İngiltere’de pub sahipleri, hükümetin pandemi döneminde sağlanan vergi indirimlerini geri çekme ve yeni bir emlak vergisi artışı planına karşı harekete geçti. 1.000’den fazla pub, İşçi Partili milletvekillerini mekânlarına almayacağını duyurdu. Protestolar Başbakan Keir Starmer’a kadar uzandı.
İngiltere’de hükümetin pub ve restoranlara yönelik vergi artışı planı, ülke genelinde alışılmadık bir protesto dalgasına yol açtı. Aralarında tarihi pubların da bulunduğu 1.000’den fazla işletme, iktidardaki İşçi Partisi (Labour) milletvekillerinin mekânlarına girişini yasakladı. Bazı pub sahipleri kapılarına “No Labour MP” yazılı tabelalar asarken, protesto sembolik olmaktan çıkıp doğrudan siyasi bir boyut kazandı.
Wall Street Journal’ın aktardığına göre hareketin öncülerinden biri, İngiltere’nin güney kıyısındaki Wimborne kasabasında bulunan 17. yüzyıldan kalma Old Thatch pubının işletmecisi Andy Lennox.
Lennox, hükümetin pandemi döneminde uygulanan ve pub’ların ödediği, mekânın büyüklüğüne dayalı vergideki indirimi geri çekmesinin ardından, vergi hesaplama yöntemini de değiştirerek birçok işletme için yükü iki katına çıkarmayı planladığını söylüyor. Ona göre bu düzenleme, zaten zor ayakta duran publar için “son sipariş” anlamına gelebilir.
Protestoların sembolik hedeflerinden biri de Başbakan Keir Starmer oldu. Starmer’ın Londra’daki yerel publarından birinde “istenmeyen kişi” ilan edilmesi, eylemin ulusal gündeme taşınmasını sağladı. Maliye Bakanı da benzer şekilde bazı publarda yasaklanan isimler arasında yer aldı.
“İşçi sınıfının sığınağı”
İngiliz basını, pub’ların ülke kültüründeki yerine vurgu yaparak kampanyaya geniş destek verdi. George Orwell’in pubları “işçi sınıfının sığınağı” ve özgür düşüncenin mekânı olarak tanımlayan yazılarına atıflar yapıldı.
Muhalefet siyasetçileri kameralar önünde pub ziyaretleri gerçekleştirirken, televizyoncu Jeremy Clarkson da sahibi olduğu pub’da İşçi Partili milletvekillerini yasakladığını açıkladı. Tepki yalnızca pub’larla sınırlı kalmadı; bazı kuaförler de Labour Partisi’nden bakanlara hizmet vermeyeceklerini duyurdu.
Eleştiriler de yok değil. Eski bir İşçi Partisi milletvekili olan köşe yazarı Tom Harris, pub ve salon sahiplerinin karşılarındaki kişinin gerçekten bir Labour milletvekili olup olmadığını nasıl ayırt edeceğini sorguladı. Ancak kampanyayı destekleyenler, siyasetin “ana caddeden uzak tutulması” gerektiği yönündeki çağrılara karşı çıkıyor. Kampanyanın organizatörlerinden Dave Burns, “Siyasetin tam da olması gereken yer burası” diyerek tepkilerin meşruiyetini savunuyor.
25 yılda 16 bin pub kapandı
Ekonomik tablo ise pub sahiplerinin endişesini güçlendiriyor. İngiliz Bira ve Pub Birliği verilerine göre 2000–2025 yılları arasında ülkede yaklaşık 16 bin pub kapandı. Artan asgari ücret, sosyal güvenlik primleri, yüksek yaşam maliyeti ve yüzde 20’lik KDV oranı, sektörü uzun süredir baskı altında tutuyor. Ünlü şef Tom Kerridge, sahibi olduğu publardan birinin vergi faturasının yeni düzenleme hayata geçerse iki katından fazla artacağını belirterek “Bu şartlarda açık kalmanın anlamı kalmıyor” dedi.
Andy Lennox’a göre sistemde ciddi bir adaletsizlik var: Old Thatch’te satılan bir pint biradan pub kasasına yalnızca 14 peni kalırken, vergi dairesi 2,50 sterlin alıyor. Lennox ve destekçileri, pub ve restoranlar için uygulanan KDV’nin Avrupa’daki daha düşük oranlara çekilmesini talep ediyor.
Hükümet cephesinde ise geri adım sinyalleri var. Starmer, pub’lara yönelik “bir tür destek” üzerinde çalışıldığını açıkladı ancak ayrıntılar henüz netleşmedi. Buna rağmen pub sahipleri, İngiliz tarihinin Magna Carta’dan köylü isyanlarına uzanan protesto geleneğini hatırlatarak baskıyı sürdürmeye kararlı görünüyor.

