Avrupa, Başkan Donald Trump’ın İran’daki savaşını mümkün olan en kısa sürede sona erdirmesini istiyor.
Trump ise Avrupa’nın, onu buna zorlayabilecek tek gerçek baskı noktasını hafifletmesine yardımcı olmasını istiyor.
Bu baskı noktası, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda fiilen uyguladığı bir petrol ablukası. Trump, Avrupa’dan bu hattı açmak için gemilerini ve diğer askeri güçlerini göndermesini talep etti.
Avrupalı yetkililerin bu talebi reddetmek için dile getirdikleri ve getirmedikleri uzun bir neden listesi var.
Tablo kabaca şöyle:
Bu savaşı hiç istemediler ve parçası olmak istemiyorlar
ABD ve İsrail, geçen ayın sonlarında İran’a yönelik ilk saldırılarını Avrupa’daki ya da başka yerlerdeki müttefiklerine danışmadan başlattı.
Irak’ta 20 yıl önce Bush yönetiminin yaptığı gibi herhangi bir “gönüllüler koalisyonu” oluşturma ya da savaş için uluslararası bir zemin hazırlama çabası olmadı.
Savaşın ilk birkaç haftasında Trump’ın Avrupa’dan istediği tek şey, saldırıları başlatmak için askeri üslerin kullanımıydı. Almanya hemen kabul etti.
İngiltere bir süre sonra kabul etti ancak Trump’ın istediği ölçüde değil. İspanya ise ‘hayır’ dedi.
Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki saldırıları petrol fiyatlarını sıçratınca Trump, Avrupa’dan daha fazla yardım istedi. Üstelik operasyonel katkı, çatışmanın bitişine dair bir takvim, uluslararası hukuki zemin ya da Avrupa’nın talep edebileceği başka herhangi bir unsur sunmadan bunu yaptı.
“ABD ve İsrail bu savaştan önce bize danışmadı. İran konusunda hiçbir zaman ortak bir karar alınmadı” diyen Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, “Dolayısıyla Almanya’nın askeri olarak nasıl katkı sağlayacağı sorusu ortaya çıkmıyor. Sağlamayacağız” şeklinde konuştu.
Bu NATO’nun işi değil
Trump, Amerika saldırıya uğradığında üyelerin birbirine yardım etmesini gerektiren transatlantik güvenlik ittifakını gündeme getirdi ve çağrısına yanıt vermedikleri için Avrupa’daki NATO üyelerine tepki gösterdi. ABD Başkanı pazartesi günü yaptığı açıklamada, “40 yıldır sizi koruyoruz, siz ise işin içine girmek istemiyorsunuz” dedi.
Trump’a Avrupalı yetkililerden yanıt: NATO böyle çalışmaz
İttifak, geleneksel olarak Orta Doğu’da ya da üyelerinin düşmanlarına karşı önleyici saldırılarında yer almaz. Sözde 5. Madde yükümlülükleri, ülkeleri bir saldırı durumunda birbirlerini savunmaya bağlar ve bugüne kadar yalnızca bir kez devreye sokuldu: 11 Eylül 2001’de ABD’deki terör saldırılarından sonra bu gerçekleşti.
Merz pazartesi günü NATO’nun bir “savunma ittifakı” olduğunu vurguladı. İttifakın genel sekreteri ve Trump’ın müttefiki Mark Rutte ise savaşın başlamasından kısa süre sonra Reuters’a şunları söyledi:
“Açıkça, NATO doğrudan bu işin içinde değil. NATO müttefikleri süreci kolaylaştırıcı destek sağlıyor”
İşe yarayacağını düşünmüyorlar
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği son derece kırılgan çünkü silahlı tek bir İran sürat teknesi bile bir petrol tankerini etkisiz hale getirebilir. ABD Donanması bu tehdidi tek başına ortadan kaldıramadı ve bazı Avrupalı liderler bu hafta kendi donanmalarının dengeyi nasıl değiştirebileceğini bilmediklerini söyledi.
İşe yarasa bile savaşı uzatabilir
İran kaynaklı küresel petrol fiyatlarındaki artış, Avrupa ve ABD genelinde sürücüler ve diğer tüketiciler için maliyetleri yükseltiyor. Avrupalı liderler bu maliyetleri düşürmek için çaresiz. Trump’ın da bunu istediğini biliyorlar.
Özel görüşmelerde üst düzey Avrupalı yetkililer, Trump’ın bir konuda fikrini gerçekten değiştirmesine yol açan tek noktanın finansal piyasalar ve Amerikan kamuoyu olduğunu söylüyor. Tıkanmış bir Hürmüz Boğazı her ikisini de etkiliyor. Trump, ara seçimlere yüksek benzin fiyatları ve seçmenlerin bu durumdan onun savaşını sorumlu tuttuğu bir ortamda girmek istemiyor.
Avrupa, ekonomik olarak yıkılmış, siyasi olarak istikrarsız bir İran ve Orta Doğu’dan Avrupa’ya doğru kaçan milyonlarca göçmen istemiyor.
Jim Tankersley / New York Times

