ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka tehdidi, küresel piyasalarda belirsizliği yükseltti
ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu İran ile yürütülen ateşkes görüşmelerinin anlaşma olmadan sona ermesinin ardından Hürmüz Boğazı’na abluka uygulanacağını açıkladı.
İran açısından boğaz, ABD ile yürütülen asimetrik savaşta en etkili araçlardan biri olarak öne çıkıyor. 28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yoğun saldırılar düzenlediği, binlerce hedefin vurulduğu ve ülkenin üst düzey isimlerinden bazılarının hayatını kaybettiği belirtiliyor. Buna karşılık İran’ın, normal koşullarda küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir su yolu olan Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattığı ifade ediliyor. Bu durum petrol fiyatlarını yükseltirken, enflasyonun artabileceği yönündeki endişeleri de güçlendirdi.
Trump’ın son açıklamaları, küresel piyasalardaki belirsizliği artırmış durumda. Geçen hafta Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin, altı haftayı aşkın süredir dünya ekonomisini etkileyen krizin sona ermesine katkı sağlayabileceği yönünde iyimserlik oluşmuştu. Ancak gelinen noktada, abluka tehdidinin nasıl uygulanacağına dair soru işaretleri öne çıkıyor. The Guardian‘ın derlemesiyle Hürmüz Boğazı krizine dair bilinmesi gerekenler şöyle:
1. Trump Hürmüz Boğazı ablukası hakkında ne dedi?
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’na giren ya da çıkan “tüm gemileri” kapsayacak şekilde bir abluka sürecini başlatacağını duyurdu. Trump, İran’ı “küresel şantaj” yapmakla suçlarken, ABD gemilerine yönelik herhangi bir saldırının sert şekilde karşılık bulacağını ifade etti.
Ancak bu geniş kapsamlı abluka söylemi kısa süre sonra daraltıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), uygulamanın yalnızca İran limanlarıyla bağlantılı gemileri kapsayacağını, ABD’nin Körfez’deki müttefiklerine ait limanlara giden gemilerin ise geçişine izin verileceğini açıkladı. CENTCOM, ablukasının TSİ 17.00’de yürürlüğe gireceğini bildirdi.
Trump ayrıca Fox News’a yaptığı açıklamada, bazı müttefik ülkelerin operasyona destek vermek istediğini söyledi. Ancak Birleşik Krallık’ın ablukaya katılmayacağı belirtilirken, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de ülkesinden böyle bir talep gelmediğini açıkladı.
2. Trump, Hürmüz’ü açmak için başladığı müzakerelerde neden abluka tehdidinde bulunuyor?
Hafta sonu ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, en kritik anlaşmazlık başlıklarından biri olarak öne çıktı.
Tahran yönetiminin savaş sonrası dönemde boğaz üzerindeki kontrolünü sürdürmek istediği ve buradan geçen gemilerden 2 milyon dolara kadar ücret alınmasını içeren bir plan önerdiği belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump ve diğer bazı liderler ise bu öneriyi “seyir özgürlüğüne” aykırı olduğu gerekçesiyle reddetti.
Trump her ne kadar boğazın yeniden açılmasının doğrudan kendi sorumluluğunda olmadığını savunsa da, küresel ekonomide daha büyük bir krizin önüne geçilmesi için bu sorunun çözülmesi yönünde baskı altında olduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, Trump’ın abluka tehdidi bir müzakere aracı olarak öne çıkıyor. Bu stratejinin başarılı olması halinde, İran’ın pazarlık gücünün önemli ölçüde zayıflatılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası ticarete açılması mümkün olabilir. Bu da petrol fiyatlarında düşüşe yol açabilecek bir gelişme olarak görülüyor.
3. Abluka nasıl uygulanacak?
ABD ordusu, ablukanın nasıl yürütüleceğine dair henüz ayrıntılı bilgi paylaşmadı. Kaç savaş gemisinin görev alacağı, hava unsurlarının kullanılıp kullanılmayacağı ya da Körfez’deki müttefiklerin operasyona katılıp katılmayacağı belirsizliğini koruyor.
Uzmanlara göre, çevresel felaket riskleri nedeniyle ABD’nin gemilere doğrudan füze ya da ağır silahlarla müdahale etmesi düşük bir ihtimal. Bunun yerine en olası senaryonun, ABD Donanması’nın gemileri rota değiştirmeye zorlamak için tehdit ve uyarı yöntemlerine başvurması olduğu belirtiliyor. Bu yöntemlerin sonuç vermemesi durumunda ise silahlı ekiplerin gemilere çıkarak fiziki kontrol sağlaması gündeme gelebilir.
Joe Biden yönetimi döneminde Pentagon’da üst düzey görev yapmış, halen Washington Institute for Near East Policy bünyesinde görev yapan Dana Stroul ise operasyonun zorluklarına dikkat çekerek, “Trump hızlı bir çözüm istiyor ancak bu tür bir görevin tek başına yürütülmesi zor ve orta-uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir” değerlendirmesinde bulundu.
4. Abluka petrol fiyatlarını nasıl etkiler?
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’na yönelik bir abluka petrol fiyatlarını yükseltebilir, ancak etkinin boyutu büyük ölçüde uygulamanın kapsamına ve nasıl hayata geçirileceğine bağlı olacak.
Araştırma şirketi ClearView Energy Partners’ta yönetici olan Kevin Book, piyasaya sunulan petrol miktarının azalmasının genellikle arzı daraltarak fiyatları yukarı çektiğini belirtti. Book, ayrıca İran ya da Husiler tarafından Körfez’deki alternatif sevkiyat güzergâhlarına yönelik olası misillemelerin fiyatları daha da artırabileceğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran petrolü taşıyan gemileri hedef alması, Tahran yönetiminin önemli gelir kaynaklarından birini kesebilir. Ancak bu adımın kısa vadede küresel arzı daraltarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması da olası görülüyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı tarihten bu yana yaklaşık 100 tanker boğazdan geçiş yaptı.
Bu sevkiyatların büyük kısmının Çin ve Hindistan’a giden İran petrolü olduğu belirtiliyor. ABD’nin bugüne kadar arz baskısını azaltmak amacıyla bu ihracata izin verdiği ve denizdeki İran petrolüne yönelik yaptırımları gevşettiği ifade ediliyor. Bu akışın kesilmesi durumunda ise fiyatların daha da yükselmesi bekleniyor.
Trump’ın açıklamasının ardından ABD ham petrolü yüzde 8 artışla varil başına 104,24 dolara, Brent petrol ise yüzde 7 yükselerek 102,29 dolara çıktı. Küresel referans olarak kabul edilen Brent petrolün fiyatı, Şubat ayı sonundaki savaş öncesinde yaklaşık 70 dolar seviyesindeyken, çatışmalar sürecinde 119 dolara kadar yükseldi.
5. ABD-İran ateşkesi için bundan sonra ne olacak?
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’na abluka uygulamak amacıyla yaklaşacak savaş gemilerinin mevcut ateşkesi ihlal etmiş sayılacağını ve buna sert karşılık verileceğini açıkladı. Ayrıca boğazın İran’ın kontrolünde olduğu vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump ise pazar günü yaptığı açıklamada, İran içindeki hedeflere yönelik saldırıların yeniden başlatılabileceği sinyalini verdi. Olası hedefler arasında füze üretim tesislerinin de yer alabileceğini belirtti.
The Wall Street Journal’ın haberine göre Trump yönetimi, barış görüşmelerinde yaşanan çıkmazı aşmak amacıyla askeri operasyonları yeniden devreye almayı değerlendiriyor. Bu gelişmeler, ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor.

