Yeni bir araştırmada kaygı bozukluğu ve sosyal kaygısı olan kişilerin beynindeki kolin seviyesinin yüzde 8 daha düşük olduğu görüldü.
Araştırma ABD’de California Üniversitesi’ne (UC) bağlı UC Davis Health’te yapıldı. Sonuçlar, saygın bilim dergisi Nature’da yayınlandı.
Araştırmacılar, kaygı bozukluğu olan 370 kişi ve kaygı bozukluğu olmayan 342 kişinin beyin metabolizması sırasında üretilen nörometabolit seviyelerini karşılaştırdı.
Kaygı bozukluğu olan kişilerde, temel bir besin maddesi olan kolin seviyesinin yaklaşık yüzde 8 daha düşük olduğu görüldü.
Kolin, beyin ve sinir sistemi sağlığı için kritik önemde. Karaciğer gerekli kolin miktarının küçük bir kısmını üretiyor; geri kalanının besinlerden alınması gerekiyor.
Çalışmada görülen düşük kolin bulgusu, özellikle prefrontal korteks bölgesinde tutarlılık gösterdi.
Beyindeki bu bölge düşünme, duyguları düzenleme ve davranışı kontrol etmekten sorumlu.
Kolin hangi besinlerde bulunuyor?
Çalışmaya katılan Psikiyatri ve Davranış Bilimleri bölümünden Jason Smucny, sonuçların uygun kolin takviyesiyle beyin kimyasını yeniden dengeleme ve hastaların sonuçlarını iyileştirme ihtimalini ortaya koyduğunu söyledi.
Çalışmanın başyazarı Richard Maddock da kolin alımını artırmanın kaygıyı azaltıp azalmayacağını tam olarak bilemediklerini, bunun için daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu belirtti.
Maddock, bununla beraber ABD özelindeki araştırmaların gerekli kolin miktarının çoğunlukla alınmadığını ortaya koyduğunu aktardı.
Maddock’un önerilerine göre somonda bulunan türler gibi bazı omega-3 yağ asitleri beyne kolin taşınmasında faydalı olabilir.
Kolin açısından zengin diğer besinler arasındaysa sığır karaciğeri, yumurta (özellikle sarısı), sığır eti, tavuk, balık, soya fasulyesi ve süt yer alıyor.

