Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’da (OVP) en bağlayıcı hedefin bütçe olduğunu belirterek, bütçe açığının milli gelire oranında hedeflerden daha iyi bir performans gösterildiğini söyledi. Dezenflasyonun arzulanan hızda ilerlemediğini ifade eden Şimşek, savaşın yaşanmaması halinde enflasyonun mevcut seviyesinden en az 7 puan daha düşük olacağını kaydetti. Şimşek kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının en az enflasyon kadar artacağını belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in sorularını yanıtlıyor.
Orta Vadeli Program’ın iki temel işlevi bulunduğunu belirten Şimşek, programın bir yandan politika taahhüdü niteliği taşıdığını, bütçe boyutuyla bağlayıcı olduğunu, diğer yandan özel sektör açısından bir yol haritası sunduğunu söyledi.
“Dezenflasyon arzulanan hızda değil”
Ekonomi politikalarında son üç yıldır temel çerçevenin korunduğunu ifade eden Şimşek, öncelikli hedefin dezenflasyon olduğunu ancak sürecin istenilen hızda ilerlemediğini belirtti.
Şimşek, dış faktörlerin enflasyon görünümü üzerinde önemli etkisi olduğunu vurgulayarak, “Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu” dedi.
Savaşın etkisinin yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Şimşek, bütün emtia fiyatlarında artış yaşandığını ve bunun enflasyonu olumsuz etkilediğini söyledi.
Türkiye’de enflasyonun yüksek olması nedeniyle söz konusu etkinin görece daha güçlü hissedildiğini ifade etti.
“OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir”
Ekonomik tahminlerin hazırlandıkları dönemin koşullarını yansıttığını belirten Şimşek, IMF’nin tahminlerini yılda dört kez gözden geçirdiğini, Türkiye’nin ise bunu yılda bir kez yaptığını söyledi.
Şimşek, “OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Çünkü kamunun önemli ölçüde kontrolündedir” ifadelerini kullandı.
Bütçe açığının milli gelire oranında hedeflerden daha iyi bir performans sergilendiğini belirten Şimşek, 2026 yılında eşel mobil sisteminin uygulanması nedeniyle ciddi miktarda kamu gelirinden feragat edildiğini söyledi.
Buna rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5’lik hedefin altında, yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydetti.
Büyüme beklentisi yüzde 3,3
Şimşek, dışarıdan gelen şoka rağmen Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini belirterek, büyüme hedefindeki sapmanın yaşanan şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını ifade etti.
“Kamu çalışanları ve memurların maaşı en az enflasyon kadar artacak”
Savaşın enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çeken Şimşek, “Savaş olmasaydı enflasyonda yıl sonunu yüzde 20-22 civarında tamamlardık.” dedi.
Başlangıçta öngörülen dezenflasyon takviminin bir miktar uzayabileceğini belirten Şimşek, hayat pahalılığının ekonomi yönetiminin en büyük önceliği olduğunu vurguladı.
Seçim sürecinde de dezenflasyon politikasından vazgeçilmeyeceğini ifade eden Şimşek, sürdürülebilir büyümenin sağlanması için dezenflasyona ihtiyaç olduğunu söyledi.
Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarının da en az enflasyon kadar artırılacağını belirtti.
Tek haneli enflasyon sonrası kur rejimi mesajı
Türkiye için normal koşullarda dalgalı kur rejiminin ideal olduğunu belirten Şimşek, mevcut şartların buna izin vermediğini söyledi.
Piyasada tek yönlü bir eğilim bulunması halinde yönetilen bir kur rejiminin ortaya çıktığını ifade eden Şimşek, uzun süredir Türk lirasına ilgi olduğunu belirtti. Şimşek, müdahale edilmemesi durumunda Türk lirasının aşırı değerlenebileceğini, piyasaya girilmesi durumunda ise ters yönde bir etkinin oluşabileceğini söyledi.
Enflasyonun tek haneye düşmesi durumunda daha esnek bir kur rejimine geçişin gündeme gelebileceğini belirten Şimşek, mevcut koşulların buna izin vermediğini ancak zamanı geldiğinde konunun tartışılabileceğini ifade etti.
“Bütün tartışmaları kura indirgemek sağlıklı değil”
Sanayinin rekabet gücüne değinen Şimşek, Orta Doğu dışarıda bırakıldığında Türkiye’nin sanayiye rakiplerine kıyasla en ucuz enerjiyi sağlayan ülkeler arasında olduğunu söyledi. Dış talep açısından Türkiye’nin ticaret ortaklarının büyüme oranlarının da önemli olduğuna dikkat çekti.
“Bütün tartışmaları kura indirgediğiniz zaman çok sağlıklı olmuyor.” diyen Şimşek, ekonomi politikalarında bütüncül bir yaklaşım izleneceğini ve reformlarla verimliliğin nasıl artırılabileceğine odaklandıklarını belirtti.
“Türkiye hammadde temininde sorun yaşamıyor”
Enerji piyasasının yakından takip edildiğini belirten Şimşek, en büyük darboğazın petrol ve doğal gaz türevlerinde yaşandığını söyledi. Türkiye’nin hammadde temininde ise sorun yaşamadığını ifade etti.
Reel sektör açısından önemli konulardan birinin finansmana erişim olduğunu belirten Şimşek, rekabet gücü gözetilerek reel sektöre ciddi destekler verildiğini kaydetti.
“Çiftçi kredilerinde ortalama faiz yüzde 12”
Tarıma sağlanan finansman desteğine de değinen Şimşek, çiftçilere kullandırılan kredilerde ortalama faiz oranının yüzde 12 olduğunu söyledi.
Tarıma ciddi miktarda sübvansiyon sağlandığını belirten Şimşek, yaklaşık 1 milyon çiftçiye kredi imkânı sunulduğunu ve bu kredilerin faizinin yüzde 70’inin kamu tarafından karşılandığını ifade etti.

