1. Haberler
  2. Dünya
  3. Politico: Trump ve Papa Leo’nun arasındaki ipler kopmak üzere

Politico: Trump ve Papa Leo’nun arasındaki ipler kopmak üzere

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

ABD doğumlu ilk papa olan Leo XIV, Donald Trump’la açık bir çatışma arayışında değil. Ancak göç, iklim krizi ve insan hakları gibi başlıklarda sergilediği tutum, Vatikan ile Beyaz Saray arasında yeni bir gerilim hattı oluşturuyor. MAGA tabanı için bu, şimdiden rahatsız edici bir tablo

ABD doğumlu ilk papa olan Papa Leo XIV ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki gerilim giderek görünür hale geliyor.

Politico’nun aktardığına göre, Vatikan ile Beyaz Saray arasındaki son gerilim, Trump’ın Venezuela’nın “yönetilebileceği” yönündeki açıklamasının ardından Papa Leo’nun Aziz Petrus Meydanı’na bakan Angelus penceresinden yaptığı konuşmayla meydana geldi. Papa, bu konuşmasında Venezuela’nın “egemenliğinin korunması” çağrısında bulundu.

Chicago doğumlu Papa Leo, selefi Papa Francis kadar açık ve sert bir üslup kullanmıyor. Ancak göç politikaları, sınır dışı uygulamaları, LGBTQ+ hakları ve iklim krizi gibi başlıklarda Trump yönetimiyle benzer bir çizgide durmadığı açık. Bu durum, özellikle MAGA çizgisindeki muhafazakâr Katolikler arasında rahatsızlık yaratıyor.

En büyük sorun: “Göç”

1,4 milyar Katoliğin ruhani lideri olan Papa Leo, Trump’ın politikalarına karşı nadir görülen bir küresel etki alanına sahip. Trump ise Katoliklerin, çekirdek seçmeninin önemli bir bölümünü oluşturması nedeniyle, papaya karşı alışılmışın dışında temkinli davranıyor. Normal şartlarda eleştirmenlerine sert sözlerle yüklenen Trump, Leo’ya yönelik eleştiriler karşısında daha ölçülü bir tutum sergiliyor.

Son aylarda Vatikan ile ABD muhafazakârları arasındaki en büyük gerilim göç meselesi etrafında şekillendi. Papa Leo, üst düzey din adamlarını savunmasız göçmenlerin korunması için ses çıkarmaya çağırdı. ABD’li piskoposlar, Trump’ın sınır dışı politikalarını hedef alan “insanlıktan çıkarıcı söylem ve şiddeti” sert sözlerle eleştirdi.

Papa, ABD’deki göçmenlerin “insani ve onurlu” biçimde muamele görmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, Florida’daki piskoposları Noel döneminde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) baskınlarına ara verilmesi çağrısında bulunma konusunda cesaretlendirdi.

Ancak ABD’deki kutuplaşmanın boyutu, İç Güvenlik Bakanlığı’nın bu gözaltıları “Amerikalılar için Noel hediyesi” olarak tanımlamasıyla bir kez daha ortaya çıktı.

ABD’li Katolikler bölünüyor

Papa Leo, Trump’ın papalık için tercih ettiği isimlerden biri olan ve Fox News’te sıkça yer alan Kardinal Timothy Dolan’ı New York başpiskoposluğu görevinden alarak, yerine göçmen yanlısı görüşleriyle bilinen bir piskoposu atadı. Bu hamle, ABD’deki bölünmüş Katolik topluluğun ahlaki çatlağını daha da derinleştirdi.

Katolikler, Trump seçmeninin yaklaşık yüzde 22’sini oluşturuyor. Pew Research Center verilerine göre bu kitle, başkan için azımsanmayacak bir ağırlığa sahip.

Ancak Papa’nın liberal çizgideki çıkışları, MAGA yanlısı Katoliklerin göç, cinsellik ve iklim gibi başlıklarda daha katı pozisyonlar almasına yol açıyor.

Reklam Alanı

Trump’ın eski stratejisti Steve Bannon gibi muhafazakâr Katolikler için Papa Leo açık bir tehdit olarak görülüyor.

“Marksist papa” suçlaması

Papa Leo, geçtiğimiz yıl Grönland’dan getirilen bir buz parçasını kutsayarak iklim krizini görmezden gelen siyasi liderleri eleştirmişti. Ölüm cezasını savunanların “yaşam yanlısı” olduklarını iddia edemeyeceğini söyledi, Hristiyanlar ile Müslümanların dost olabileceğini vurguladı. Ayrıca LGBTQ+ Katoliklerin Aziz Petrus Bazilikası’na hac ziyareti yapmasına izin verdi.

Bu çıkışlar, Trump’a yakın isimlerin sert tepkisini çekti. Komplo teorileriyle bilinen Laura Loomer, Papa Leo’yu “woke Marksist papa” olarak niteledi. MAGA çizgisindeki Katolik yorumcular onu “seküler”, “küreselci” ve hatta “dinden sapmış” olmakla suçladı. Aşırı sağcı yorumcu Jack Posobiec ise Papa’yı açıkça “anti-Trump” ilan etti.

Amerikalı ama uzak

Papa Leo’nun Amerikalı olması, başlangıçta ABD’deki muhafazakâr Katoliklerle köprü kurabileceği yönünde beklenti yaratmıştı. Apple Watch takan, beyzbol takip eden bir papanın “yabancı” olarak yaftalanması zor görünüyordu. Arjantinli Papa Francis ise sık sık “Amerikan karşıtı” olmakla suçlanmıştı.

Ancak Leo’nun bu beklentileri boşa çıkardığı görülüyor. Papalığının ilk dönemlerinde kilise içindeki gerilimleri yatıştırmaya çalıştı; Latin ayinine Aziz Petrus Bazilikası’nda izin verdi, daha gösterişli papalık kıyafetleri tercih etti. Buna rağmen gelenekçiler ikna olmadı.

Trump’la uzun süredir kavgalı olan Papa Francis, bu polemiklerden keyif alıyor gibiydi. Papa Leo ise daha içine kapanık bir profil çiziyor. Ancak zayıfların korunması gibi “tartışmaya kapalı” gördüğü ahlaki ilkelerde geri adım atmıyor. Bu da Trumpçılığın temel varsayımlarıyla kaçınılmaz bir çarpışma yaratıyor.

Zaman papanın lehine akıyor

Trump, papalık seçimi sırasında kendisini papa olarak gösteren yapay zekâ üretimi bir video paylaşmıştı. Vatikan kulislerinde bu hamle, eleştirilmek istenmediğine dair “mafya usulü” bir mesaj olarak yorumlandı. Buna rağmen Leo seçildi.

Vatikan kaynaklarına göre Leo, Trump karşıtı bir figür olarak özellikle tercih edilmedi. Aksine Amerikalı olması, bazı kardinaller için şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından “güven verici” bir unsur olarak görüldü.

Papa Leo, Trump’ı kişisel olarak hedef almaktan kaçınıyor. Bir Vatikan yetkilisi, “Kilise öğretisini dile getiriyor. Bunu Trump’a tepki olarak değil, her durumda söyleyeceği şeyler olarak yapıyor” diyor.

“Elbette. Neden olmasın?”

Trump da doğrudan bir hesaplaşmadan şimdilik uzak duruyor. POLITICO’ya verdiği röportajda, Papa’yla görüşüp görüşmeyeceği sorulduğunda, Florida’da yaşayan papalık kardeşinden söz etmeyi tercih etti ve onu “ciddi MAGA” olarak tanımladı. Papa’yla görüşme ihtimali sorulduğunda ise kısa bir yanıt verdi: “Elbette. Neden olmasın”

Bu hafta Papa Leo’nun, 2014’ten bu yana ilk kez düzenlenecek olağanüstü konsistori toplantısına ev sahipliği yapması bekleniyor. Zirvenin, kilisenin geleceğine dair bir yol haritası sunması öngörülüyor. Ayrıca eşitsizlik ve göç gibi sosyal meseleleri ele alan ilk kapsamlı metnini de önümüzdeki aylarda yayımlaması bekleniyor.

“Bu toplantıyla geleceğe dair vizyonunu anlatacak,” diyor Vatikan’da görevli bir diplomat. “İster nabız yoklama ister çözüm arayışı olsun, yönünü netleştirecek.”

Politico’ya göre, MAGA çizgisinde bir ajanda açıklamayacağı ise şimdiden kesin.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.