ABD yaptırımları İran’ı izole etmeyi hedeflerken Hong Kong, Tahran’ın küresel ticaret ve finans ağındaki en kritik geçitlerden biri haline geldi. Kabuk şirketler, gizli finans ağları ve teknoloji ticareti sayesinde İran petrol satmayı ve askeri programını sürdürmeyi başarıyor
Hong Kong yıllardır, İran’ın ağır yaptırımlar altında ayakta kalmasına yardımcı olan Çin merkezli ağın kilit merkezi olarak gelişti. Bu durum, milyarlarca dolarlık ticareti durdurmak için yoğun bir mücadele yürüten ABD’li yetkililerin büyük hayal kırıklığı yaşamasına yol açtı.
Buna Tahran merkezli bir ticaret şirketinin icra kurulu başkanı Hamed Dehghan örneği verilebilir. ABD Hazine Bakanlığı 2019 yılında Dehghan’ı, Hong Kong’da kurduğu bir şirketi paravan olarak kullanarak İran’ın füze programı ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı şirketler için kullanılmak üzere 1 milyon dolardan fazla hassas ekipman temin etmekle suçladı.
Ancak bu onu durdurmadı. Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesine alınmak, bir şirketin kısıtlı malları edinmek için kullanılmasını engellemeyi amaçlar. Fakat Hong Kong’da yeni bir şirket kurmak son derece kolay.
Wall Street Journal‘ın haberine göre, Bakanlık daha sonra Dehghan’ın ağıyla bağlantılı şirketlerin, İranlı firmalar adına faaliyet gösteren değişken bir paravan şirketler ağı üzerinden milyonlarca dolar değerinde kısıtlı Batı teknolojisini satın almakla suçladı. Bu firmalar arasında, İran’ın Körfez’deki komşularına yönelik son saldırılarında kullanılan Shahed saldırı dronlarını geliştiren şirketler de bulunuyordu.
Çin, Tahran’ın ABD’nin dayattığı yıllardır süren izolasyona dayanmasına yardımcı oldu ve İran’ın petrol satmasına, füze parçaları, dron bileşenleri ve askeri kapasitesini artırmak için gerekli diğer malzemeleri satın almasına izin verdi.
Bu ticaretin önemli bir bölümü Hong Kong üzerinden gerçekleşiyor. Şehirde şirket kurmanın ve para transferinin kolay olması, Hong Kong’u küresel bir finans merkezi ve yaptırımlardan kaçınmak için kullanışlı bir nokta haline getirdi.
Hazine Bakanlığı’nın bir analizine göre Hong Kong’daki kuruluşlar 2024 yılında İran’ın gölge bankacılık faaliyetleriyle potansiyel olarak bağlantılı 4,8 milyar dolarlık finansal işlem gerçekleştirdi.
Bu rakam, neredeyse tamamı Dubai’de gerçekleşen 6,4 milyar dolarlık işlem hacmiyle Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından ikinci sırada yer aldı. İran’daki savaşın Dubai’nin güvenliği konusunda yeni endişeler doğurması ve BAE’nin İran’ın gölge bankacılık faaliyetlerini sınırlamak için çeşitli seçenekleri değerlendirmesi nedeniyle bu faaliyetlerin daha büyük bir bölümü Çin’e kayabilir.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council’in Economic Statecraft Initiative programında yardımcı direktör olan Maia Nikoladze, “Ticaret ortağı olarak Çin ve finansal işlemler merkezi olarak Hong Kong çok daha önemli hale gelecek” dedi.
Çin, İran’ın petrol ihracatının neredeyse tamamını, olası yaptırımların etkisini en aza indirmek için tasarlanmış bir sistem üzerinden satın alıyor. Çin, Birleşmiş Milletler yaptırımlarına uygun şekilde 2000’li yılların başından beri İran’a resmi olarak silah sistemi satmamış olsa da dron ve füze parçalarının düzenli akışına izin veriyor. Bu malzemeler görünürde sivil kullanım amaçlı olsa da ABD’li yetkililer bunların İran ordusuna yardımcı olduğuna inanıyor.
Hong Kong’da ABD yaptırımlarını ihlal eden şirketler yerel otoritelerden çok az riskle karşı karşıya kalıyor. Çin’in geri kalanında olduğu gibi Hong Kong da ABD gibi tek bir ülke tarafından uygulanan “tek taraflı” yaptırımları tanımıyor.
Kabuk şirket oyunu
2024 yılında Hazine Bakanlığı’nın Dehghan’ı durdurmaya yönelik ilk girişimlerinin ardından ABD, onun şirketi tarafından İranlı firmalar için milyonlarca dolar değerinde parça temin etmek amacıyla kullanıldığını söylediği Hong Kong merkezli üç ek şirketi kara listeye aldı.
Bakanlık, bu şirketler yaptırım listesine alındıktan sonra İran ağının faaliyetlerini sürdürmek için Hong Kong’da yeni şirketler kurduğunu belirtti. Geçen yıl ABD, İran dronlarının üretiminde kullanılmak üzere Batılı parça ve araçları temin ettikleri iddiasıyla Hong Kong’da beş şirkete ve Çin anakarasındaki Shenzhen kentinde bir şirkete daha yaptırım uyguladı.
Çin, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarını yasa dışı olarak görüyor. Ticaret Bakanlığı’nda ihracat denetimi alanında eski yardımcı bakan olan Matthew Axelrod, Biden yönetimi döneminde Çinli yetkililerin bazen ABD’li muhataplarına ABD yasalarıyla kısıtlanan malzemelerin ülke üzerinden sevk edildiğini reddettiğini söyledi.
Axelrod şu ifadeleri kullandı:
“Eyleme geçme sorumluluğunu reddettikleri çok açık bir şekilde görülüyordu çünkü bu onların yasalarını ihlal etmiyordu. Ayrıca egemenlikten söz ediyorlardı ve ABD mallarına yönelik sınır ötesi kısıtlamaları dayatma girişimi olarak gördükleri şeylere karşı çıkıyorlardı”
Hong Kong’da bazı üst düzey yetkililer de ABD yaptırımlarına maruz kaldı. Hong Kong’un baş yöneticisi John Lee, selefi Carrie Lam ve şehrin üst düzey polis ve güvenlik yetkilileri, Pekin’in şehir üzerindeki baskısı nedeniyle yaptırımlarla karşı karşıya kaldı.
Lee, Hong Konglu yetkililere uygulanan yaptırımları “çok barbarca bir eylem” olarak nitelendirdi. Bu kısıtlamalar onların banka hesabı açmasını zorlaştırıyor ve Lam 2020 yılında evinde yığınla nakit para tuttuğunu söylemişti.
ABD-Çin Ekonomik ve Güvenlik İnceleme Komisyonu’na göre Kasım 2025 itibarıyla ABD, Çin anakarası veya Hong Kong’daki en az 366 kuruluşu İran bağlantılı yaptırımlara tabi tuttu.
Bu hedeflerin bazıları İran petrolünün taşınmasına yardımcı olmakla suçlandı. Geçen yıl Hazine Bakanlığı, Fazlolah, Mansour ve Nasser Zarringhalam adlı üç kardeşi, Dubai ve Hong Kong’daki paravan şirketler aracılığıyla petrol ödemelerinde milyarlarca doları dolaştırmak için bir ağ kullanmakla suçlayarak yaptırım listesine aldı.
ABD’li yetkililere göre bu fonlar Devrim Muhafızları Ordusu da dahil olmak üzere yaptırım altındaki çeşitli İranlı yetkililere ve kuruluşlara gidiyor.
Yeni strateji
Hong Kong’daki kabuk şirketlerin çoğalması ABD makamlarını o kadar endişelendirdi ki yetkililer Ekim ayında şirket kuruluş işlemlerini yürüten işletmelerin adreslerini hedef almaya başladı.
Ticaret Bakanlığı’na göre bu tür adreslerin yaptırım listesine alınması, kaçakçıların yeni kabuk şirketler kurmasını ve tespit edilmekten kaçmasını zorlaştırıyor.
Belirlenen bir adresi paylaşan herhangi bir şirket, ABD’den kontrollü mallar ihraç etmek konusunda ağır kısıtlamalarla karşı karşıya kalıyor. Bu mallar askeri kullanım potansiyeli yüksek gelişmiş elektronik sistemlerden askeri dronlarda kullanılan basit cihazlara kadar uzanabiliyor.
Bu tür ‘kabuk’ şirketler, sadece birkaç firmanın yaptırımları aşmasına yardım ederek yüzlerce müşterisine ağır düzenleyici yükler getirebilir.
Wisconsin Project on Nuclear Arms Control araştırmacısı Treston Chandler, “Bu, Hong Kong hükümetinden değil özel sektörden yardım almanın ilginç bir yolu çünkü onların hayatını daha zor hale getiriyor” dedi.

Ekim ayında Ticaret Bakanlığı, yaklaşık yirmi yıldır ABD’den İran’a hassas elektronik ürün tedariki sağlayan Çinli iş kadını Liu Baoxia ile bağlantılı Hong Kong adreslerini yaptırım listesine aldı.
Liu ve üç kişi daha 2024 yılında komplo kurmak, kaçakçılık yapmak ve İran ile ticarete ilişkin ABD yasalarını ihlal etmek suçlamalarıyla iddianameye dahil edildi. Hâlâ yakalanabilmiş değiller. ABD Dışişleri Bakanlığı, faaliyetlerinin engellenmesine yardımcı olacak bilgiler için 15 milyon dolara kadar ödül teklif ediyor.

