ABD Başkanı Donald Trump’ın İran yönetimine yönelik sert ve aşağılayıcı söylemleri, savaşın sona erdirilmesine dönük diplomatik sürecin önündeki en büyük risklerden biri olarak görülüyor. ABD’li ve Arap yetkililer, İran tarafının anlaşmayı kabul etmesi için “itibarını koruyabileceği” bir zemine ihtiyaç duyduğunu, ancak Trump’ın söylemlerinin müzakereleri zorlaştırdığını değerlendiriyor.
Axios‘un haber analizine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran liderlerini sürekli aşağılaması, bazı Arap ve ABD’li yetkililerin ciddi endişelerine yol açıyor. Yetkililer, bu hakaretlerin dünya ekonomisini derinden etkileyen savaşı sona erdirmeye çalışan diplomatik sürecin önünde büyük bir engel oluşturabileceğini düşünüyor.
Endişelerin temelinde şu soru yatıyor: Trump, İran’lı liderlere, askerî açıdan zayıflamalarına yol açacak ABD taleplerine razı olsalar bile bir zafer elde ettiklerini iddia edebilecekleri kadar saygı göstermeye hazır mı?
Trump’ın konuşmaları iyiye işaret değil
Orta Doğu meselesine hâkim 10 mevcut ve eski ABD’li ile Arap yetkiliyle yapılan görüşmeler, Trump’ın kırgınlıklarını uzun süre taşıma, rakiplerini küçük düşürme ve her şeyi kazandığını öne sürme eğiliminin, diplomasinin savaşı sona erdireceğini umanlar için iyi bir işaret olmadığını ortaya koyuyor.
Barış görüşmelerine yakın kıdemli bir Körfez Arap yetkilisi Trump için şunları söyledi:
“Bu işin bitmesini çok istiyor. Ancak İranlılar şu ana kadar ona yüz kurtarıp ayrılabilmesi için ihtiyaç duyduğu şeyi vermeyi reddediyor. Üstelik o da onların “itibarını korumasına” ihtiyaç duyduğunu anlamıyor gibi görünüyor.”
“İtibarın korumasının” her diplomatik müzakerede önemli olduğunu belirten yetkililer, bu meselenin İranlılar için hem kültürel hem de iç siyasi nedenlerle çok daha kritik bir boyut taşıdığını vurguluyor.
İran ile müzakere yürütülürken yapılan söylemler
ABD’nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Ratney, ideal senaryoda Trump’ın müzakereciler İranlılarla müzakere yürütürken hiçbir şey söylememesi gerektiğini belirtti:
“Ne bir tweet ne kamuoyu önünde yapılan bir açıklama ne bir tehdit ne de bir iltifat. Müzakerecilerin müzakere etmesine izin vermek yeterli”. Ancak bu, Trump’ın alışılagelen tarzıyla bağdaşmıyor.”
Nitekim Trump, son haftalarda İranlı yetkilileri “deli herifler” ve “akıl hastası” olarak nitelendirdi; İran’ın tüm medeniyetini yok etmekle tehdit etti ve ABD’nin savaşı çoktan kazandığını defalarca dile getirdi. Tüm bu hakaretler ve tehditler, Trump’ın özel elçilerinin ekonomik açıdan dünyayı derinden sarsan bu savaşa müzakere yoluyla son bulmaya çalıştığı bir dönemde gündeme geldi.

