) ihlal etmediği savunuldu.

