İsrail, “somut tehdit” gerekçesiyle İran’a önleyici saldırı başlattığını ve Lübnan’da Hizbullah hedeflerini vurduğunu duyurdu.
Haaretz gazetesinin 4 dakika önce yayınladığı habere göre İsrail ordusu, bölgede tansiyonu yeniden yükselten iki ayrı askeri operasyonu kamuoyuna duyurdu. İsrail hükümeti, İran’a yönelik “önleyici bir saldırı” (preemptive strike) başlatıldığını açıkladı.
Resmi açıklamada, operasyonun İsrail’e yönelik “yakın ve somut bir tehdit” gerekçesiyle gerçekleştirildiği belirtildi.
Yetkililer, saldırının detaylarına ilişkin kapsamlı bilgi paylaşmazken, ülke genelinde alarm durumuna geçildi. Başta Tel Aviv ve Kudüs olmak üzere birçok kentte sirenler çalarken, halka sığınaklara yakın bölgelerde bulunmaları yönünde uyarı yapıldı.
İsrail ordusunun X üzerinden yayınladığı açıklama şöyle:
‘Yapılan durum değerlendirmesi sonucunda bugün (Cumartesi) saat 08:00’den itibaren geçerli olmak üzere, İç Cephe Komutanlığı yönergelerinde acil değişiklik yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan karar doğrultusunda, ülke genelindeki tüm bölgelerde ‘Tam Faaliyet’ durumundan ‘Temel Faaliyet’ (Kısıtlı Faaliyet) moduna geçilmiştir. Yönergeler; eğitim faaliyetlerinin durdurulmasını, toplu etkinliklerin yasaklanmasını ve temel sektörler dışındaki tüm iş yerlerinin kapatılmasını kapsamaktadır.
Halkın, İç Cephe Komutanlığı’nın resmi kanallarından yayınlanan talimatlara uyması gerekmektedir. Güncel yönergelere Ulusal Acil Durum Portalı ve İç Cephe Komutanlığı uygulaması üzerinden ulaşılabilir.
‘Son birkaç dakika içinde İsrail genelinde sirenler çalmaya başlamış, cep telefonlarına doğrudan gönderilen acil durum uyarısıyla halkın korunaklı alanlara yakın durması talimatı verilmiştir.
Bu, İsrail Devleti’ne yönelik füze fırlatılma olasılığına karşı halkı hazırlamaya yönelik önleyici (proaktif) bir uyarıdır. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), halkın korunaklı alanların yakınında kalması gerektiğini önemle vurgulamaktadır’
İsrail’in bu hamlesi ne anlama geliyor? Masa dağıldı mı?
Reuters’ın haberine göre bu hamle, Tahran’ın Batı ile yürüttüğü nükleer müzakerelere dair diplomatik çözüm umutlarını daha da zayıflattı.
Geçtiğimiz Haziran ayında İsrail ve İran arasında yaşanan 12 günlük hava savaşının ardından gelen bu saldırı, İran’ın nükleer ve balistik füze programlarını sürdürmesi halinde saldırıların devam edeceği yönündeki ABD-İsrail uyarılarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programına kısıtlama getirmeyi tartışmaya hazır olduğunu ancak füze programının bu sürece dahil edilmesini kesin bir dille reddettiğini açıklamıştı.
Olası bir saldırıya karşı kendini savunacağını vurgulayan İran, ABD birliklerine ev sahipliği yapan komşu ülkeleri de uyararak, Washington’ın saldırıya katılması durumunda Amerikan üslerine misilleme yapacağını duyurmuştu.
Bölgedeki ABD yığınağı
Ortadoğu’da İran gerilimi tırmanırken, Washington yönetimi bölgede askeri varlığını önemli ölçüde artırdı. ABD’nin İran’a olası bir saldırı ihtimaline karşı hazırlık yaptığı dönemde, çok sayıda askeri unsuru İsrail, Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’e konuşlandırdığı uydu görüntüleriyle ortaya çıktı.
Bu yığınakta özellikle uçaklar, hava savunma sistemleri ve deniz güçleri dikkat çekiyor; USS Gerald R. Ford gibi büyük uçak gemileri bölge sularına ulaştı. ABD’nin bölgede bombardıman, savaş ve radar uçakları bulunuyor. Son olarak dün F-22 savaş uçakları tarihte ilk kez İsrail’e konuşlandırıldı, F-22’ler ABD’nin en gelişmiş savaş uçağı olarak biliniyor.
Beyaz Saray kulislerindeki plan gerçek mi oluyor?
ABD Başkanı Donald Trump’ın kıdemli danışmanlarının, Washington’ın İran’a doğrudan saldırısından önce İsrail’in harekete geçmesini tercih ettiği öne sürüldü.
Politico‘nun birkaç gün önce Beyaz Saray’a dayandırdığı haberde son kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların özellikle Cumhuriyetçi seçmenin İran’da rejim değişikliğine destek verdiğini fakat bunun için ABD askerlerinin hayatını riske atmaya sıcak bakmadığını gösteriyor.Bu nedenle Trump ekibinin, İran’ın nükleer programı gibi güvenlik gerekçelerinin yanı sıra saldırının nasıl bir siyasi zeminle gerçekleştirileceğini de tartıştığı belirtiliyor.
Konuya yakın iki kaynak yönetim içinde bazı isimler İsrail’in başlatacağı bir saldırının İran’ı misillemeye zorlayacağını ve bunun da Amerikan kamuoyunda ABD’nin askeri müdahalesine desteği artıracağını savunuyor.

