Yeni yayımlanan bir savaş simülasyonu, Avrupa’nın Rusya’ya karşı olası bir askeri krize hazırlıksız yakalanabileceğini ortaya koydu. Güvenlik çevrelerine göre Moskova’nın NATO ve AB ülkelerine yönelik bir hamlesi, daha önce öngörülenden çok daha erken gelebilir
Avrupa başkentlerinde Rusya’ya yönelik güvenlik kaygıları giderek artıyor. Yeni yayımlanan bir savaş oyunu (wargame) çalışması, Avrupa ülkelerinin Moskova’dan gelebilecek olası bir askeri hamleye karşı yeterince hazırlıklı olmadığını gözler önüne serdi.
Avrupa’daki siyasi ve askeri liderler, Rusya’nın NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine yönelik bir saldırı ihtimalinin artık daha gerçekçi hale geldiğini savunuyor.
Wall Street Journal‘ın haberine göre Avrupalı güvenlik yetkilileri, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşın ötesine geçen bir şekilde tüm ülkeyi kapsayan bir savaş ekonomisine geçtiğine dikkat çekiyor. Moskova’nın askeri harcamaları artırması, yeniden silahlanma programları ve yoğun asker alımı, yalnızca Ukrayna cephesinin ihtiyaçlarıyla sınırlı görülmüyor.
Daha önce Berlin ve diğer Avrupa başkentlerinde hâkim olan görüş, Rusya’nın NATO’yu tehdit edebilecek kapasiteye ancak 2029 civarında ulaşabileceği yönündeydi ancak son değerlendirmeler, böyle bir krizin çok daha erken, hatta Avrupa savunmasını güçlendirmeyi tamamlamadan önce yaşanabileceğini gösteriyor.
‘Bir yıl içinde büyük kuvvetler hareket ettirilebilir’
Hollanda Savunma Bakanı Ruben Brekelmans, Rusya’nın kısa sürede ciddi askeri hareketlilik sağlayabileceğini belirterek, “Değerlendirmemize göre Rusya, bir yıl içinde büyük miktarda askeri birlik sevk edebilir. Stratejik stoklarını artırıyorlar ve NATO sınırları boyunca varlıklarını genişletiyorlar” dedi.
Avrupalı yetkililere göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hedefi, Rus İmparatorluğu’nun eski nüfuz alanlarını yeniden canlandırmak. Bu nedenle Litvanya, Letonya ve Estonya gibi Baltık ülkeleri, potansiyel hedefler arasında görülüyor. Söz konusu ülkeler, yaklaşık 20 yıldır hem NATO hem de AB üyesi konumunda.
Litvanya Ulusal Güvenlik Danışmanı Deividas Matulionis, ülkede kaygının açıkça hissedildiğini belirterek, “Endişe çok görünür ama aynı zamanda kendimizi savunmaya hazırlanıyoruz. NATO müttefiklerimizin desteğini bekliyoruz ancak kendi ordumuz da hafife alınmamalı.
Takviyeler gelmeden önce bile savaşacağız” ifadelerini kullandı.
NATO’nun zayıf noktaları masada
NATO askeri planlamacıları, Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki İsveç, Finlandiya ve Danimarka’ya ait adalara, Polonya’nın bazı bölgelerine ve hatta Norveç’in kuzeyine yönelik hamlelerinden de endişe ediyor. Olası senaryolar arasında, Avrupa’nın batısındaki kritik altyapılara yönelik saldırılar da bulunuyor.
Bu kaygıları güçlendiren en önemli gelişmelerden biri, Almanya merkezli Die Welt gazetesi ile Alman Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Helmut-Schmidt Üniversitesi’nin düzenlediği savaş oyunu oldu.
Aralık ayında gerçekleştirilen tatbikatta, eski NATO ve Alman yetkililerinin de aralarında bulunduğu 16 üst düzey isim, Ekim 2026’da geçen bir senaryoyu canlandırdı.
Marijampole senaryosu: NATO felç oluyor
Simülasyonda Rusya, Kaliningrad’daki sözde bir “insani kriz”i gerekçe göstererek Litvanya’nın Marijampole kentini ele geçiriyor. Bu anlatı, ABD’nin NATO’nun 5. Maddesi’ni devreye sokmaktan kaçınmasına yol açarken, Almanya kararsız kalıyor, Polonya ise askerlerini sınırın ötesine göndermiyor.
Viyana merkezli askeri analist Franz-Stefan Gady, senaryoda Rus Genelkurmay Başkanı rolünü üstlendiğini belirterek, “Caydırıcılık sadece askeri kapasiteyle değil, iradeyle ilgilidir. Bu oyunda herkes Almanya’nın tereddüt edeceğini biliyordu ve bu, Rusya’nın kazanması için yeterli oldu” dedi.
Baltık noktası: Stratejik kırılganlık
Yaklaşık 35 bin nüfuslu Marijampole, Baltık ülkelerini NATO’nun geri kalanına bağlayan en kritik kara ulaşım noktalarından birinde bulunuyor. Via Baltica otoyolu, Litvanya, Letonya ve Estonya’nın kara yoluyla Avrupa’ya açılan neredeyse tek hattı konumunda. Bu da bölgeyi son derece kırılgan hale getiriyor.
Savaş oyununda, ABD liderliği olmadan hareket eden NATO’nun, yalnızca 15 bin Rus askeriyle birkaç gün içinde Baltıklar üzerindeki hâkimiyetini kaybettiği görülüyor.
Litvanya Genelkurmay Başkanı Giedrius Premeneckas ise bu senaryonun gerçek hayatta birebir yaşanmayacağını savunuyor.
Premeneckas’a göre Litvanya’nın 17 bin kişilik barış zamanı ordusu, seferberlik halinde 58 bine çıkabiliyor ve sınırlı bir tehditle baş edebilecek kapasiteye sahip.
Ancak uzmanlar, Ukrayna’da olası bir ateşkesin Rusya’ya 200 bine yakın tecrübeli askeri serbest bırakabileceğine dikkat çekiyor. Bu rakam, 2022’deki ilk Ukrayna işgalinde kullanılan asker sayısından daha fazla.
‘Putin fırsat görürse dener’
Münih Güvenlik Konferansı’ndan Nico Lange’ye göre Putin, fırsatçı bir lider. “Eğer NATO’nun 5. Maddesi’nin işlemediğini göstermek ve Avrupa’yı bölmek isterse, bunun için devasa askeri kapasitelere ihtiyacı yok. Neden Avrupa hazır olana kadar beklesin?” değerlendirmesinde bulundu.
Gri alan uyarısı
Hollanda Savunma Bakanı Brekelmans ise en büyük riskin “gri alan” stratejileri olduğuna dikkat çekti. “Bu alan giderek kararıyor. Sonunda 5. Maddenin aşılıp aşılmadığına NATO karar verecek. Rusya da bunun kesin bir çizgi olmadığını biliyor ve sınırları zorlamaya devam edecek” dedi.
Avrupa’da süren bu tartışmalar, Rusya tehdidinin zamanlamasına dair belirsizliğin, savunma planlamasının merkezine yerleştiğini gösteriyor. Avrupa ülkeleri için soru artık ‘olur mu?’ değil, ‘ne zaman?’ olarak öne çıkıyor.

