Türkiye’de son dönemde “devlet aklı” ve “derin devlet” tartışmalarının yeniden gündeme geldiği bir dönemde, ABD Kongresi bünyesinde faaliyet gösteren Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu’nda Türkiye başlıklı dikkat çekici bir toplantı düzenlendi.
3 Haziran’da gerçekleştirilen “Türkiye Özgürlüğe Dönüş Yolunu Bulabilir mi? Otoriter Konsolidasyona Karşı Türk Demokrasisinin Savunulması” başlıklı oturumda, Türk kamuoyunda uzun yıllardır ABD’nin küreselci ve müdahaleci politikalarının savunucuları olarak değerlendirilen Henry Barkey ve Michael Rubin konuşmacı olarak yer aldı.
Toplantıda Barkey ve Rubin, Türkiye’nin demokrasi, hukuk devleti, insan hakları ve basın özgürlüğü alanlarında gerilediğini öne sürerken, Ankara yönetimine yönelik eleştirilerini sıraladı.
Ancak toplantıda dikkat çeken nokta, yalnızca Türkiye’ye yönelik eleştiriler değil, ABD yönetimine verilen siyasi mesajlar oldu. Konuşmalarda, Washington’ın Ankara karşısında daha sert ve daha müdahaleci bir politika izlemesi gerektiği yönünde çağrılar yapıldı.
Rubin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD yönetimlerinin “iyimserliğini” ve “safdilliğini” kullandığını savunurken, mevcut yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkındaki gelişmeler sonrasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmeye de değinen Rubin, Washington’ın açıklamalarında “yargı darbesi” ifadesine yer vermemesini eleştirdi.
Rubin ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarına yönelik eleştirilerini sürdürürken, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İsrail ve Yahudilere ilişkin söylemlerini de hedef aldı.
Toplantıda verilen mesajlar incelendiğinde dört başlık öne çıktı:
Birinci başlık: ABD’nin Türkiye’deki siyasi denkleme ilişkin çıkarlarının mevcut iktidar yerine farklı bir siyasi tabloyla daha uyumlu olabileceği yönündeki değerlendirmeler.
İkinci başlık: Başkan Donald Trump yönetiminin Türkiye karşısında yeterince aktif davranmadığı ve daha sert bir tutum alınması gerektiği yönündeki eleştiriler.
Üçüncü başlık: Erdoğan yönetimine karşı uluslararası baskının artırılması çağrıları ve bu çerçevede Süleyman Soylu’nun da isim verilerek hedef alınması.
Dördüncü başlık: Türkiye’deki mevcut siyasi sürecin devam etmesi halinde bölgesel çatışma, istikrarsızlık ve savaş risklerinin gündeme gelebileceği yönündeki değerlendirmeler.
Rubin konuşmasında, Türkiye’nin “giderek büyüyen bir sorun” olduğunu savunarak, bu durumun görmezden gelinmesinin iç istikrarsızlığa ve bölgesel çatışmalara yol açabileceğini öne sürdü.
Toplantıda yapılan değerlendirmeler, Türkiye karşıtı çevrelerin Washington’da Ankara’ya yönelik daha sert bir politika oluşturma arayışlarını sürdürdüğü şeklinde yorumlandı. Türk kamuoyunda uzun yıllardır ABD’nin müdahaleci politikalarının temsilcileri olarak eleştirilen Barkey ve Rubin’in açıklamaları, iki ülke ilişkileri bakımından dikkat çekici mesajlar içerdi.

