İran’da son haftalarda yaşanan askeri saldırılar ve siyasi gelişmeler, ülkede yıllardır süren “rejim değişikliği” tartışmalarını bambaşka bir noktaya taşıdı. Bir zamanlar dış müdahale ile değişim umudu taşıyan bazı İranlılar, bugün yaşanan yıkım ve belirsizlik nedeniyle bu fikri yeniden sorgulamaya başladı.
Financial Times‘tan Najmeh Bozorgmehr’nin analizine göre, İran’da birçok kişi mevcut yönetimden memnun olmasa da savaşın getirdiği ağır insani ve ekonomik bedel toplumda farklı bir psikoloji yaratıyor.
Sokaklarda artık yalnızca siyasi değişim değil, ülkenin bütünlüğü ve geleceği konuşuluyor.
Rejim değişimi beklentisi yerini endişeye bıraktı
İran’da uzun süredir devam eden ekonomik kriz, protestolar ve siyasi baskılar nedeniyle bazı kesimler dış müdahale sonrası yönetimin değişebileceğine inanıyordu. Ancak son askeri operasyonların ardından ortaya çıkan tablo, bu beklentilerin büyük bölümünü tersine çevirdi.
Başkent Tahran başta olmak üzere birçok bölgede altyapı hasar gördü, elektrik kesintileri ve yakıt depolarına yönelik saldırılar günlük hayatı ciddi biçimde etkiledi. Bazı mahallelerde yaşanan patlamalar ve duman bulutları, halkın güvenlik endişelerini artırdı.
Birçok İranlı için asıl sürpriz ise saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmaması oldu. Bu durum, “rejim değişikliği” tartışmasını halk arasında daha karmaşık hale getirdi.
Sokakta yeni bir duygu: Milli birlik
İran içinde rejime karşı eleştiriler yıllardır güçlü olsa da dış saldırılar sonrası milliyetçi duyguların güçlendiği görülüyor.
Analistlere göre tarihsel olarak İran toplumunda benzer bir refleks daha önce de ortaya çıkmıştı. Ülke dış tehdit altında olduğunda farklı siyasi görüşler çoğu zaman geçici olarak geri plana itiliyor.
Bu nedenle bazı muhalif kesimler bile bugün “önce ülkenin güvenliği” söylemini öne çıkarıyor.
Yönetim hızlı şekilde yeniden yapılandı
Son gelişmelerin en dikkat çekici yönlerinden biri ise İran’daki yönetim mekanizmasının beklenenden hızlı yeniden organize olması oldu.
Siyasi çevrelerde konuşulanlara göre, sistem içinde güç dengeleri hızla yeniden kuruldu ve devlet kurumları kısa sürede kontrolü yeniden sağlamaya çalıştı.
Bu durum, dış müdahalenin kısa sürede rejim değişikliği getireceği yönündeki beklentileri önemli ölçüde zayıflattı.
İranlılar için asıl soru değişti
Siyasi gözlemcilere göre İran halkı artık farklı bir soruyu tartışıyor:
“Rejim değişmeli mi?” sorusundan çok
“Bu değişimin bedeli ne olacak?” sorusu gündemde.
Savaşın yarattığı ekonomik yıkım, altyapı hasarı ve belirsizlik ortamı nedeniyle birçok kişi artık iç reform ihtimalini daha gerçekçi bir seçenek olarak değerlendirmeye başladı.

