ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, eski ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı askeri harekâta ikna etme sürecine dair dikkat çekici ayrıntılar yayımladı.
Gazetenin hükümet kaynaklarına dayandırdığı habere göre Netanyahu, Şubat ayında Beyaz Saray’da Trump ve dar bir danışman grubuna kapsamlı bir plan sundu. Bu plan; İran’ın üst düzey liderliğinin hedef alınması, askeri kapasitesinin zayıflatılması, ülkede iç karışıklık çıkarılması ve nihayetinde rejimin değiştirilmesini öngören dört aşamadan oluşuyordu.
“Zafer kesin” mesajı
Haberde, Netanyahu’nun Trump’a İran yönetiminin düşündüğünden daha kırılgan olduğunu anlattığı ve rejim değişikliğinin mümkün olduğu yönünde güçlü bir güven verdiği belirtildi. Ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatamayacağı ve dış destekli ayaklanmaların başarıya ulaşabileceği savunuldu.
Netanyahu’nun bu sunumda, olası bir rejim değişikliğinin ardından ülkeyi yönetebilecek alternatif isimlere dair değerlendirmeler de yaptığı aktarıldı.
ABD içinde ciddi şüpheler vardı
Ancak Trump yönetimi içindeki birçok üst düzey yetkili, İsrail’in sunduğu planın özellikle “rejim değişikliği” ayağına temkinli yaklaştı. CIA Direktörü John Ratcliffe ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bu senaryoyu “gerçekçi olmayan” ve hatta “saçma” olarak değerlendirdiği ifade edildi.
ABD’li askeri yetkililer de planın bazı bölümlerinin uygulanabilir olsa da, özellikle iç ayaklanma ve rejim değişikliği hedeflerinin son derece riskli ve belirsiz olduğunu vurguladı.
Trump’tan kritik onay
Tüm itirazlara rağmen Trump’ın, Netanyahu’nun sunduğu planı olumlu karşıladığı ve “Bu bana uygun görünüyor” diyerek yeşil ışık yaktığı öne sürüldü.
Haberde, ABD’nin İran’la doğrudan çatışmaya sürüklenmesinde İsrail’in yoğun diplomatik ve stratejik baskısının önemli rol oynadığı değerlendirmesine yer verildi.
“Netanyahu için bir zafer”
New York Times analizine göre, ABD’nin askeri operasyona yönelmesi İsrail açısından önemli bir diplomatik başarı olarak görülüyor. Sürecin sonunda alınan karar, bazı çevrelerce “Netanyahu için bir zafer” şeklinde yorumlandı.

