İran’daki yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti, ABD ve İranlı yetkililerin 40 gün süren savaşı durduran iki haftalık ateşkeste anlaşmasının ardından hala belirsizliğini koruyor
Adam Rasgon / New York Times
Birleşmiş Milletler’in nükleer denetim kurumu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), şubat ayında yayımladığı bir raporda İran’ın Haziran 2025 itibarıyla yaklaşık 440 kilogram yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğunu tahmin etmişti. Uzmanlar bu miktardaki malzemenin az sayıda nükleer bomba geliştirmek için kullanılabileceğine dikkat çekiyor.
Ateşkes anlaşmasının uranyum konusunu ele almadığı görülürken, İran ile ABD’nin önümüzdeki günlerde Pakistanlı arabulucuların her iki tarafı da katılmaya zorladığı görüşmelerde bu meseleyi ele alabileceği belirtiliyor.
Başkan Donald Trump, İran’ın nükleer silah elde etmesini engelleme sözü vermişti.
Çarşamba günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda ABD’nin İran ile birlikte “Nükleer Toz”u kazıp çıkarmak için çalışacağını yazdı ve ABD’nin İran’daki nükleer tesislere düzenlediği saldırılar nedeniyle bunun derinlere gömüldüğünü söyledi. Bu ifade zenginleştirilmiş uranyuma yönelik bir gönderme olarak değerlendirildi.
Çarşamba günü ilerleyen saatlerde Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın uranyumu teslim edeceğini söyledi ancak aynı zamanda ABD’nin bu malzemeyi ele geçirmek için Özel Operasyon birlikleri gönderebileceğini de belirtti.
Bir basın toplantısında konuşan Hegseth, “Gerekirse bunu gerekli olan her yöntemle yapabiliriz” dedi.
Geçen hafta Trump, zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarında kalabileceği bazı senaryoları ABD’nin kabul edebileceğini ima etmişti.
Beyaz Saray’da konuşan Trump, savaş sırasında İran’ın nükleer tesislerinin o kadar ağır darbe aldığını söyledi ki “nükleer toza yaklaşmanın” aylar sürebileceğini ifade etti. ABD’nin tesisleri “yoğun uydu gözetimi” altında tuttuğunu ve İran’ın malzemeyi çıkarmaya çalışması halinde yeniden saldırı düzenleyeceğini söyledi.
Bazı eski İsrailli güvenlik yetkilileri ise İsraillilerin, yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun İran’dan çıkarılmasını garanti altına alacak bir anlaşma olmadan ateşkesin iki haftadan uzun sürmesinden endişe duyduğunu belirtti.
Eski İsrail askeri yetkililerinden Tuğgeneral Eran Ortal, “Bu korku var” dedi.
Diğer bazı eski İsrailli güvenlik yetkilileri ise Trump’ın ateşkes sırasında İran ile bir anlaşma yapması halinde bu anlaşmanın uranyumun kaldırılmasını sağlayacağı konusunda güven duyduklarını ifade etti; çünkü bunun hem ABD hem de İsrail için en öncelikli konulardan biri olduğunu söylediler.
Ortal, İran yönetimi söz konusu malzemeye erişimini kaybetse bile ülkenin nükleer silah elde etmek için Kuzey Kore gibi müttefiklere yönelebileceğini belirtti.
Ortal, “İranlılar rejimi koruyacak tek şeyin nükleer silah olduğuna karar verirse, özellikle savaş sırasında kendilerini savunmakta yetersiz kaldıktan sonra, bu hedefe ulaşmak için 440 kilogramın ötesinde yolları var” dedi ve şöyle devam etti:
“Temel soru ise şudur. ABD ve dünya onları bu yola girmekten ne kadar kararlılıkla alıkoyacak?”

