1. Haberler
  2. Dünya
  3. The Guardian | Canavarlar zamanı: Herkes alıntı yapıyor, peki ama Gramsci aslında ne söyledi?

The Guardian | Canavarlar zamanı: Herkes alıntı yapıyor, peki ama Gramsci aslında ne söyledi?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı

Gramsci’ye atıfla söylenen “canavarlar zamanı” ifadesi dünyanın mevcut hali karşısında yaşanan şaşkınlığı özetliyor; ancak Marksist düşünürün yazdığı tam olarak bu değildi.

Eski jeopolitik kesinliklerin birer birer çözüldüğü bir dönemde, içinde bulunduğumuz ve çoğu zaman anlamsız görünen süreci anlamlandırmak için en sık başvurulan alıntılardan biri eski İtalya Komünist Partisi lideri Antonio Gramsci’ye atfedilen “Eski dünya ölüyor, yenisi doğmak için çabalıyor: şimdi canavarlar zamanı” sözü oldu.

The Guardian’ın derlemesine göre, son aylarda söz konusu alıntı, Belçikalı sağcı bir başbakan, Britanyalı sol bir siyasetçi, İrlandalı bir merkez bankacı ve yazar Rutger Bregman tarafından dile getirildi. Sosyal medyada da geniş biçimde paylaşılan ifade, 2026’daki küresel gelişmeler karşısında yaşanan belirsizlik ve kaygıyı özetleyen bir söz olarak kullanılıyor hatta LinkedIn’de kimi danışmanlar “Gramsci boşluğu” kavramını grafiklerle anlatarak bunu kurumsal stratejiyle ilişkilendiriyor.

Gramsci hiçbir zaman böyle bir ifade kullanmadı

Ancak uzmanlara göre burada temel bir sorun bulunuyor:

Antonio Gramsci bu ifadeyi hiçbir zaman bu haliyle kullanmadı. En azından bugün sosyal medyada yaygınlaşan çarpıcı biçimiyle böyle bir söz yazmadı ya da söylemedi.

Buna rağmen “canavarlar zamanı” ifadesi, 2026’da Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar, Epstein dosyalarına ilişkin gelişmeler ya da Ukrayna’daki savaş haberleri karşısında birçok kişinin hissettiği şaşkınlık ve tepkiyi özetleyen bir metafor olarak öne çıkıyor. Söz, hem çağdaş popüler kültürü hem de İspanyol ressam Francisco Goya’nın “Aklın Uykusu Canavarlar Doğurur” adlı gravürünü çağrıştırıyor.

Londra’daki Brunel Üniversitesi’nde görev yapan siyasal düşünce tarihçisi ve Gramsci uzmanı Peter Thomas ise ifadenin “kıyametvari bir hava” taşıdığını belirterek, bunu “Stranger Things dizisinin sonunda Demogorgon’un ortaya çıkması gibi” bir etki olarak tanımlıyor.

“Bu ara dönemde çok çeşitli hastalıklı belirtiler ortaya çıkar”

Ne var ki Gramsci’nin, Kasım 1926’da İtalyan faşist hükümeti tarafından hapsedildikten sonra siyaset teorisi, felsefe ve dilbilim üzerine düşüncelerini kaleme aldığı defterlerinde “canavarlar”a dair bir ifade yer almıyor. Orijinal İtalyanca metinde şu cümle geçiyor:
“In questo interregno si verificano i fenomeni morbosi più svariati.”

1971’de Britanyalı akademisyenler Quintin Hoare ve Geoffrey Nowell Smith tarafından yapılan en yaygın İngilizce çeviri bu cümleyi şöyle aktarıyor:

“Bu ara dönemde çok çeşitli hastalıklı belirtiler ortaya çıkar.”
Daha az çarpıcı bir ifade. 1996 tarihli alternatif çeviride ise Joseph Buttigieg “belirtiler” yerine “olgular” ifadesini kullanıyor. Ancak yine “canavarlar” yok.

İngilizce’de ilk kez Žižek kullandı

Reklam Alanı

Gramsci’yle bağlantılı olarak “canavarlar zamanı” ifadesinin İngilizce’de ilk kaydedilen kullanımı, Sloven filozof Slavoj Žižek’in 2010’da New Left Review’da yayımlanan “A Permanent Economic Emergency” başlıklı makalesinde görülüyor.

Bu bağlamda alıntı, euro bölgesinin bankacılık krizinin sol siyaset için yarattığı meydan okumaya şiirsel bir ağırlık kazandırıyor.

Žižek ise orijinal İtalyanca metni neden bu şekilde yeniden yorumladığı sorulduğunda, sözün kendisine ait olmadığını belirterek “Buna dair hiçbir şey hatırlamıyorum ama kelimeyi başka bir yerden aldığım kesin” dedi.

Fransızca kullanımı daha eski

Aslında aynı ifadenin Fransızca versiyonu, Žižek’in İngilizce’de popülerleştirmesinden daha eski. Fransız ekonomist ve şehir plancısı Gustave Massiah, 2003’te yazdığı bir makalede “Dans ce clair-obscur surgissent les monstres” (Bu alacakaranlıkta canavarlar ortaya çıkar) ifadesine yer verdi. Fransız gazetesi Le Monde’da da 1996 yılında benzer bir kullanım görülüyor.

Gramsci’nin fikirleri hala güçlü

“Canavarlar zamanı” ifadesinin kesin kökeni belirsizliğini korusa da, Gramsci’nin fikirlerinin bugün hâlâ güçlü olmasının daha geniş nedenleri var.

1947’de, ölümünden yıllar sonra yayımlanan Hapishane Defterleri, komünist düşünürün hücresinde kalem ve kâğıt kullanmasına izin verilen dönemlerde yazıldı. Roma’daki Gramsci Enstitüsü Başkanı Silvio Pons, “Defterler Gramsci’nin zihnindeki pek çok düşünceyi damıtarak sunuyor; en azından bir İtalyan için son derece net metinler” diyor.

Londra’daki Queen Mary Üniversitesi’nden siyasal tarihçi Marzia Maccaferri ise Gramsci’nin temel katkısının “hegemonya” teorisi olduğunu vurguluyor. Buna göre egemen sınıflar yalnızca zor yoluyla değil, kültür ve sivil toplum aracılığıyla da iktidarlarını sürdürebiliyor.

Bennon’dan Orban’a aşırı sağın sahiplenmesi

Gramsci’nin fikirleri 1968 öğrenci hareketlerinden 1980’lerde Britanya’daki Thatcherizm analizlerine kadar geniş bir etki alanı buldu. Ancak zamanla aşırı sağ çevreler tarafından da benimsendi.

Fransa’daki Nouvelle Droite hareketinin düşünürü Alain de Benoist’in yanı sıra, ABD’de eski Trump stratejisti Steve Bannon’ın “Tüm siyaset kültürden beslenir” yaklaşımı da bu çerçevede değerlendiriliyor.

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın yüksek lisans tezi Gramsci’nin fikirlerini Polonya’daki Dayanışma hareketine uyguluyordu. İtalya’da ise Giorgia Meloni’nin kültür bakanı yakın zamanda “Gramsci è vivo” (Gramsci yaşıyor) başlıklı bir kitap yayımladı.

Peter Thomas’a göre “canavar” metaforu, siyasi gelişmeleri açıklamak yerine onları olağanüstü ve açıklanamaz olaylar gibi sunma riski taşıyor. “Canavarlar istisnai varlıklardır; birdenbire ortaya çıkan, neredeyse tersine bir mucize gibi algılanırlar” diyen Thomas, bu yaklaşımın analiz imkânını daralttığını belirtiyor. Ona göre kamuoyu, Trumpçı figürlerin ‘canavarlığı’ karşısında öfke ya da şaşkınlığa kapılıyor; ancak bu figürleri ortaya çıkaran toplumsal ve siyasal koşulları yeterince sorgulamıyor.

Gramsci ise hapse girmeden önce iki yıl devrimci Rusya’da bulunmuş ve tüm zorluklara rağmen yeni bir dünyanın doğabileceğine dair somut bir deneyim yaşamıştı. Thomas’a göre Gramsci, geçici yenilgiler yaşansa bile nihai bir zaferin mümkün olduğuna güçlü biçimde inanıyordu. “Bugün aynı iyimserliği taşımak bizim için muhtemelen daha zor” değerlendirmesinde bulunuyor.

0
be_endim
Beğendim
0
dikkatimi_ekti
Dikkatimi Çekti
0
do_ru_bilgi
Doğru Bilgi
0
e_siz_bilgi
Eşsiz Bilgi
0
alk_l_yorum
Alkışlıyorum
0
sevdim
Sevdim
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Pellentesque mauris nisi, ornare quis ornare non, posuere at mauris. Vivamus gravida lectus libero, a dictum massa laoreet in. Nulla facilisi. Cras at justo elit. Duis vel augue nec tellus pretium semper. Duis in consequat lectus. In posuere iaculis dignissim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Taksim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.